WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/7190 E.  ,  2024/8501 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/286 E., 2024/633 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... (Balıkesir) 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/718 E., 2022/531 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı şirkette 01.10.2006 tarihinden 09.09.2018 tarihine kadar işçi olarak çalıştığını, SGK kayıtların müvekkilinin işe giriş tarihinin 02.10.2013 olarak göründüğünü, müvekkilinin işe başlama tarihinin 01.10.2006 olmasına rağmen davalı şirketin 02.10.2013 tarihine kadar çalışmasının karşılığı olan sigorta primlerini hiç yatırmadığını, müvekkilinin işten çıkarıldığı tarihte (09.09.2018) kıdem tazminatlarının muhasebe tarafından hesaplanırken 01.10.2006-02.10.2013 tarihleri arasında çalışmasına rağmen sigortasının hiç yatırılmadığını öğrendiğini, müvekkilinin 01.10.2006-02.10.2013 tarihleri arasındaki sigortalılığının tespiti için iş bu davanın açıldığını belirterek müvekkilinin davalı Yerel - ... Çeltik Tar. San. Tic. Ltd. Şti. nezdinde işe giriş tarihi olan 01.10.2006 ile 02.10.2013 (7 yıl 0 ay 1 gün) tarihleri arasındaki çalışmasının ve sigortalılığının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Fer'i müdahil ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle: açılan davayı kabul etmediklerini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, 5502 sayılı ... Kanunu'nun 10 uncu maddesinin D fıkrası gereğince Adli ve İdari Makamlara karşı Kurumu temsil yetkisinin ... Başkanlığına ait olduğunu, SGK Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceğini, davanın husumetten reddinin gerektiğini, 7036 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 2 nci fıkrası gereğince müvekkili Kurumun hizmet tespiti davalarında fer'i müdahil sıfatını haiz olduğundan davalı olarak gösterilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili Kurumun davaya bundan sonraki aşamalarda fer'i müdahil olarak devam etmesini talep ettiğini, hizmet tespit davasının iş akdinin sona erdiği tarihi takip eden yılın başından başlayarak 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, işe giriş bildirgesinde ilk çalışma başlangıcının 02.10.2013 tarihi olduğunu, hizmet tespit davalarının kamu düzenine ilişkin olduğundan çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini belirterek davanın öncelikle hak düşürücü süre ve husumet yönünden, mahkeme aksi kanaatte ise bu durumda da davanın usulünce ispatlanamaması halinde esastan reddini talep etmiştir.

Davalı şirket temsilcisi ... 17.01.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında alınan beyanında: "davacı şirketimizide zaman zaman çalıştı, ancak sürekli olarak çalışmadı, 2006 yılında çalışmaya başladı, tarihini tam olarak hatırlamıyorum, öğlene kadar çalışıyordu, öğleden sonra işe gelmiyordu, davacı 2018 yılının 11. ayı gibi işten ayrıldı, ayrılma sebebi de kendi ailevi sebeplerinden dolayı ayrıldı, 2013 yılından beri tam sigortalı olarak çalışıyordu, ondan önce sigorta yaptırmamızın sebebi yarım gün çalışmasıydı" şeklinde beyanda bulunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davalı şirket yetkilisi ve dinlenen tüm tanıklar davacının; 13.10.2013 tarihinden önce de davalı iş yerinde çalıştığını, çalışma saatlerinin ise yemekhanede çalışmasından ötürü diğer işçilere göre daha esnek olduğunu belirtmişlerdir. Çalışma süreleri, İş Kanunu ve ilgili yönetmeliklerle düzenlenmiştir. Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok 45 saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Kısmi süreli/part time olarak tabir edilen çalışmanın ise; tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın üçte ikisi oranına kadar yapılan çalışma yani 30 saate kadar olan kısmi süreli çalışma olmaktadır. Yukarıda da açıklandığı üzere tanıklar; davacının genelde 08:00- 15:00 saatleri arası çalıştığını, öğle yemek servisi sonrası bulaşıkların düzenlediğini ve çay demlendikten sonra çıktığını ifade etmişlerdir. Davacının 08:00- 15:00 saatleri arasında çalıştığı kanaatine varılmış ve en az 30 dk süre ile ara dinlenmesi vereceğinden günlük 6,5 saat, haftalık 39 saat çalıştığı kabul edilmiştir.. Bu durumda haftalık çalışma süresi 30 saatin üzerinde kaldığından davacının çalışması tam zamanlı çalışma olarak kabul edilmiştir. Tüm dinlenen tanık anlatımları ve işyeri temsilcisinin beyanı dikkate alındığında davacının davalı işyerinde talep edilen tarihlerde eylemli ve gerçek çalışmasının olduğu kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; davacının tespitini istediği 2006-2012 yılları arasındaki dönemin 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi gereğince 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığını, dinlenen tanıkların beyanlarının çelişkilerle dolu olduğunu, davacının iddialarını ispat edemediğini, davanın reddi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde özetle; davacının çalışma iddiasının sadece tanık ile ispatının mümkün olamayacağını, yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanlarının çelişkili ve muğlak olup, işe giriş ve işten çıkış tarihleri yönünden hükme dayanak teşkil edecek nitelikte açık ve kesin beyanların söz konusu olmadığını, davacının; davalının yanında hizmet akdine tabi ve ücret esasına dayalı olarak kesintisiz ve tam zamanlı olarak çalıştığının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer kalmayacak şekilde ispatlayamadığını, 24.05.2022 tarihli bilirkişi raporu ile daha önce alınan 02.03.2020 tarihli bilirkişi raporu arasında oluşan çelişki giderilmeden davanın kabulünün hukuka aykırı olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Somut olayda; davacının, İlk Derece Mahkemesi tarafından hüküm altına alınan tarihler arasında da davalıya ait iş yerinde hizmet akdi ilişkisine dayalı, sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte, fiili ve kesintisiz olarak çalıştığının; başta ..., ..., ... ve ... olmak üzere dinlenilen tanıkların beyanları ve dosyada mevcut diğer deliller ile doğrulanması, davacının hüküm altına alınan tarihler arasındaki çalışmasının haftalık 39 saate denk gelmesinden dolayı kısmi çalışma olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmaması, hükümde belirtilen sigorta primine esas kazanç miktarlarının; ilgili ayda geçerli brüt asgari ücret olması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. Değerlendirme
Eldeki davada, davacı, davalıya ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitini talep etmiş olup Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı, davalıya ait işyerinde aşçı olarak çalıştığı iddiasıyla bildirilmeyen sigortalılık sürelerinin 01.10.2006 tarihinden itibaren tespitini talep etmiş olup dinlenilen tanıkların bir kısmı davacının yarı zamanlı olarak 08.00-13.00 arası çalıştığını, bir tanık da davacının sigortasız olduğu dönemde saat 15.00'a kadar çalıştığını beyan etmiş olup Mahkemece bu tanığın beyanı esas alınarak tam zamanlı çalışmaya hükmedilmiş ise de davacının çalışma saati tam olarak ortaya konulamamıştır. Davacı aşçı olarak çalıştığına göre yemekhane bölümünde çalışan aşçı, aşçı yardımcısı, bulaşıkçı gibi çalışanlar tespit edilerek çalışmanın kaçta başlayıp kaça kadar devam ettiği, ara verme sürelerinin ne kadar olduğu ayrıntılı olarak sorulup çelişkiler de giderilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.