WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/782 E.  ,  2024/2611 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı Kurum vekili asıl davada, 08.02.2009 tarihinde gerçekleşen kaza öncesinde, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında isteğe bağlı sigortalı olan kazalının, kazalandığı işte çalışmaya başlamasıyla anılan Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı sayılması ve olayın iş kazası olarak kabulü ile sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağladığı gelir ve yaptığı ödemelerin tazminini, birleşen davada ise, Bağ-Kur sicil numarası üzerinden sigortalıya bağlanan malüllük aylığının rücuen tazminini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinnde özetle; iş kazasında malul kalan ... ile davalı arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığını, kazanın meydana geldiği taşınmazın mülkiyetinin dvalıya ait olduğunu, davalının binanın çatı onarım işini diğer davalı ...'a verdiğini, davalı ...'un yanına işçi olarak ...'i aldığını, çalışma ve iş güvenliği tedbirlerinin davalı ... tarafından alınması gerektiğini, müvekkilinin kazanın meydana gelişinde kusurun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... 26.12.2013 tarihli duruşmadaki beyanından özetle; ... ile birlikte çalıştığını, kendilerini davalı ...'in alıp işe götürdüğünü, götürü usulü çalıştıklarını bildirerek davanın reddini talep ettiğini belirtmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.10.2014 tarihli ve 2013/88 Esas, 2014/401 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın kısmen kabulü ile, 12.017,48 TL hastane masrafı, 2.098,58 TL geçici iş göremezlik ödeneği ile 39.119,04 TL sürekli iş göremezlik ödeneğinin , harcamalar için harcama tarihinden ,diğerler için onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.1. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ile davalılardan ... vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 26.04.2016 tarih, 2014/15312 Esas, 2016/6755 Karar sayılı bozma kararında; Mahkemece, davalılar arasında asıl işveren taşeron ilişkisi bulunup bulunmadığı yeterince araştırılmamıştır. Bu durumda, Mahkemece, davalılar arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve aralarında asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığının bulunup bulunmadığının araştırılması, varılan sonuca göre gerektiğinde yeniden kusur incelemesi yaptırılması gerekmektedir. Aralarında anılan türden bir ilişkinin olmadığı sonucuna varılması halinde bu kez iş sahibi-üçüncü kişi olarak tarafların kusur durumları irdelenmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

Mahkemenin Bozma ilamına uyarak verdiği 06.02.2015 tarihli ve 2016/232 Esas, 2018/27 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın kabulü ile 39.119,04 TL sürekli iş göremezlik ödeneğinin tahsis onay tarihi olan 24.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 12.017,48 TL hastane masrafı ve 2.098,58 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin harcama tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

B. 2. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 07.10.2019 tarih, 2018/7267 Esas, 2018/27 Karar sayılı bozma kararında; dosya kapsamına yansıyan kayıt ve belgelerle kazanın meydana geliş biçimi ele alındığında; ... ile ... arasında Asıl-Alt işverenlik ilişkisinin bulunmadığı, ...’un “İşveren”, ...’in “3. Kişi” olarak sorumlulukları bulunduğu anlaşıldığından, bu çerçevede yeniden kusur raporu alınıp, Muzaffer’in kusuru 3. kişi olarak irdelenmeli, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuştur.

Mahkemenin Bozma ilamına uyarak verdiği 22.06.2021 tarihli ve 2020/56 Esas, 2021/223 Karar sayılı kararıyla;

Asıl davanın kısmen kabulü ile 39.119,04 TL sürekli iş göremezlik ödeneğinin tahsis onay tarihi olan 24.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 12.017,48 TL hastane masrafı ve 2.098,58 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin harcama tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden davanın reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

C. 3. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 27.12.2021 tarih, 2021/10969 Esas, 2021/16622 Karar sayılı bozma kararında; uyulan bozma ilamındaki gerekçelere göre, davalı ...’un işveren, davalı ...’in 3. kişi olarak sorumlulukları olduğu gözetilerek kusur raporu alınıp, bu çerçevede bir değerlendirme yapılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Mahkemece, yukarıda yazılı hususlar ile teknik olarak kazanın değerlendirilmesinin uzmanlık gerektiren bir husus olduğu gözetilerek, işverenin ve 3. kişinin iş kazasının meydana gelmesinde hangi tedbirleri almadığı, hangi davranışlarının kazaya sebebiyet verdiğini belirleyen hüküm kurmaya elverişli yeni bir kusur raporu alınmalı, işverenin 5510 sayılı Kanun'un 21/1, 3. kişi Muzaffer’in 5510 sayılı Kanun'un 21/4 hükmüne göre sorumluluk miktarı da belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar gerekeceğinden bahisle karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile 31.295,22 TL sürekli iş göremezlik ödeneğinin (3. kişi ...'in 23.471,42 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) tahsis onay tarihi olan 24.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 14.420,98 TL hastane masrafı ve 2.518,30 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin harcama tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı kuruma verilmesine, birleşen dava dosyasındaki davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili; kusuru kabul etmediğini belritmek suretiyle kararı temyiz etmiştir.

Davalı ... vekili; asıl alt işverenlik ilişkisini kabul etmediğini belritmek suretiyle kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; asıl davada, 08.02.2009 tarihinde gerçekleşen kaza öncesinde, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında isteğe bağlı sigortalı olan kazalının, kazalandığı işte çalışmaya başlamasıyla anılan Kanunun 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı sayılması ve olayın iş kazası olarak kabulü ile, sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağladığı gelir ve yaptığı ödemelerin tazminini, birleşen davada ise Bağ-Kur sicil numarası üzerinden sigortalıya bağlanan malüllük aylığının rücuen tazminini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un 21/1-4, 39'uncu maddeleri

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Kurum vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.