10. Hukuk Dairesi 2024/8072 E. , 2024/8454 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2901 E., 2024/1004 K.
KARAR : Asıl dava kısmen kabul, birleşen dava ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/305 E., 2021/49 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptaline yönelik asıl dava ile itirazın iptaline yönelik birleşen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen kararın davalı/birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl dava yönünden başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiş, anılan karar hakkında taraf vekillerinin temyiz istemleri hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Kurumdan yaşlılık aylığı almakta iken, davalı Kurumun sigortalı olduğu için belirtilen hizmetlerinin iptal edilmesi nedeni ile aylık şartları oluşmadığından aylığının iptal edildiğini belirtilerek kendisine 01.08.2012 - 25.07.2019 süresi için 94.145,90 TL. yersiz ödeme borcu tahakkuk ettirildiğini, ayrıca davalı Kurum tarafından düzenlenen 18.07.2019 tarih ve 10430833 sayılı Borç Bildirim Belgesi ile davacı adına 01.08.2012-25.07.2019 süresi için 94.145,90 TL.’si yersiz ödeme + (18.07.2019 tarihi itibariyle) 25.102,38. TL faiz olmak üzere toplam 119.248,28.-TL. ile 18.07.2019 tarih ve 10430906 sayılı Borç Bildirim Belgesi ile 3.000,00. TL bayram ikramiyesi ve 18.07.2019 tarihi itibariyle 194,53. TL faiz olmak üzere toplam 3.194,53. TL borç tahakkuk ettirdiğini, tahakkuk ettirilen toplam borç miktarının 122.422,81 TL olduğunu, davacının 2016 veya 2017 yıllarında tahsis servisindeki memurların yönlendirmesiyle Kuruma dilekçe vermek zorunda kaldığını ve 01.10.2008 - 12.06.2012 tarihleri arasında ödediği 4/a primlerinin 4/b’ye aktarılmasını talep ettiğini, bunun üzerine Kurum tarafından gerekli aktarım işlemleri yapıldığını, yaşlılık aylığı da kesilmeden ödenmeye devam ettiğini, davalı Kurum Konak SGM müvekkilinin “01.10.2008 sonrası hizmetlerini iptal ettiğini” bildirildiğini, bu bilginin doğru olmadığını, müvekkilinin aylığını 24.04.2019 tarihinde çıkarılan 2019/09 sayılı genelge nedeni ile iptal etmiş olduğunu, davacının 22.04.2004 tarihinde ... Dış Ticaret Ltd. Şti.’ne ortak olduğunu, 09.12.2006 tarihinden itibaren de ortak olduğu şirkette 4/a kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlamış olup, bu sigortalılığı emekli olduğu 12.06.2012 tarihine kesintisiz olarak devam ettiğini, davacı hakkında 24.04.2019 tarih ve 2019/09 sayılı Genelgenin uygulanamayacağının kabulü ile davalı Kurum Konak SGM’nin 24.06.2019 tarihli 9417227 sayılı işlemi ile buna dayanılarak düzenlenen İzmir Muhasebe Biriminin 18.07.2019 tarih/10430833 sayılı ve 18.07.2019 tarih 10430906 sayılı Borç Bildirim Belgelerinin tamamen iptalini, davacının davalı Kuruma 122.422,81. TL borçlu olmadığının tespitini, Mahkeme tarafından aksi kanaate varılması halinde sadece 4/a ve 4/c hizmetleri birleştirilmek sureti ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/C bendinin b-bb alt bendi gereğince 12.06.2015 tarihinde 15 yıl, 57 yaş ve 3600 gün şartlarının her üçünü birden yerine getirerek 12.06.2015 tarihi itibariyle müstakil olarak yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespitini, müvekkilinin yaşlılık aylığı bağlanmasında kasıtlı kusurlu olmadığı nazara alınarak hakkında 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin b bendi uygulanarak; 01.10.2008 - 12.06.2012 tarihleri arasında 4/b’ye aktarılan primlerinin yersiz aylık borcuna mahsup edilmek sureti ile davacının davalı Kuruma 122.422,81 TL. borçlu olmadığının tespitini, davacıya Ekim 2019 tarihli başvurusu üzerine 01.11.2019 tarihinden itibaren yeniden bağlanması beklenilen yaşlılık aylıklarından muhtemelen her ay kesilmesi beklenilen aylıkların da kesilme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı Kurumdan istirdadı gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
Birleşen İzmir 12. İş Mahkemesinin 2020/234 Esas sayılı dosyasında davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; müvekkili Kurumdan emekli aylığı almakta iken kendi işyerinde kendini sigortalı göstermesi nedeni ile aylığı iptal edilen davalı adına 01.08.2012 - 24.07.2019 tarihleri arasında yersiz ödeme yapıldığının tespit edilmesi üzerine yersiz ödenen aylıkların davalı adına borç kaydedildiğini, yersiz ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili için davalı aleyhine İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2020/2493 Esas sayılı dosya nezdinde ilamsız icra takibi açıldığını işbu takibe davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile yapılan masraf ve ödemelerin masraf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte borçludan tahsili için başlatılmış bulunan İzmir 20.İcra Müdürlüğünün 2020/2493 Esas sayılı icra dosyasında davalının (borçlunun) yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilerek Kurum lehine % 20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı Kurum vekil cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarının incelenmesinde; 1958 doğumlu davacının 04.09.1981 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında, 01.10.2008 tarihinden itibaren 1664606791 Bağ-Numarası ile 4/1-b maddesi kapsamında sigortalı olarak tescil edildiği, ... tahsis numarası ile aylık almakta iken ... sicil numaralı ... Dış Ticaret Ltd. Şti. ünvanlı kendi işyerinden 2008/10. ay - 2012/7. ay döneminde sigortalı olduğu anlaşıldığından bu dönemdeki sigortalılık hizmetlerinin iptal edilmesi sebebiyle hizmet iptali sonrasından yaşlılık aylığı şartları oluşmadığı anlaşılmış olup aylığı iptal edilerek 01.08.2012-24.07.2019 dönemi için davacıya ödenen yersiz aylıkla için borç tahakkuk ettirildiği, bir kişinin kendi kendine emir ve talimat vererek çalışması ile hizmet akdinin kurulamayacağını, 01.10.2008 tarihinden sonra 5510 sayılı Kanun'un 53/2 nci maddesi gereği davacının kendisine ait işyerinden 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı olması da mümkün olmadığını, davacının kendisine ait işyerinden sigortalı olarak bildirildiği dönemde hizmet akdine dayalı olarak çalışması olmadığından 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında (SSK) sigortalı sayılmaması, mülga 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi gereği kendi nam ve hesabına çalışması, ticari kazanç veya meslek kazancı dolayısıyla gerçek ve basit usulde gelir vergisi mükellefi olması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında (Bağ-Kur) sigortalısı sayılması gerektiği, davacının terditli olarak ikame etmiş olduğu davada taleplerinin kabulü yasal olarak mümkün bulunmadığını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava davalısı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2021 tarih ve 2019/305 E., 2021/49 Karar sayılı kararı ile
"Asıl dava dosyası ile birleşen İzmir 12. İş Mahkemesinin 2020/234 Esas, 2020/226 Karar sayılı dosyasının birlikte değerlendirilmesi ile
Asıl dava dosyasında;
1-Mahkememizin 2019/305 Esas sayılı asıl dosyasında davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen 18.07.2019 tarih/10430833 ve 18.07.2019 tarih/10430906 sayılı borç bildirim belgelerinin iptaline, davacının davalı Kuruma 18.07.2019 tarih/10430833 ve 18.07.2019 tarih/10430906 sayılı borç bildirim belgelerinden dolayı toplam 122,422,81 TL borçlu olmadığının tespitine, davacının aylık iptali nedeniyle kesilen yaşlılık aylıklarının kesilme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Birleşen İzmir 12. İş Mahkemesinin 2020/234 Esas, 2020/226 Karar sayılı dava dosyasında;
1-Birleşen dosyada davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/birleşen davada davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2022 tarih ve 2021/982 Esas, 2022/2154 Karar sayılı kararı ile
" 1-)A-) Davalı/ birleşen dosya davacısı SGK Başkanlığı vekilinin birleşen İzmir 12. İş Mahkemesinin 2020/234 Esas, 2020/226 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle reddine,
B-)Davalı/birleşen dosya davacısı SGK Başkanlığı vekilinin asıl dava yönünden istinaf başvurusunun kabulüyle; İzmir 16. İş Mahkemesinin 04.02.2021 tarih 2019/305 Esas 2021/49 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,
C-) Asıl Dava Yönünden;
1-Davanın kısmen kabulü ile
-Davacının, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/C-bd maddesine göre 01.07.2017 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine,
-506 sayılı Kanun'un Geçici 81/C-bd maddesi uyarınca 01.07.2017 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanan davacının 01.08.2012 - 01.07.2017 tarihler arasında yersiz olarak ödenen aylıklar toplamı 57.593,36 TL tutardan sorumlu olduğu 18.07.2019 tarih 10430833 sayılı borç bildirim belgesi nedeniyle 36.552,54 TL yersiz aylığa ilişkin tutardan ve bu tutarın faizine ilişkin kısım nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,
-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
D-) Birleşen İzmir 12. İş Mahkemesinin 2020/234 Esas - 2020/226 Karar sayılı dosyası yönünden;
1-Davanın reddine" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2.Dairenin 24.01.2022 tarihli 2023/2297 Esas, 2023/3584 sayılı kararında; "...Öncelikle Kurum işleminin iptaline yönelik eldeki asıl davada, davacı/birleşen dava davalısının kendi ortağı olduğu limited şirkette ortaklığı sebebiyle zorunlu 4/1-b kapsamında sigortalı sayılmasına dair kurum işlemi hukuka uygun olup ödenen aylıkların da yersiz ödeme olarak davalı Kurum tarafından istenebileceği ortadadır. Ne var ki davacının sigortalılığına ilişkin tüm kayıt ve belgeler Kurum nezdinde bulunduğundan davacıya yaşlılık aylığı bağlanması ve akabinde yaşlılık aylığı ödemelerine devam etmesi Kurumun kendi hatasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, davalı/birleşen dava davacısı Kurum tarafından yersiz olarak fazladan ödendiği anlaşılan yaşlılık aylıklarının 5510 sayılı Kanun'un 96/a maddesi kapsamında yasal faizi ile birlikte davacı/birleşen dava davalısından istenmesi işlemi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-) Kabule göre de Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme ile davacı/birleşen dava davalısının 01.07.2017 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/C-bd maddesine göre aylığa hak kazandığı değerlendirilerek 01.08.2012 – 01.07.2017 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıklar toplamı 57.593,36.- TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak davalı/birleşen dava davacısı Kurum tarafından 25.07.2019 tarihine kadar 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-c maddesine göre yaşlılık aylığı ödenmiş olması karşısında 01.07.2017-25.07.2019 tarihleri arasındaki dönem yönünden davacı/birleşen dava davalısına ödenen ve yersiz ödeme borcu olarak kaydedilen yaşlılık aylığı ile kısmi aylık koşullarına göre hak ettiği değerlendirilen aylıklar arasındaki farkın ay be ay davalı Kurumdan sorulmak suretiyle bu dönem yönünden de davacı/birleşen dava davalısının yersiz ödeme borcunun oluşup oluşmadığının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. " gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
" 1-)A-) Davalı/ birleşen dosya davacısı SGK Başkanlığı vekilinin birleşen İzmir 12.İş Mahkemesinin 2020/234 Esas, 2020/226 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle reddine,
B-) Davalı/birleşen dosya davacısı SGK Başkanlığı vekilinin asıl dava yönünden istinaf başvurusunun kabulüyle; İzmir 16. İş Mahkemesinin 04.02.2021 tarih 2019/305 Esas 2021/49 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,
C-) Asıl dava yönünden;
1-Davanın kısmen kabulü ile;
-Davacının, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/C-bd maddesine göre 01.07.2017 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine,
-506 sayılı Kanun'un Geçici 81/C-bd maddesi uyarınca 01.07.2017 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanan davacının, 25.06.2014-25.06.2019 tarihler arasında yersiz olarak ödenen aylıklar toplamı 42.337,05 TL tutarından, 29.07.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte sorumlu olduğu; 18.07.2019 tarih 10430833 sayılı borç bildirim belgesi nedeniyle 51.808,85 TL yersiz aylığa ilişkin tutar ve bu belgedeki faiz tutarı nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,
- Dava konusu yersiz aylık ödemelerinden kaynaklanan borcun davacının aylıklarından tahsili nedeniyle yapılan kesintilerin hükmün infazı aşamasında Kurum tarafından borçtan mahsubu gereğinin gözetilmesine,
-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
D-) Birleşen İzmir 12. İş Mahkemesinin 2020/234 Esas - 2020/226 Karar sayılı dosyası yönünden;
1-Davanın reddine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı/birleşen davada davacı Kurum vekili; hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda hatalı hesaplama yapıldığını, Kurumun hatalı işlemi tespit tarihinin 28.12.2017 olduğunu, bu tarihten geriye doğru hesaplama yapılması gerektiğini, davacının 4/b'li olarak tescili bu tarihte yapıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada davacının yaşlılık aylığının iptal edilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine, birleşen davada itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2- 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı/birleşen davada davacı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bozmaya uyma veya direnme başlığı altında 373 üncü maddesinin birinci fıkrasında ''Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren İlk Derece Mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilir'' hükmü, ikinci fıkrasında ise ''Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359 uncu maddesinde bölge adliye mahkemesince verilecek kararın unsurları belirtilmiştir. Buna göre (1) Karar aşağıdaki hususları içerir:
a) Kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi ile başkan, üyeler ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları, sicil numaraları.
b) Tarafların ve davaya ilk derece mahkemesinde müdahil olarak katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri.
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özeti.
ç) İlk derece mahkemesi kararının özeti.
d) İleri sürülen istinaf sebepleri.
e) Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep.
f) Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi.
g) Kararın verildiği tarih, başkan ve üyeler ile zabıt kâtibinin imzaları.
ğ) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
(3) Bölge adliye mahkemesi, başvurunun esastan reddi kararında, ileri sürülen istinaf sebeplerini özetlemek ve ret sebeplerini açıklamak kaydıyla, kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermekle yetinebilir.
(4) Temyizi kabil olmayan kararlar, ilk derece mahkemesi tarafından; temyizi kabil olan kararlar ise bölge adliye mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılır.
Yukarıda belirtilen hükümlere göre bölge adliye mahkemesince davanın esasına ilişkin olarak verilen iki tür kararı Yargıtay'ın temyiz incelemesine konu olabilir. Birincisi, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtayın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere ilk derece mahkemesine gönderilir.
İkincisi ise bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtay'ın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere bölge adliye mahkemesine gönderilir. Zira bozulan karar, ilk derece mahkemesi kararı değil dosyanın esasına girerek dosyanın esası hakkında yeniden verilen bölge adliye mahkemesi kararıdır. Bölge adliye mahkemesince Yargıtay’ın bozma kararına uyulması halinde bozma ilamındaki açıklamaları dikkate alarak ve HMK’nın 359 uncu maddesi hükümlerine göre ve 360 ıncı maddesinde yer alan, “(1) Bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, bölge adliye mahkemesinde de uygulanır.” hükmü gereğince, bozma ilamında belirtilen eksiklikler tamamlanarak işin esası hakkında ve uyuşmazlığı bitirecek şekilde bir karar verilmek üzere yargılama yapılması gerekecektir.
Eldeki dosyada ise Bölge Adliye Mahkemesince asıl dava yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 03.04.2023 günlü ilamı ile kararın bozulmuş olması karşısında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından uyulan bozma ilamına göre yeniden karar verilmesi gerekirken, istinaf incelemesi gibi kabul edilmek suretiyle İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına dair yazılı şeklinde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. (Nitekim YHGK'nın 18.11.2021 tarihli ve 2021/10-675 Esas, 2021/1458 Karar; 2021/(21)10-298 Esas, 2021/1456 Karar; 2021/(21)10-227 Esas, 2021/1455 Karar; 2021/10-643 Esas, 2021/1457 Karar ile 22.06.2022 tarihli ve 2021/11-334 Esas, 2022/1021 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.)
3- Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı/birleşen davada davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı/birleşen davada davacı Kurum vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün (I) no.lu bendindeki "B-) Davalı/birleşen dosya davacısı SGK Başkanlığı vekilinin asıl dava yönünden istinaf başvurusunun kabulüyle; İzmir 16. İş Mahkemesinin 04.02.2021 tarih 2019/305 Esas 2021/49 Karar sayılı kararının kaldırılmasına" cümlesinin silinmesine,
hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!