WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/7253 E.  ,  2024/8775 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2346 E., 2024/749 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/240 E., 2023/538 K.

Taraflar arasındaki, davacının 01.10.2008-15.08.2013 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi karan, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .../... beldesinde çiftçilik yaptığını, 2009 yılında Çorum SGK İl Müdürlüğü’nün müvekkiline gönderdiği yazı ile 2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince ... Ticaret ve Sanayi Odasına tescilli ... Beldesi Tarımsal Kalkınma Kooperatifine üye olması ve ürün satışı nedeniyle 15 gün içinde başvuru yapılmadığı takdirde re’sen tescil yapılacağının bildirildiğini, sonrasında davalı Kurumun müvekkilini re’sen tarım bağ-kur sigortalısı olarak tescil ettiğini ve müvekkilini geçmişe dönük olarak borçlandırdığını, emekliliğe hak kazandığı döneme kadar tüm primlerin de davacıdan tahsil edildiğini, müvekkilinin emeklilik için başvurması sonrasında 06.05.2019 tarih 38021839-000-E:6765380 sayılı yazı ile müvekkilinin 4/b sigortalılığının iptal edildiğini ve yapmış olduğu ödemelerin talebi halinde ana para olarak iade edileceğinin bildirildiğini, iptal işleminin hukuka aykırı olduğunu, Anayasa'nın 60 ıncı maddesindeki sosyal güvenlik hakkı ile bağdaşmadığını, MK'nın 2 nci maddesindeki iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, işlemin iptali için Kuruma yaptıkları 11.11.2019 tarihli başvurularına cevap verilmediğini belirterek; müvekkilinin sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP:
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... sicil numarası ile kayıtlı sigortalılık tescilinin Tarım Kalkınma Kooperatifi kaydından ötürü yapıldığını, ancak 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihi itibarı ile 4/b (Tarım Bağ-Kur) sigortalılığının sadece Ziraat Odası kaydı bulunduğunda söz konusu olabildiğinden davacının 4/b sigortalılığının tescil başlangıç tarihi itibarı ile iptal edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve Kurumun 2013/11 sayılı genelgesi 5. bölüm 1. maddesinde tarımsal faaliyetleri nedeniyle Ziraat Odasına, Ziraat Odasının bulunmadığı yerlerde Tarım İl/İlçe Müdürlüklerine kayıtlı olanların sigortalı sayılacaklarının düzenlendiğini, davacının ziraat odası kaydı bulunmadığı için sigortalılık kapsamına alınmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının, davalı Kurum tarafından 2009 yılında 01.10.2008 tarihi itibarı ile Tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilinin yapıldığı, 15.08.2013 tarihine kadar 4 yıl 10 ay 15 günlük süre için tüm primlerin davacıdan tahsil edildiği, davalı kurumun iptali istenen 38021839-000-E:6755380 sayı 06.05.2019 tarihli işlemi ile primi ödenmiş 01.10.2008-15.08.2013 arasındaki 4 yıl 10 ay 15 günlük sigortalığın iptali işleminin, Anayasanın 60.maddesindeki güvenlik hakkının ihlali olduğu, konuyla ilgili Yargıtay kararlarına uygun bulunmadığı, ayrıca T.M.K.'nın 2 nci maddesi ile bağdaşmadığı belirtilerek davalı kurumun davacının 01.10.2008-15.08.2013 arasındaki 4 yıl 10 ay 15 günlük sigortalılığının iptaline ilişkin işleminin iptaline, davacının 01.10.2008-15.08.2013 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Davalı Kurumun istinaf başvurusu üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 21.03.2022 tarih ve 2022/190 Esas, 2022/575 Karar sayılı ilamı ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararda davacının tescil başvurusunun ve prim ödemesinin bulunup bulunmadığı, davacının ürün teslimi olup olmadığının ve buna ilişkin tevkifat kesintisi yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği belirtilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince dosyaya yeni esas numarası verilmiş ve yapılan yargılama sonucunda;

“Dosyada mevcut SGK Başkanlığı Çorum Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün davacıya hitaben yazılmış "Tesciliniz" konulu bila tarihli 28524 sayılı yazısında "2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince ürün satmanız sebebiyle kurumumuza kayıt ve tescilinizi yaptırmanız gerektiği halde, kayıtlarımızın tetkikinde Bağ-Kur giriş bildirgesi tanzim ederek tescilinizi yaptırmadığınız anlaşılmıştır. Yazımızın tebliği ile 15 gün içinde İl Müdürlüğümüze müracaat ederek Kurumumuzla ilgili giriş bildirgesini tanzim ve tasdik ettirerek ibraz etmeniz; tescilinizi yaptırmadığız takdirde tesciliniz İl Müdürlüğümüzce resen yapılacaktır." denilmiştir.

Çorum İl Müdürlüğünün 00 00 22.04.2009-00021612 sayılı “Tarım Sigortalılığınız” konulu yazısında; "5510 sayılı Kanun'un 4/b-4 bendi ve aynı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince Ziraat Odası/Tarım İlçe Müdürlüğü kayıtlarına istinaden tarımsal faaliyeti bulunduğunun tespit edildiğinden 01.10.2008 tarihinden itibaren sigortalılığının 21139710936 TC numarası üzerinden 7238837927 numarası ile başlatıldığı, Kanun'un 80 inci maddesine göre ödemesi gereken aylık primlerinin belirlenmesi için Müdürlüğe başvurması ve yazılı beyanda bulunması gerektiğinin bildirildiği görülmüştür. Belgenin altında ise 21.05.2009 tarihinin bulunduğu ve imzalandığı görülmüştür.

Bu belgelerden Kurumun yazısına rağmen davacının tescil başvurusu için Kuruma başvurmadığı ve tescilinin re’sen yapıldığı anlaşılmıştır.

20.04.2020 tarihli kolluk tutanağında; Köy muhtarı ...’ın beyanına göre; ...’in 30 yıldır ...’de babası ... ... ve kendisine ait arazileri ekip biçtiği, çiftçilikle uğraştığı, kendisine ait 14 dönüm tarlası ve 1 otomobilinin olduğu, buğday ve arpa ektiği, geçimini çiftçilik ve hayvancılıkla sağladığı, tarımsal amaçlı bir aracının bulunmadığı belirtilmiştir.

... Ziraat Odası Başkanlığının 06.05.2022 tarihli yazısında; ...’in odaya 04.03.2021 tarihinde kaydının yapıldığı bildirilmiştir.

... Ekicileri Kooperatifinin 22.04.2022 tarihli yazısında; ...’in Kooperatifte üyelik kaydı bulunmadığı bildirilmiştir.

İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 29.05.2022 tarihli yazısında; çiftçilerin kayıtlarının Ziraat Odası birlik ve kooperatiflerde tutulduğunu, müdürlükte üyelik işlemi yapılmadığı bildirilmiştir.

... Tapu Müdürlüğü evrakında davacı adına ... Köyünde 186 ada 118 parselde kayıtlı 13.297,431 m² tarlası bulunduğu, edinme tarihinin 10.04.2019 olduğu anlaşılmıştır.

Kurumun 14187848-04-09.2013 tarihli yazısında; davacının Bağ-Kur sigortalılığı giriş tarihinin 01.10.2008, çıkış tarihinin 15.08.2013 olduğu belirtilmiştir.

01.09.2013 tarihli Tarım Sigortalılık Bilgileri belgesinde davacının Bağ-Kur hizmetinin 4 yıl 10 ay 15 gün olduğu, 31.08.2013 itibarı ile ödemesi gereken prim borcu bulunmadığı, 90,37 TL fazla ödemesi olduğu görülmüştür.

29.08.2013 tarihli 14187848 nolu yazı ile davacının 4/a'lı işe giriş bildirgesi sunarak Bağ-Kur kaydının durdurulmasını talep ettiği görülmüştür.

12.05.2011 tarihli talebi ile davacının toplam 5.181,67 TL'lik prim borcunu 6111 sayılı Kanun gereğince yapılandırdığı görülmüştür.

03.05.2019 havale tarihli ... Ziraat Odası’nın Oda Kayıt Belgesinde; davacının oda kayıt tarihinin 27.04.1998, çıkış tarihinin ise 29.05.2003 olduğu belirtilmiştir.

23.05.2019 tarihli S.S.... Beldesi Tarımsal Kalkıma Kooperatifi yazısında; davacının 01.01.2008 tarihinden itibaren kooperatif üyesi olduğu belirtilmiştir.

İptali istenen 38021839-000-E:6755380 sayı 06.05.2019 tarihli Kurum yazısında; 22.04.2009 tarihli SGK yazısı ilgi tutularak 7238837927 sicil numaralı 4/b (Tarım/Bağ-Kur) sigortalı dosyasının tetkikinde, sigortalılık tescilinin Çorum Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 22.04.2009 tarihli yazısından da anlaşıldığı üzere Tarım Kalkınma Kooperatifi Kaydı nedeniyle yapıldığının anlaşıldığı, ancak 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden itibaren 4/b (Tarım Bağ-Kur) sigortalılıkta sadece ziraat odası kaydı geçerli olduğundan sigortalılık tescilinin geçersiz olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle 4/b sigortalılığının iptal edildiği, ödediği 11.098,82 TL primin talebi halinde iade edileceğinin bildirildiği görülmüştür.

2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde, Kanun'la veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin (b) bendinde "Tarımsal faaliyette bulunanlar; kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5. maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanunun 9.maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.

Dosya kapsamından; davacının 4/b-4 Tarım Bağ-Kur sigortalılığının Tarım Kalkınma Kooperatifi kaydı nedeniyle resen başlatıldığının Kurum yazılarında belirtildiği ancak ilgili Kooperatifin bu durumu Kuruma hangi tarihte bildirdiği ve bildirimin kayda geçtiğine dair bir bilgi bulunmadığı, davacının Kuruma tescil başvurusunun bulunmadığı, davacının ürün satışı nedeniyle yapılmış bir tevkifata dair bilgi bulunmadığı, yani davacının sattığı ürünlerle ilgili ödenmiş bir prim bilgisi bulunmadığı, tanıkların örtüşen beyanlarında ise davacının babasının sağlığında ve ölümünden sonra tarımla uğraştığı, babasının tarlalarını ekip biçtiği; arpa, buğday, nohut vs. tarım ürünlerini ekip biçtiği, aynı zamanda büyükbaş hayvancılık yaptığı, tarımsal bir aracının bulunmadığı, adına kayıtlı 13.297,41 m² büyüklüğünde (...-Şahlı Köyü Kavak mevkii 186 ada 118 parsel) bir tarlasının bulunduğu, bu tarlanın tapu kaydının davacı adına tapu tescilinin 10.04.2019 tarihinde (pay temliki+satış+birleştirme..ile) yapıldığı, davacının 30.03.2022 tarihinde mahkeme huzurunda "ben dava konusu dönemde, tapuda bildirilen taşınmaz dışında babamdan kalan başka yerleri de ekip biçiyordum, kardeşimle sonradan paylaştık, tapuda bildirilen yer bana intikal etmiştir." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

İstinaf kararında belirtildiği şekilde; davacının Kuruma tescil başvurusu bulunduğu veya ürün teslimi nedeniyle tevkifat yapıldığına dair dosya kapsamında bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, ancak davacının 01.01.2008 tarihi itibarı ile SS ... Beldesi Tarımsal Kalkınma Kooperatif kaydının bulunduğu, bu durumun hangi tarihte kuruma bildirildiğinin net olarak anlaşılamamakla birlikte 06.05.2019 tarihli ve tarihsiz 28524 sayılı "Tesciliniz" başlıklı Kurum yazılarından (yazıda davacının kime ürün sattığının okunamadığı) Kurum kayıtlarına en geç 22.04.2009 tarihinde girdiğinin kabulü ve 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinin 01.10.2008 olması sonucu, davacının durumunun Kurum kayıtlarına tarımsal faaliyete başladığı 1 yıl içerisinde kaydedildiğinin kabulü gerekeceği, bu durumda da yasanın yürürlük tarihi itibarı ile davacının tarımsal faaliyet kaydının 1 yıllık süre içerisinde Kurum kayıtlarına geçtiğinin kabulü ile Tarım Bağ-Kur sigortalılığının da tarımsal faaliyete başladığı tarih itibarı ile (yasanın yürürlük tarihi olan 01.10.2008) başlatılması gerekeceği, sigortalılığın başlangıç ve tescil tarihinin 01.10.2008 olarak kabulü gerektiğinden, primleri ödenen 01.10.2008-15.08.2013 tarihleri arasındaki 4 yıl 10 ay 15 gün için davacının 4/b-4 Tarım Bağ-Kur sigortalı sayılması gerekeceği kanaatine varılarak; davacının davasının kabulüne, davacının 01.10.2008-15.08.2013 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmiştir.” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
Davalı Kurum vekili İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde istinaf yoluna başvurmuştur.

B. İstinaf sebepleri
Davalı vekili; davacının 5510 sayılı Kanun'un geçici 54 üncü maddesi kapsamında olmadığını, ziraat oda kaydı bulunmadığını, tevkifat ve prim ödemesi bulunmadığını, yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile

“Dava; 5510 sayılı Kanun'un 4/b-4 maddesi kapsamında zorunlu tarım sigortalılığının tespitine ilişkindir.

Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle davacının 01.10.2008 tarihi itibari ile Tarım Bağ-Kur tescilinin yapıldığının ve dosya kapsamından davacının tarımsal faaliyetinin kanıtlandığının anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş” denilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davalı Kurum vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
5510 sayılı Kanun'un 4/b-4 maddesi kapsamında zorunlu tarım sigortalılık süresinin tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
5510 sayılı Kanun'un 4/1-b-4 ve 7/1-b maddeleri

3.Değerlendirme
5510 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinde tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için sigortalılık başlangıcının, tarımsal faaliyetlerin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, bir yıl içinde bildirilmesi halinde kaydedildikleri tarihten itibaren başlayacağı belirtilmiştir.

Temyize konu davada dosya kapsamından davacının 01.01.2008 tarihinde SS ... Beldesi Tarımsal Kalkınma Kooperatifine üye olduğu, bu kayıt esas alınarak davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 01.10.2008 tarihi itibarıyla Kurum tarafından re’sen başlatıldığı; buna karşılık davacının meslek kuruluşuna yani ziraat odasına kaydının ise bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kurum tarafından hata sonucu davacının kooperatif üyelik kaydı esas alınarak tescil yapılmış olması davacıya sigortalılık hakkı bahşetmemektedir.

Diğer taraftan davacının 12.05.2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun kapsamında prim borçları için yapılandırma talebinde bulunduğu, bu kapsamda 12.05.2011 tarihinden 15.08.2013 tarihine kadar borcun tamamını ödediği ve bu tarihte tarım faaliyetlerini bıraktığını belirtmesi ve kendi isteği üzerine sigortalılığının sonlandırıldığı anlaşılmaktadır.

Buna göre davacının ilk defa Kuruma prim ödemesi 12.05.2011 tarihinde olup bu tarihte tarımsal faaliyetini Kuruma bildirdiği kabul edilmek suretiyle sigortalılığının bu tarihte başladığı; bu tarihten itibaren de tarımsal faaliyetlerde bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla, son prim ödeme tarihi olan 15.08.2013 tarihine kadar sigortalı sayılması gerekirken 01.10.2008-15.08.2013 tarihleri arasındaki tüm sürenin sigortalılık süresi olarak kabul edilmesi hatalı olmuştur.

Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.