10. Hukuk Dairesi 2024/786 E. , 2024/5867 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2384 E., 2023/1691 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/312 E., 2021/348 K.
Taraflar arasındaki 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak 01.05.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili ile davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; 13.03.2020 ve 27.04.2020 tarihli yazılı müracaatı ile 923 gün olan TSK hizmetinden kaynaklanan fiili hizmet zammı süresinin dikkate alınarak emeklilik tarihinin tespit edilerek emeklilik işlemlerinin yapılmasını talep ettiği, Kurumun 06.04.2020 ve 27.05.2020 tarihli cevabi yazılarında özetle davacının emeklilik şartlarından 50 yaş grubuna girdiği ve 20.11.2022 tarihinde emeklilik isteyebileceği hususlarının bildirildiği, yanlışlığın düzeltilmesi ve mağduriyetinin giderilmesi için Kurumun Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Emeklilik Daire Başkanlığına mail yoluyla ve kargo yoluyla müracaatta bulunduğu, 31.05.2020 tarihli başvurusuna 18.09.2020 tarihinde red cevabı verildiği, 1990-2001 tarihleri arasında TSK bünyesinde Emekli Sandığına tabi hizmetinden kaynaklanan 923 gün fiili hizmet süresinin 2002-2008 yılları arasında avukatlık hizmetinden kaynaklanan SSK ile 2018-2020 yılları arasında yine avukatlık hizmetinden kaynaklanan Bağ-Kur hizmetinin bulunduğu iddiasıyla Kurum işleminin iptali ile 5434 sayılı Kanun kapsamında hak ettiği 923 günlük fiili hizmet zammı süresinin, sigortalılık süresine eklenmesi ile tahsis şartlarından yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine, 30 Nisan 2020 tarihi itibari ile emeklilik tahsis şartlarını yerine getirdiğinin tespitine, emeklilik tahsis şartlarını yerine getirdiği bu tarihten itibaren ödenmemiş hak ettiği tüm maaş ikramiye vs. özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 15.09.1990 - 14.04.2001 tarihleri arasında 4/1-c (Emekli Sandığı) kapsamında 3690 gün fiili çalışma 923 gün Emekli Sandığı fiili hizmeti ile toplam 4613 günü olduğu, 05.02.2002 - 30.09.2008 tarihleri arasında 4/1-a (SSK) kapsamında 2214 gün fiili çalışması olduğu, 01.10.2008 - 31.05.2018 tarihleri arasında prim ödemesi olmadığı, bu nedenle 5510 sayılı Kanun'un Geçici 63 ve 76 ncı maddeleri kapsamında 4/b hizmet süresinin silindiği, 01.06.2018 tarihinden itibaren dava tarihi itibari ile 870 gün 4/b (Bağ-Kur) hizmeti olmak üzere toplam hizmet süresinin 7697 gün olduğu, 01.10.2008 tarihinden önce çalışmaya başlayan 4/1-a kapsamında emekli aylığı bağlanacak sigortalıların 5434 sayılı Kanun'un mülga 32 nci maddesine tabi fiili hizmet süresi zamları 23.05.2002 tarihindeki sigortalılık sürelerine ilave edilerek sigortalının hangi tarih itibariyle aylığa hak kazandığının tespit edildiği, davacının 23.05.2002 tarihi itibariyle Emekli Sandığı süresinin 3690 gün, bu süre karşılığı fiili hizmet süresinin 923 gün olup 23.05.2002 tarihinde toplam sigortalılık süresinin 14 yıl 3 ay 1 gün olduğunun tespit edildiği, bu nedenle davacının emekliliğe hak kazanabilmesi için 25 yıl 5375 gün hizmet süresi ve 50 yaşını doldurmuş olma şartlarını taşıması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Balıkesir 1. İş Mahkemesi tarafından 02.11.2021 tarihli ve 2020/312 Esas, 2021/348 Karar sayılı karar ile tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, ilgili yasal mevzuat ve yargısal uygulamalar birlikte değerlendirilmekle, davacının 923 gün (2 yıl 9 ay 23 gün) fiili hizmet zammı süresinin tahsis şartları bakımından yaş haddinden düşülmesi gerektiği ve 30.04.2020 tarihinden itibaren davacının yaşlılık aylığına hak kazandığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile davacının 923 gün ( 2 yıl 9 ay 23 gün) fiili hizmet zammı süresinin tahsis şartları bakımından yaş haddinden düşülmesi gerektiğinin ve 30.04.2020 tarihinden itibaren davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile 30.07.2020 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir aylık için aylığa hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, faize ilişkin fazlaya yönelik istemin reddine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından 16.06.2022 tarihli ve 2022/119 Esas, 2022/1076 Karar sayılı kararı ile 20.11.1972 doğumlu olan ve 31.05.2020 tarihinde tahsis talebinde bulunan davacıya sigortalılık durumuna göre 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanabileceği, davacının sigortalılık başlangıç tarihine göre 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B maddesi kapsamında 52 yaş, 25 yıl sigortalılık ve 5525 gün şartlarını gerçekleştirdiğinde yaşlılık aylığına hak kazanabileceği, davacının 15.09.1990 - 14.04.2001 tarihleri arasında 2 yıl 6 ay 23 gün fiili hizmet zammıyla birlikte 4613 gün 5434 sayılı Kanun kapsamında 05.02.2002 - 30.09.2008 tarihleri arasında 2214 gün 506 sayılı Kanun kapsamında olmak üzere toplam 6827 gün sigortalılığı bulunduğu, 20.11.2024 tarihinde 52 yaşında olacağı, 2 yıl 6 ay 23 gün fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesi sonucunda da 27.04.2022 tarihi itibariyle yaş şartını yerine getireceği, bu durumda yeniden tahsis talebinde bulunmasına gerek olmaksızın yaş şartını ikmal ettiği 27.04.2022 tarihini takip eden 01.05.2022 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile Balıkesir 1. İş Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2020/312 Esas 2021/348 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacıya, 01.05.2022 tarihinden geçerli olmak üzere 1479 sayılı Kanun'un Geçici 10 uncu maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması ve anılan tarihten itibaren ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının, 01.08.2022 tarihinden başlamak üzere, her bir aylığın ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hesaplanacak yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının yaşlılık aylığının başlangıç tarihine ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.06.2022 tarihli ve 2022/119 Esas, 2022/1076 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce 13.06.2023 tarihli ve 2023/6942 Esas, 2023/6807 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:
"...1.2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesindeki; 'kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.' hükmü uyarınca çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet süreleri de yaşlılık aylığı bağlanmasına esas olmak üzere birleştirilmekte ve sigortalının yaşlılık aylığı bağlanması için tabi olduğu yaş, prim gün sayısı ve sigortalılık süresi tespit edilmektedir.
2. Eldeki davada, dairemiz geri çevirme kararı üzerine gelen Kurum cevabi yazı içeriklerinden, bir taraftan, davacının avukatlık mesleği nedeniyle 01.10.2008 tarihinden sonra 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin b bendi kapsamındaki sigortalılığı nedeniyle, davalı Kurumca, sıra ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 63 üncü ve geçici 76 ncı ve geçici 84 üncü maddeleri kapsamında sigortalılık sürelerinin durdurulduğunun ve yeniden başlatıldığının anlaşılması ve davacı hakkında 19.11.2021 tarihli tahsis talebinin 01.06.2018-19.11.2021 tarihleri arasında kalan dönemde 3 yıl 5 ay 18 günlük sigortalılığı ve prim borcunun varlığının belirtilmesi suretiyle reddedilmesi, diğer taraftan, mahkemece, davacı hakkında tahsise karar verilebilmesi için 1479 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi gereği, prim borcunun bulunmaması gereğine rağmen, davacı hakkında 01.05.2022 tarihinden geçerli olmak üzere 1479 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine dair karar verilmesi karşısında, öncelikle davacıdan hizmetlerinin birleştirilmesi talebinin olup olmadığı ve hangi Kanun kapsamında tahsis yapılmasını talep ettiğine ilişkin açıklama istenilmesi ile sonucuna göre, davacının gerekirse 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin b bendi kapsamındaki sigortalılığı bakımından ihya talebi ve prim borçlarının tahsilinden sonra tüm hizmetlerinin gözetilerek, tahsis şartlarının değerlendirilmesi gereğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..."
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 15.09.1990 - 14.04.2001 tarihleri arasında 2 yıl 6 ay 23 gün fiili hizmet zammıyla birlikte 4613 gün 5434 sayılı Kanun kapsamında, 05.02.2002 - 30.09.2008 tarihleri arasında 2214 gün 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığı bulunduğu, davacının 31.05.2020 tarihli dilekçesi ile yaşlılık aylığı bağlanmasını istediği, Kurumun 16.09.2020 tarihli yazısı ile davacıya olumsuz cevap verildiği, bozma ilamından sonra 27.10.2023 tarihli duruşmada özetle davacının 5434 sayılı ve 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetleri birleştirilerek tarafına 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiği, 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı tahsisine ilişkin talebinin olmadığı, 20.11.1972 doğumlu olan ve 31.05.2020 tarihinde tahsis talebinde bulunan davacıya sigortalılık durumuna göre 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanabileceği, sigortalılık başlangıç tarihine göre 506 sayılı Kanunun Geçici 81/B maddesi kapsamında 52 yaş, 25 yıl sigortalılık ve 5525 gün şartlarını gerçekleştirdiğinde yaşlılık aylığına hak kazanabileceği, davacının 15.09.1990 - 14.04.2001 tarihleri arasında 2 yıl 6 ay 23 gün fiili hizmet zammıyla birlikte 4613 gün 5434 sayılı Kanun kapsamında 05.02.2002 - 30.09.2008 tarihleri arasında 2214 gün 506 sayılı Kanun kapsamında olmak üzere toplam 6827 gün sigortalılığı bulunduğu, 20.11.2024 tarihinde 52 yaşında olacağı, 2 yıl 6 ay 23 gün fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesi sonucunda da 27.04.2022 tarihi itibariyle yaş şartını yerine getireceği, bu durumda yeniden tahsis talebinde bulunmasına gerek olmaksızın yaş şartını ikmal ettiği 27.04.2022 tarihini takip eden 01.05.2022 tarihinden itibaren davacıya 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıya, 01.05.2022 tarihinden geçerli olmak üzere 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması ve anılan tarihten itibaren ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının, 01.08.2022 tarihinden başlamak üzere, her bir aylığın ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hesaplanacak yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının yaşlılık aylığının başlangıç tarihine ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuki olarak doğru hesaplamalar içerdiği, tahsis şartlarını taşıdığı ve Kurum işleminin yerinde olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı hakkında fiili hizmet zammı süresinin talep ettiği şekilde uygulanmasının mümkün olmadığı, davacının tahsis koşullarının oluşmadığı, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak 01.05.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsili davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 ile 40; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 31 ilâ 36 ve Geçici 205; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Geçici 81, Ek 5, Ek 6, Ek 39 ve Geçici 81 ile 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 4 ve 8 inci maddeleri ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!