WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/7416 E.  ,  2024/7647 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2935 E., 2023/3174 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/284 E., 2023/246 K.

Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının dava dışı işverene ait ... sicil numaralı iş yerinde 01.10.1990 tarihinde bir süre işçi olarak sicil numarası ile işe başladığını ve uzun süre çalıştığını, adı geçen (... Halıcılık San. Tic. A.Ş.) iş yerinde hizmetli, getir götür ve temizlik işleri yapan işçi olarak çalıştığını, davalı Kuruma yönelik müvekkilinin tescil ve hizmet tespit taleplerinin dikkate alınmadığını, müvekkilinin çok küçük yaşlarda kendi köyünden birçok genç kız ve erkeğin işçi olarak çalıştığı turistik bir tesis olan dava dışı iş yerinde fiili ve ücret karşılığında çalıtığını, iş yerine, günde 40-50 adet turist otobüsü diye tarif edilen turist kafilesinin uğradığını, kendilerine halı satışı yapıldığını, yöresel kıyafetler giyinmiş kızların halı tezgâhları başında halı dokuduğu, doğal yöntemlerle iplik boyanan, misafirlere çay kahve börek ikram edilen bir yer olduğunu, müvekkilinin dava tarihi itibarı ile iş yerinde çekilmiş fotoğraflarının olduğunu, müvekkilinin yaşı küçük olduğundan ablaları ile birlikte işe gittiğini ve iş yerine servis ve yardımcı eleman olarak uzun süre çalıştığını bu nedenle müvekkilinin ... Halıcılık San. Tic. A.Ş. ünvanlı iş yerinde, 01.10.1990 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının ve 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereğince 18 yaşını doldurduğu 01.03.1991 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun ve bu tarihten önceki çalışma süresinin prim ödeme gün sayısına dâhil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davacının, 01.10.1990 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının 18 yaşını doldurduğu 01.03.1991 tarihininin sigorta başlangıç tarihi olarak tespitini karar talep etmiş ise de davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıya ait sigorta sicil dosyasının incelenmesinde; iş yerinde davacıya ait işe giriş bildirgesinin verildiği, ancak dönem bordrosunun verilmediğinin tespit edildiğini, bu nedenle; davacının işe giriş bildirgesi verildiği tarihte sigortalılığı başlatılamadığını, dönem bordoları bir işçinin ne kadar süre ile ve ne kadar ücretle çalıştığını gösteren belgeler olduğunu, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmadığını, aynı zamanda o kişinin işyerinde fiilen çalışmış olmasının şart olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İddia edilen tarihlerde davacıyı tanımayan tanıklar mevcut ise de tüm tanık beyanlarının ağırlıklı olarak davacının anılan tarihlerde söz konusu iş yerinde çalıştığı yönünde olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafın göstermiş olduğu tanık beyanlarının ayrıca bordrolu çalışan tanık beyanları ile desteklendiği anlaşılmaktadır. Davacı için düzenlenen işe giriş bildirgesinde yer alan sigorta sicil numarasının 1990 yılı serilerinden olduğu ve sonraki yıllarda aynı numaranın davacı tarafından kullanılmaya devam olunduğu, davacının söz konusu iş yerinde çay ve temizlik işlerinde çalıştığı, davacının çalışma iddiasını doğrulayan tanık beyanlarının mevcut olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının, ... Halıcılık San. ve Tic. A.Ş. nezdinde 01.10.1990 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının tespitine, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu tarih olan 01.03.1991 olduğunun tespitine, bu tarihten önceki çalışma süresinin prim ödeme gün sayısına dâhil edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili; beş yıllık hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, işe giriş bildirgesinin bulunmasının sigortalı sayılabilme için yeterli olmadığını, eylemli olarak çalışmanın varlığının ispatlanamadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararının yerinde olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 nci, 3 üncü maddesinin II. fıkrasının D bendi, 6 ncı, 9 uncu, 60 ıncı maddenin (G) bendi, 79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir.

Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.

Öte yandan, 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 1 inci maddesiyle eklenen (D) bendinde “El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” düzenlemesine yer verilmiş, sonrasında 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun'un 57 nci maddesiyle söz konusu bent ilga edilmiş olup yürürlükten kaldırmaya yönelik yasama işleminin geriye yürütüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından, şu durumda 09.07.1987-05.08.2003 (dahil) dönemi bakımından bentte yazılı nitelikteki hizmetin 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceği belirgindir.

3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, dava dışı ... Halıcılık San. Tic. A.Ş. ünvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinden davacı adına 01.10.1990 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işe giriş bildirgesinin verildiği tarihte davacının 17 yaşında olduğu, 01.02.1990-24.01.1999 tarihleri arasında Kanun kapsamında olan halı imali mahiyetli iş yerinden verilen 1990/3 üncü dönem bordrosunda davacının adının yer almadığı, davacının anılan iş yerinde çay servisinde ve yardımcı işlerde çalıştığını iddia ettiği, davacı ve bordro tanıklarının dinlendiği, davacı tanıklarının davacının çay servisi yada mutfakta çalıştığını beyan ederken(..., ...), bordro tanıklarının kendileri gibi davacının da halı dokuduğunu beyan ettikleri (..., ...) anılan çelişkili beyanlara karşın Mahkemece bir kısım tanık beyanlarına ve dosyadaki diğer delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

3.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, öncelikle halı imali mahiyetli olduğu bildirilen iş yerinde yapılan işin niteliği tam olarak belirlenmeli, iş yerinde halı dokuma işinin el halıcılığı dokuma mı fabrikasyon dokuma mı olduğu belirlenmeli, bu iş yerinde yapılan işler belirlenmeli, öte yandan davacının yaptığı iş tereddütsüz net bir şekilde belirlenmeli, bu kapsamda 1990/2 nci dönem bordrosundan bildirilenlerden, Mahkemece resen tespit edilecek yeteri sayıda bordro tanığı dinlenmeli, dinlenen ve dinlenecek tanık beyanları arasında oluşan çelişkiler giderilmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.