10. Hukuk Dairesi 2024/7235 E. , 2024/8078 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/110 E., 2024/245 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/428 E., 2023/375 K.
Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, ... ...'nin davalı ...'ın yanında demir kasalarını ücret mukabilinde hurdaya çevirme görevliyle sigortasız işçi olarak çalıştığını, 19.11.2018 tarihinde davalı ... tarafından verilen kamyon kasasını parçalamaya çalışırken kasasının ön parçasının üzerine düşmesi sonucu vefat ettiğinin anlaşıldığını, yapılan otopside beyin kanaması sonucu öldüğünün kanaatine varıldığını, ...'ın taksirli ölüm suçundan cezalandırıldığını, dava konusu olayın iş kazası olarak tespit edilmesini, adli yardım taleplerinin kabul edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesi 2019/596 Esas 2021/190 Karar sayılı ilamı karşısında istinaf yoluna başvurulmuş olduğunu, dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu nedenle de söz konusu ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, müvekkilinin kendisine ait herhangi bir iş yeri bulunmadığını, somut delillere dayanılmaktan uzak tamamen duyuma dayalı beyanlar üzerine kurulduğunu, bu yönüyle hukuki dayanaktan yoksun bu iddiaları kabul etmediklerini, müvekkilinin yalnızca müteveffaya hurda araç sattığını, bu anlamda aralarında yalnızca satım sözleşmesi kurulduğunu, mütevvefa ile müvekkili arasında var olan hukuki durum yalnızca satım sözleşmesi olduğunu, müvekkiline ait olduğu iddia edilen iş yeri ile herhangi bir ilişkisi bulunmadığını, boş arazi olarak kullanıldığı göz önünde yer alan ifadelerden de anlaşıldığını, müvekkiline ait olduğu iddia edilen iş yerine uzaklığı 200 metre olan yerde gerçekleşen ölüm olayının iş kazası olmadığı açıkça orta olduğunu, ... ...'nin 19.11.2018 tarihinde yaşanan olay neticesinde hayatını kaybetmesine rağmen davacılar tarafından iş kazası tespiti davası 09.08.2021 tarihi itibari ile açıldığını, müvekkilinin, müteveffaya yalnızca hurda araç sattığını, bu satım işleminin ardından ... arazide parçalama işi gerçekleştirdiği sırada vefat ettiğini, ... arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmamasına rağmen bu ilişki kurulmaya çalışıldığını, bu nedenle de hukuki dayanaktan yoksun haksız ve kötü niyetli olarak açılan işbu davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafından hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa ikmaline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili tarafından Mahkememize verilmiş olan cevap dilekçesinde özetle: davacıların iddia etmiş olduğu hususlar, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, bu beyanlara itibar edilmesi hukuken mümkün olmadığını, ... T.C. Kimlik numaralı ... ...'nin 19.11.2018 tarihinde maruz kaldığı olayla ilgili SGK ya hak sahipleri tarafından 04.11.2019 tarih 16917859 sayı talepte bulunmuş olup ancak müteveffanın sigortalılık ve iş kazası bildirimi olmadığından 23.03.2021 tarih 22560513 sayı ile Rehberlik ve Teftiş Ankara Grup Başkanlığına gönderildiğini, meydana gelen olayın iş kazası sayılabilmesi için Kanun'un aradığı şartlara haiz olması gerektiğini, Kurum aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak açılan iş bu davanın reddi gerektiğini, hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz açılan iş bu davanın reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yandan tahmiline karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Şanlıurfa 5.Asliye Ceza Mahkemesine yazılan müzekkereye cevap verildiği ve dosyanın kesinleşmiş kararı ile birlikte Mahkememize gönderildiği, incelendiğinde sanık ...'ın taksirle ölüme neden olma suçundan ceza aldığı verilen kararın istinaf kararı ile 24.11.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Şanlıurfa SGK İl Müdürlüğü tarafından yapılan tahkikat da düzenlenen raporda davacıların murisi ...'nin davalı ...'a ait tescilsiz karoser imalatı iş yerinde 19.11.2018 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğu, davalı ...'ın davacıların murisi ...'nin işvereni olduğu, davacıların murisini ...'nin sigortasız çalıştırıldığı, davalı ...'ın %60 kusurlu olduğu, davacıların murisi ...'nin %40 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesi 2019/596 Esas sayılı dosya kapsamı, SGK tahkikat raporu, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; Şanlıurfa 5.Asliye Ceza Mahkemesinde davalı ...'ın davacıların murisinin ölümü nedeniyle taksirle ölüme neden olma sucundan yargılandığı ve ceza aldığı ve işbu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, SGK tahkikat raporunda davacı murislerinin geçirdiği kazanın iş kazasının olduğu, davalı ...'ın davacıların murisi ...'yi sigortasız olarak çalıştırdığı, davalı ...'ın iş kazasında %60 oranın kusurlu olduğu tespit edildiği, dolayısıyla Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinde davalı ...'ın taksirle ölüme neden olma sucundan ceza alması ve SGK tahkikat raporunda iş kazası tespitinin yapılması hususları değerlendirildiğinden davacıların murisi ...'nin 19.11.2018 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olarak tespitini karar vermek gerektiği gerekçesiyle;
"Davanın davalı ... yönünden kabulü ile
1-Davacıların murisi ...'nin 19.11.2018 tarihinde davalı ...'ın iş yerinde çalışırken geçirdiği kazanın iş kazası olarak tespitine,
2-Davalı ... yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, duruşma yapılırken adli tatil sebebiyle mazeret bildirdiklerini mazeretlerinin gerekçesiz kabul edilmediğini ve yokluklarında karar verildiğini, müvekkili ile ... arasında işçi-işveren ilişkisi kurulmaya çalışıldığını ancak bu tespitlerin soyut iddialarla tamamen duyuma dayalı beyanlar üzerine kurulduğunu, müvekkili ile ... arasında arasında işçi-işveren ilişkisinin söz konusu olmadığını müteveffaya hurda araç satmış olup yalnızca satım sözleşmesi kurulduğunu, tanıkların da beyanlarının bu yönde olduğunu, sayılan tüm bu nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun haksız ve kötü niyetli olarak verilen Mahkeme kararın kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini beyan ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda verilmiş olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet veren davacı aleyhine, müvekkil Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini, davanın müvekkili Kurum aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını, verilen kararın kaldırılmasını talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini beyan ederek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... hüküm hukuki ilkelere ve Yargıtay içtihatlarına uygun görülmüştür ve davalı SGKB vekili ile davalı şirket vekili tarafından ileri sürülen istinaf başvuru gerekçelerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda belirtilen açıklamalar karşısında incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile davalılar vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, iş kazasının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1) Eldeki davaya konu olayın meydana geldiği tarih itibari ile davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesidir. Maddenin birinci fıkrasında iş kazası,
“a) Sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada,
b) (Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak iş yeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) (Değişik bend: 17.04.2008-5754 S.K./8. mad) Bu Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.
İş kazası nedeniyle sosyal sigorta yardımlarının yapılabilmesi öncelikle Kurumun zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası olduğunu kabul etmesine bağlıdır. İş kazası olgusu Kurumca kabul edilmezse somut olayda olduğu gibi sigortalının ya da hak sahiplerinin olayın iş kazası olduğunu dava yolu ile tespit ettirmesi gerekmektedir.
İş kazasını meslek hastalığından ayıran en önemli husus iş kazasının ani meydana gelen bir olay olmasıdır. Ani olayın gerçekleşmesinden sonraki bir vakitte sigortalıda bedenen veya ruhen zararlar meydana gelebilmektedir. Burada önemli olan husus meydana gelen zarar ile ani olay arasında illiyet bağının olup olmadığı meselesidir. Kanunda iş kazası tanımlanırken dıştan gelen bir etkinin varlığından bahsedilmemiştir. Bu nedenle sigortalının kalp krizi veya beyin kanaması geçirmesi ile intihar etmesi de iş kazası kapsamında değerlendirilmektedir. Burada önemli olan bir husus, olayın iş kazası sayılması ile işverenin kazanın meydana gelmesinde kusuru olup olmadığı halinin karıştırılmaması gerektiğidir. Zira bir olayın iş kazası sayılması ile işverenin kusurunun bulunması durumu aynı değildir. Önemine binaen belirtmek gerekir ki illiyet bağının varlığı için sigortalının yaptığı iş ile gerçekleşen kaza arasında bir bağ olması gerekmektedir (Özdemir, Halil, Türk Mevzuatında İş Kazasının Tespiti Davaları, Yargıtay Dergisi, Temmuz 2018, cilt 44, sayı 3).
3. Değerlendirme
Somut olayda, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca iş kazası olduğunun tespit edildiğine dair SGK Başkanlığının yazısı nezdinde, davalı ... yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; aslen Kurumca alınan karar tek taraflı ve sadece davalı Kurumu bağlayacak olup uyuşmazlığın tüm taraflar yönünden kesin surette çözülmesi gerektiğinden, iki taraf bakımından da söz konusu olayın araştırılması, her iki taraf yönünden bir karar verilmesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde belirlenen şartları taşıyıp taşımadığı ve devamla iş kazası olup olmadığı hususunun belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2023 tarih ve 2022/10-287 Esas ve 2023/83 Karar sayılı hükmü de bu yöndedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!