WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/768 E.  ,  2024/1994 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/1085 E., 2023/792 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ilk defa Eylül 2006 ayında davalı şirkette çalışmaya başladığını ve bu çalışmasının iş akdinin feshi tarihi olan 30.11.2013 tarihine kadar devam ettiğini, Kurum kayıtları incelendiğinde davacının işe girişinin geç bildirildiği gibi sürekli giriş çıkışlar yapılmak suretiyle çalışmaların eksik bildirildiğinin tespit edildiğini belirterek davacının 29.12.2006 tarihinden itibaren iş akdinin fesih tarihi olan 30.11.2013 tarihine kadar davalı şirkette aralıksız olarak sigortalı çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının 29.12.2006 tarihinde işe girdiğini, belirtilen tarih itibariyle de işçinin sigorta girişinin yapıldığını, akabinde SGK hizmet dökümleri incelendiğinde görüleceği üzere işe giriş çıkışlarının olduğunu, ancak bu durumun dava dilekçesinde belirtildiği üzere işçiden habersiz işveren tarafından gerçekleştirilmediğini, bizzat işçinin devamsızlıkları sonucu ortaya çıktığını, zira davacı işçinin belirli dönemlerde kendi talebi ve şahsi ve ailevi sebepleri nedeni ile işten ayrıldığını, ancak bir süre sonra geri dönüş yaptığını, davacı yanın ailesi ile tanışıklıklarının ve kurulu sosyal münasebetlerinin bulunması nedeni ile bu durumun müvekkil şirket yetkililerince kabul edildiğini, bu şekilde davacının kendi iradesi çerçevesinde işten ayrılması ve daha sonrasında dönüşü işlemlerinin sigorta kayıtlarına da yansıdığını, davacı yanın işten her ayrılışında dönüp dönmeyeceğinin dahi müvekkilce bilinmediğinden ve fiilen çalışmayan işçinin kayıtlarda sigortalı olarak gösterilmesi mümkün olmadığından işyerinden çıkışı yapıldığını, dolayısıyla iddia edildiği üzere sigorta dökümlerindeki giriş çıkış kayıtlarının müvekkil tarafından yaratılan bir muvazaanın değil, davacı işçinin şahsi ve ailevi sorunları nedeni ile yarattığı fiili durumun yansıması olduğunu, davaya konu hizmet tespiti ispatının tanık beyanlarından ziyade daha somut ve kesin delillerle sağlanabileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin gerekli olduğunu, diğer taraftan Kurum kayıtlarının tetkikinde davacının Elazığ bölgesine ait .... sicil nolu işyerine 29.12.2006 tarihinde giriş yaptığı, 30.11.2013 tarihine kadar da aralıklı olarak çalıştığı ve bu durumun bu şekilde Kuruma yansıtıldığını, işyerinin kapsam ve kapasitesi ile kanun kapsamında olduğu dönemlerin tespit edilmesi gerektiğini, giriş bildirgesindeki tarih ile işyerinin kanun kapsamında olduğu dönemlerin mukayese edilmesi gerektiğini, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun eylem olarak gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.03.2014 tarihli ve 2013/891 Esas, 2014/365 Karar sayılı kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 11.11.2021 tarih ve 2021/2471 Esas, 2021/14015 Karar sayılı kararında; "...inceleme konusu davada Mahkemece, davadan vazgeçilemeyeceği davacıya bildirilmeli, feragat beyanının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 123 veya 150 nci maddelerinde düzenlenen haklardan birinin kullanımı niteliğinde olup olmadığı kendisine sorulmak suretiyle belirlenmeli, beyanın anılan anlamlarda kullanıldığı saptandığı takdirde duruma göre 123 üncü veya 150 nci maddesinde öngörülen prosedür işletilmeli, aksi durumda ise elde edilecek sonuca göre dava konusu istem hakkında karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı işveren adına kayıtlı 1004577.23 sicil numaralı işyerinde 29.12.2006-30.11.2013 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler hariç aralıksız ve asgari ücretle çalıştığı ve Kuruma bildirilmeyen bu çalışmaların yer altında geçtiğinin tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili; davada hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, ayrıca davacı işçinin belirli dönemlerde kendi talebi ve şahsi ve ailevi sebepleri nedeni ile işten ayrıldığını, ancak bir süre sonra geri dönüş yaptığını, bu nedenle bildirimlerinin çalışma sürelerine uygun olarak yapıldığını, Kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini, ayrıca davacının işçilik alacakları ile ilgili ibraname vermiş olduğunu, bu ibraname ile çalışılmayan sürelere ilişkin olarak davacının taleplerinden feragat etmiş olduğunu beyanla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacının 29.12.2006 tarihinde davalı iş yerinde çalışmaya başladığını, 30.11.2013 tarihine kadar da aralıklı olarak çalıştığını, durumun bu şekilde Kurum kayıtlarına yansıtılmış olduğunu, Kurum kayıtlarının aksinin ise sadece tanık anlatımlarıyla ispatının mümkün olmadığını beyanla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 29.12.2006-30.11.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

Mülga 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri.

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7 nci maddesinin 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesi ile eklenen son fıkrası ile 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren ve 5521 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4 üncü maddesinin 2 nci madde hükümleri.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7 nci maddesinin 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesi ile eklenen son fıkrası ile 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren ve 5521 sayılı Kanun’u yürürlükten kaldıran 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4 üncü maddesinin 2 nci madde hükmü gözetildiğinde davanın niteliği gereği davalı Kurumun yasal hasım olması nedeniyle davada davalı gösterilip aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken buna ilişkin karar verilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

3. Diğer taraftan davacının davalı şirkete ait giyim mağazası işyerinde satış danışmanı olarak görev yaptığı nazara alındığında Mahkeme kararında davacının Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının yer altında geçtiğinin tespitine dair hüküm kurulması da doğru değildir.

Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı şirket vekilinin ve davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile

Hüküm fıkrasının 1 inci bendinde yer alan “ve Kuruma bildirilmeyen bu çalışmaların yer altında geçtiğinin” cümlesinin silinmesine, Mahkeme kararının karar başlığındaki "Feri Müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı" ibaresinin silinerek yerine "Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı" yazılmasına, hükmün 4 üncü ve 5 inci bentlerinde yer alan "davalıdan" ibaresinin silinerek yerine "davalılardan" ibaresi yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.