10. Hukuk Dairesi 2024/7798 E. , 2024/8347 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/128 E., 2024/400 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/172 E., 2023/168 K.
Taraflar arasında iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tek başına çalışan pamuk açma makinesinde temizlik için yanında başka bir personel olmadığı halde görevlendirildiğini, makinenin güvenlik sensörlerinin bulunmaması nedeniyle kolunun makine içerisinde sıkışması neticesinde 23 yaşında %56 oranında iş göremezliğe uğradığını, bu oran nedeniyle 1.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle tahsilini talep etmiş yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 2.421.479,47 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş sağlığı ve güvenliği kapsamında her türlü önlemi aldığını, davacının çalışan makineye müdahale ederek temizliğini yapmaması konusunda talimat verilmesine karşın talimata aykırı olarak iş kazasının gerçekleştiğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararında özetle; dosyaya konu iş kazası davacının 26.05.2017 tarihinde 24.00-08.00 gece vardiyasında çalışırken pamuk açma makinesinin temizliğini makine çalışır vaziyette iken hava hortumu ile yaptığı esnada sağ kolunun yaralanması şeklinde meydana gelmiştir. Davacı kaza nedeniyle meslekte kazanma gücünü ATK Raporu uyarınca %48 oranında kaybetmiştir. Kaza olayı sonucu yaralanan davacı 01.03.1995 doğumlu olup, olay tarihinde 22 yaşındadır. Davalı işverene ait işyerinde 01.02.2017 tarihinde işbaşı yapmıştır. Dosyada aldırılan Yargıtay ve mahkeme denetimine elverişli ve SGK teftiş raporuyla uyumlu kusur bilirkişilerinin ek ve kök raporlarına göre, davalı işverenin yaşanan kazada %80 oranında kusurlu olduğu, davacı işçinin de %20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce sabit kabul edilmiş ve davacının kusuru ve maluliyet oranı dikkate alınmak sureti ile hesap bilirkişisinin, hesap raporu gözönünde bulundurularak, dava konusu iş kazasının meydana geliş şekli ve özellikleri, davacının iş kazası tarihindeki yaşı ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınmak sureti ile ve SGK'ya 23.01.2023 tarihinde yazı yazılarak SS Yüksek Sağlık Kurulundan belirlenen %53 maluliyete göre bağlanan ilk peşin değerli gelir sorulmuş, kurum cevabında 213.796,63 TL olarak bildirildiği görülmüş, aktüerya raporlarında 159.734,08 TL ilk peşin sermaye değeri düşüldüğünden son alınan 4. ek rapora göre tespit edilen maddi zarardan son gelen PSD değeri düşülmüş, davacının karşılanmamış maddi zararının 2.400,719,45 TL ve 121,49 TL geçici iş göremezlik zararı toplamı 2.400.840,94 TL olduğu anlaşılmıştır. Ankara Kocatepe SGK merkezi raporuna göre davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranı %56 olarak, S.S. Yüksek Sağlık Kurulu Raporuna göre %53 olarak tespit edilmiş, itiraz üzerine Atk 3. İhtisas Dairesinden rapor alınmış, %57 olarak tespit yapılmış, çelişki üzerine Atk 2. Üst Kuruldan alınan rapor sonucu davacının maluliyetinin %48 olduğu kesinleşmiştir. Aktüerya raporu kesinleşen maluliyete göre alınmış, ancak SGK nın geliri %53 maluliyet oranından bağlaması nedeniyle raporda/mahkemece yapılan hesapta daha yüksek bedelle PSD değeri düşülmüş, davacı vekilinin 11.10.2023 tarihli dilekçesi ile aleyhlerine olan bu durumu kabul ettiğini, yargılamanın daha fazla uzamamasını talep ettiğinden 10.10.2023 tarihli celsenin 4 nolu ara kararında verilen maluliyet tespiti davası açması için süre ara kararından dönülmüş ve mevcut durumu göre karar verilmiştir. Davacıda tatmin duygusunu sağlayacak ve davalıda caydırıcılık uyandıracak miktarda olması gerektiği, dava konusu iş kazası tarihi ile iş bu davanın açıldığı tarih ve hüküm tarihi arasındaki süreler, dava konusu iş kazasının meydana geliş şekli ve özellikleri, davacının iş kazası tarihindeki yaşı ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınmak sureti ile takdiren 50.000,00 TL manevi tazminat miktarının kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı vekili davacının kaza tarihinden sonraki süreçte de davalı iş yerinde çalışmaya devam ettiğini ve maaş aldığını, yapılan maaş ödemelerinin maddi zarar hesabından mahsup edilmesi gerektiğini iddia etmiş ise de maaş ödemeleri çalışma karşılığı yapıldığından bu itiraza itibar edilmemiş, yine aynı şekilde son asgari ücretten hesaplama yapılıp, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hakkaniyetli olmadığını savunmuş ise de kaza tarihi itibariyle davacının alacağı muaccel hale geldiğinden bu itiraza da itibar edilmemiştir, gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 2.400.719,45 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmının reddine karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur oranın hatalı belirlendiğini, kusur raporuna itirazların karşılanmadığını, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında her türlü önlemin alındığı ve eğitimin verildiğini, tazminatın hesabında kazanın gerçekleştiği tarihteki asgari ücret dikkate alınması gerekirken karar tarihine kadar geçerli asgari ücretlerin dikkate alınıp faizin de olay tarihten belirlenmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; davalı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığından reddi ile maddi ve manevi tazminat istemlerinin tam kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; somut olayda, Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, raporun gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu, yüklenen kusur oran ve aidiyetlerinin dayanakları belirtilmek, kazanın davalı işverene ait işyerinde herhangi bir iş güvenliği önlemi alınmaması nedeniyle meydana geldiği de gözetilerek yerinde olarak tespit edildiği görülmüştür. Bu yöndeki davalı itirazı yerinde değildir. Davacı tarafça hükmedilen manevi tazminat miktarına itiraz edilmiş olup; Mahkemece alınan kusur raporu ile dinlenen tanık beyanları karşısında, olayın iş kazası olduğu, kusur aidiyet ve oranlarının bilirkişi heyet raporu ve Mahkemece tespit olunduğu, tarafların kabul edilen kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, kazalının sürekli işgöremezlik oranı, olay tarihi, olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklanması, kazazedenin yaşı, olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında Mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesi gerekçeleriyle, HMK 355 inci maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan Mahkeme hükmüne karşı davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin depremden etkilenen ve yıkılan işletmelerden olduğunu ve müvekkilinin bu nedenle zor durumda olduğunu ve üretim yapamadığını, davacının makineyi durdurmadan makineye müdahale etmiştir. Makine üzerinde uyarı levhası bulunmasına, İSG eğitimi verilmesine karşın ve makine üzerinde acil stop ve şalter butonları olmasına karşın buralardan makineyi durdurmadan makine üzerine çıkmıştır. Kök Kusur raporuna itirazların karşılanmadığını, Kök kusur raporuna itirazda işe giriş periyodik muayene, İSG tespit ve öneri defteri işe İSG tedbirleri karar defterinin ibraz edilmesine karşın ek raporda bu belgelerin dikkate alınmadığını, masrafı taraflarınca karşılanmak üzere başka bir heyetten rapor alınması talebinin de dikkate alınmadığını, yapılan iş dikkate alındığında tekstil mühendisi olan bir heyetten rapor alınması gerektiğini, davacının müvekkili tarafından iş kazasından sonra da kesinti yapılmaksızın ücret karşılığında istihdam edilmeye devam ettiğini, bu kapsamda işlemiş ve işleyecek devre hesabında bu hususun dikkate alınması gerektiğini, 13.06.2023 tarihine kadar çalıştığı gözetildiğinde iş göremezlikten kaynaklı kaybının olmadığını, hesabın kazanın gerçekleştiği 26.06.2017 tarihinde geçerli ücretler dikkate alınarak yapılması gerektiğini bu tarihte sonra değişen tüm ücretler dikkate alınarak hesap yapılmasının ve kaza tarihinden faiz işletilmesinin doğru olmadığını, davacının iş gücü kaybının olmadığını SGK'dan ödeme aldığını 2023 yılı asgari ücret verileri dikkate alınmasına karşın kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu karar tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Katılma yoluyla davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı temyiz itirazlarının yerinde olmadığını, kusur oranının rücu dava dosyasında da aynı oranlar benimsenerek hüküm altına alındığını, iş yerinde kusur noktasında gerekli önlemlerin alınmadığını, sürekli iş göremezlik oranının azalmış olmasına taraflarınca bir itiraz olmadığını, bu kapsamda da peşin sermaye değeri miktarının yeni orana göre güncellendiğini bu kapsamda davalıya dava açma için verilen ara karardan rücu kararının yerinde olduğunu ancak %48 sürekli iş göremezlik oranı %80 işveren kusuru, ekonomik durum gözetildiğinden 50.000 TL manevi tazminatın az olduğunu, maddi tazminatta fazlaya ilişkin talep hakkı saklı tam kabul kararı verilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlığın iş kazası iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı kanunun 110 uncu maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 inci ve 114 inci maddesi delaletiyle 49,50,51,52,53,54,55 ve 56 ncı maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleridir.
3. Değerlendirme
A) Taraf vekillerinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Bölge Adliye Mahkemesinin 04.04.2024 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup, manevi tazminat hükmünün, maddi tazminat hükmünden bağımsız bir dava olarak değerlendirildiğinde, kısmen kabul ve kısmen reddedilen manevi tazminat miktarlarının kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin bu hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
B) Taraf vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle olayın iş kazası olarak tespitinin, hükme esas alınan kusur raporu ile kusur oran ve aidiyetlerinin, hesap raporundaki tespitlerin dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına ve taraf vekillerinin temyiz itirazı olarak ileri sürdüğü sebeplerin, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu da dikkate alındığında taraf vekillerinin dayandığı temyiz kapsam ve nedenlerine göre, maddi tazminat hükmüne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle, maddi tazminat hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Taraf vekillerinin, manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2. Taraf vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle maddi tazminata ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3. Aşağıda dökümü yapılan bakiye karar harcının davalıdan tahsiline,
4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!