WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/7746 E.  ,  2024/8721 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/113 E., 2021/180 K.
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen haczin kaldırılması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davan konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi muris ...'in Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borcu nedeniyle Kurum tarafından davacının murisi adına Kocaeli ili, İzmit ilçesi Tapu Müdürlüğünde kayıtlı ... Mahallesi 354 ada, 37 no.lu parselde bulunan 8 no.lu bağımsız bölüm üzerine haciz konulduğunu; bu taşınmazın müvekkilinin çocuk ve torunları ile birlikte yaşadığı taşınmaz olduğunu, murisin borcu karşılayacak başkaca gayri menkulleri olmasına rağmen hacizde tertip ilkesi gözetilmeksizin müvekkilinin barınma hakkına saldırı niteliğindeki haciz ve satış işlemlerinin durdurulmasını ve tedbiren satış işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın usulüne uygun tebligat yapılmadığına dair iddialarının yerinde olmadığını, davacının gelir ve aylıklarının kesilmesi işleminin 6183 sayılı Kanun'un 71 inci maddesine uygun olarak yapıldığını, davacının meskeniyet iddiasının ve haczin kaldırılmasına ilişkin taleplerinin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2018 tarihli 2018/58 Esas 2018/170 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacının murisi ... adına kayıtlı İzmit ... Mah. 354 ada 37 parsel sayılı taşınmazda bulunan 8 no.lu bağımsız bölüm üzerine Sigorta İl Müdürlüğünün 15.03.2004 tarih ve 34135 sayılı yazısı ile konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusu hakkında, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin, 07.04.2021 tarihli ve2020/4359 E. 2021/4866 K. sayılı kararıyla murisin, mirasını reddetmeyen başkaca mirasçı olup olmadığının araştırılması gerektiği,dava dilekçesinde bahse konu ve 20.03.2012 tarihinde usulsüz tebliğ edildiği iddia olunan 2003/705 sayılı ödeme emri ile 25 takip dosyasının birleştirilmesi ile aynı tarihte davacıya tebliğ edilen ödeme emirlerinin iptaline yönelik bir dava bulunup bulunmadığının araştırılması ve davacının dava dilekçesinde belirttiği hacze konu ödeme emrinin usulsüz tebliğ iddiası üzerinde de durulmak suretiyle bu iddianın da irdelenmesi, davacıya gönderilen ödeme emrinin iptaline yönelik bir davanın bulunmadığının anlaşılması halinde ise, eldeki davanın sadece haline münasip ev üzerindeki haczin kaldırılması istemine yönelik olup olmadığı hususunda davacı tarafın beyanı da alınmak suretiyle dava konusu istemin belirlenmesi gerektiği, ayrıca mahcuz gayrimenkulün değer tespiti yönünden de, davacının sosyal ve ekonomik durumu ile haciz konulan bağımsız bölümde ikamet edip etmediği hususları kolluk vasıtasıyla, davacı adına başka mesken niteliğinde taşınmaz olup olmadığı hususu da Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü vasıtasıyla araştırılmalı, haczedilen evin haline münasip ev olup olmadığının tespiti ile içinde emlakçılık yapan kişilerin bulunduğu bilirkişilerden mahcuzun bulunduğu yer ve konumlarını irdeler şekilde ve emsal konumda olan taşınmazların satışları hakkında da araştırma yapılmak suretiyle mahcuzun değerini irdeleyen rapor alınarak, davaya konu taşınmazın bulunduğu yerde aileyi oluşturan kişiler dikkate alındığında haline münasip evi alabileceği değerin tespit edilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin 01.07.2021 tarihli duruşmada, müvekkilinin borcun tamamını ödediğini ve davanın konusuz kaldığını beyan etmesi üzerine Mahkemece yazılan müzekkereye Sosyal Güvenlik Kurumunun 09.07.2021 tarih ve E-88699458-206.16.99-27728578 sayılı cevabi yazısında; ..., ... sicil sayılı dosyada işlem gören işyeri işvereni ... Kereste ve Ambalaj ...'in ödenmeyen prim borçlarından dolayı mirasçı ...'in 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma müracaatında bulunduğu ve borcun tamamını ödediği, davanın konusuz kaldığının belirtildiği ve yapılandırma formu ile ödemeye ilişkin belgelerin yazı ekinde gönderildiği, her ne kadar davalı kurum tarafından davacının murisi adına kayıtlı Kocaeli ili, İzmit ilçesi, ... Mahallesi, 354 ada, 37 parselde bulunan 8 no.lu bağımsız bölüm üzerine haciz konulmuş ise de, söz konusu prim borcunun davacı tarafından ödendiği Sosyal Güvenlik Kurumunun 09.07.2021 tarih ve E-88699458-206.16.99-27728578 sayılı cevabi yazısından anlaşıldığından davanın konusuz kaldığı ancak dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla, davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davacı taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının 7256 sayılı Kanun kapsamındaki yapılandırma kapsamında ödeme yapması nedeniyle konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine karşın Mahkemece davacının davasını açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davacı taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, Mahkemece verilen bu kararda haklılığın ortaya konulmasının mümkün olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmaz üzerine konulan haczin meskeniyet olması nedeniyle iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 200 ve 202 nci maddeleri,

2-6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 70/1-11 maddesi hükümleri

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılan yapılandırma sonucu işbu davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin 13 üncü bendi (ç) alt bendinde düzenlenen; "Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz." düzenlemesi gereği taraflar lehine ya da aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile
İlk Derece Mahkemesi hükmünün
1-3 üncü bendinin tamamen silinmesine,
2-4 üncü bendinin silinerek yerine,"Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üstlerinde bırakılmasına" ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.