WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/7899 E.  ,  2024/8727 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/184 E., 2023/105 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki ödeme emirlerinin iptali davasından dolayı yapılan ve istinaf incelemesinden geçen İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Kurum vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ödeme emirlerine konu asıl borçlu şirket hakkında, iflasın ertelenmesi davasının olması ve iflas erteleme tedbir kararı bulunması nedeniyle borçlu şirket tarafından borçların haklı nedenle ödenememesi söz konusu olduğundan müvekkilinin dava konusu borçlara ilişkin müteselsil sorumluluğu bulunmadığını, ödeme emirleri incelendiğinde asıl borçlu ... ve Kimya San. ve Tic. A.Ş. hakkında İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/439 Esas sayılı dosyası ile açılan iflasın ertelenmesi davasının devam ettiğini, bu davada 24.03.2015 tarihinde tedbir kararı verildiğini, asıl borçlu Primo Firması hakkında iflas erteleme tedbir kararının 24.03.2015 tarihinde verilmiş olup ödenmeyen tüm prim borçlarının bu tarihten sonra muaccel olduğunu, müvekkilinin söz konusu borçtan hiçbir şekilde sorumlu olmadığını, dava konusu ödeme emirleri müvekkili aleyhine düzenlenmediğinden usule, yasaya ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak tanzim edildiğinin dikkate alınarak ödeme emirlerinin iptali talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın reddi gerektiğini, 24.11.2015 tarih 16434415 sayılı ödeme emirlerinin dava dışı şirket adına düzenlendiğini, 27.11.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, 09.12.2015 tarihinde şirket adına düzenlenmiş mal bildirim formunun merkezlerine teslim edildiğini, ancak 09.12.2015 tarihinde müvekkili Kuruma verilen dilekçede şirket adına ihtiyati tedbir kararı alındığının bildirildiğini, bu nedenle takip işlemlerinin durdurulduğunu, ilgili ticaret sicil gazeteleri incelendiğinde dava dışı şirketin kanuni temsilcisi 36280676536 kimlik numaralı davacı ... adına 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi ve 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi gereğince 24.11.2015 tarih 16433937 sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiğini, 09.12.2015 tarihinde aynı iş yerinde çalıştığını beyan eden Ramazan Güner'e tebliğ edildiğini, 14.12.2015 tarihinde müvekkili Kurum'a mal bildirim formunu teslim ettiğini, davacının haksız ve kötü niyetli olarak açmış olduğu davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli ve2015/623 Esas 2017/321 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne davacı hakkında düzenlenmiş 2015/26250, 2015/26249, 2015/26248, 2015/26241 sayılı dosyalarda düzenlenen prim işsizlik sigortası primi, damga vergisi ve idari para cezasına dair ödeme emirlerinin davacı yönünden iptaline karar verilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davalı Kurum vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizin 30.06.2021 tarihli ve 2021/7095 E. 2021/9398 K. sayılı ilamında, dava dışı şirkete, iflas ertelemesi davası kapsamında yapılan kayyım ataması denetime yönelik olduğunun görüldüğü buna göre, söz konusu denetim kayyımı atamasının şirketin üst düzey yönetici ve kanuni temsilcilerinin dolayısıyla ödeme emrine konu borç döneminde yönetim kurulu başkanı olan davacının tasarruf yetkilerine ne şekilde engel olduğu hususunun Mahkemece araştırılmak suretiyle davacı sorumluluğunun buna göre belirlenmesi gerektiği, eldeki davada ise, Mahkemece, davaya konu 2015/026247 takip sayılı ödeme emrinin 2015/1 inci aya ilişkin idari para cezası bakımından, ödeme emrinin idari para cezasını konu edindiği dikkate alınarak, davanın süresinde açıldığının anlaşılması halinde, 5510 sayılı Kanun'un 102 inci maddesindeki prosedür de gözetilerek, uyuşmazlık çözüme kavuşturulması gerektiği, yapılacak araştırma sonucu, davacıya yönelik düzenlenen idari para cezası kararının bulunmadığının belirlenmesi halinde, cezaların şahsiliği ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkelerine göre, asıl borçlu tüzel kişilik hakkında düzenlenen idari para cezasından davacının şahsen sorumlu olmayacağının da gözetilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinde prim borçlarından şirket yetkililerinin haklı neden bulunmaması halinde sorumlu olacağından bahsedildiği, maddede haklı nedenlerin neler olduğu maddede belirtilmeyip her olgu içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, dava dışı şirkete, iflas ertelemesi davası kapsamında yapılan kayyım ataması denetime yönelik olduğu, buna göre, söz konusu denetim kayyımı atamasının şirketin üst düzey yönetici ve kanuni temsilcilerinin dolayısıyla ödeme emrine konu borç döneminde tasarruf şekline engel olmadığı, yapılan işleri denetlediği, yapılması gereken zorunlu ödemelerin yapılmasında herhangi bir tasarruflarının olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davacının sorumluluğunun ortadan kalkmadığının anlaşıldığı, öte yandan idari para cezasına ilişkin evraklar istenilmiş, gelen yazı cevabında idari para cezasının asıl borçlu şirket hakkında olduğu bildirildiğinden cezaların şahsiliği ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkelerine göre davacının sorumlu olmayacağı anlaşıldığından idari para cezasına ilişkin ödeme emrinin iptali gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile Tuzla SGM'nin davacı aleyhine başlattığı 2015/26247 takip numaralı ödeme emrinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, davanın kabulü yerine kısmen kabulünün hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla, davaya konu kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi, 102 nci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum ve davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının istek halinde ilgilisinden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.