WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/7078 E.  ,  2024/7957 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2936 E., 2024/720 K.
KARAR : Ret, Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/164 E., 2022/213 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali-itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya 01.05.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, yapılan hizmet güncellemeleri işlemleri sonrasında 2829 sayılı Kanun gereğince son 7 yıldaki en fazla çalışması 4/1-a statüsünde geçtiği halde davacıya sehven 4/1-b statüsünden yaşlılık aylığı bağlandığının tespit edildiği gerekçesi ile davacının yaşlılık aylığının durdurulduğunu, 4/1-b kapsamında bağlanan aylığın başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğini ve davacıya yersiz ödeme tahakkuk ettirildiğini, davacıya ödenen 105.460,61 TL ile ilgili olarak davacının yaşlılık aylığından kesinti yapıldığını, ancak davacıya hiçbir bilgi verilmeden ve icra-i işlem yapılmadan herhangi bir ihtarat veya tebligat yapılmadan re’sen kesinti yapılmasının yasaya aykırı olduğunu beyanla davacının 105.460,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve davacının yaşlılık aylığından yapılan kesintinin iptali ile kesinti miktarlarının iadesine dair karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada ise davalının İzmir 8. İcra Dairesinin 2020/767 sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile davacının 5510 sayılı Kanun'un 96/1-b maddesi gereğince zamanaşımına uğramadığı tespit edilen 25.12.2011-25.11.2016 dönemi (5 yıllık) toplam 66.274,14-TL yaşlılık aylığını davalı Kuruma iade etmesi gerektiği, ancak, davacının yaşlılık aylığından 2017/1 ila 2019/11. aylarda yapılan toplam 14.521,52 TL kesinti yapıldığı tespit edildiğinden, davacının bakiye 51.752,52-TL yaşlılık aylıklarının davalı Kuruma iade etmesi gerektiğinin tespitine, Kurum tarafından yapılan yaşlılık aylığının borç kaydedilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline ilişkin davasının reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile İzmir 8. İcra Dairesinin 2020/767 sayılı icra takip dosyasında takibinin açıldığı 14.01.2020 tarihinde 51.752,52-TL 4/b kapsamında yaşlılık aylıkları aslı ile 2.669,42 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 54.421,94-TL borçlu olduğu anlaşılmakla, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 54.421,94 TL üzerinden devamına, devamına karar verilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar Mahkemece davacının iade etmesi gereken miktar bulunduğundan bahisle hüküm kurulmuşsa da BK 63’teki düzenleme gereğince zenginleşmenin iyi niyetli olduğunun kabulü halinde istenilen meblağın isteme tarihinden önce elinden çıktığının veya harcandığının kabulü halinde iade yükümlülüğünün bulunmayacağını, davacının iyiniyetli olduğunu, itirazın iptali davasının kısmen kabulünün hatalı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; farklı statüden aylık bağlandığından davalı Kurumun takas ve mahsup yapamadığını, Kurumun davacıya ilk aylık bağlama tarihinden itibaren ödemesi gereken 4/1-a kapsamındaki aylıkları hesaplarken zamanaşımı süresini dikkate almadan davacıya ödediğini, 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinde ise hatalı bağlanan aylığın kesilerek yersiz ödenmesinin düzenlendiğini, dikkat edilecek hususun “davacıya aynı dönem için iki kere ödeme yapılmış olması” olduğunu, davacının kaybının söz konusu olmadığını, zenginleşmesinin söz konusu olduğunu, Borçlar Kanunu hükümlerinin burada uygulanamayacağını, zira davacıya iki kere ödeme yapıldığını beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacıya 4/b kapsamında yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra davalı Kurum tarafından yapılan hizmet güncellemesi sonrasında aslında davacıya 4/a kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespit edildiği ve davacının yaşlılık aylığına esas statüsünün davalı Kurum tarafından değiştirildiği, söz konusu statü değişikliğinin davacının lehine olduğu ve davacıya sonraki statü dikkate alınarak toplu ödeme yapıldığı hususlarında taraflar arasında çekişme bulunmadığı; uyuşmazlığın daha önce davacıya 4/1-b kapsamında yapılan yaşlılık aylığı ödemeleri nedeniyle bildirilen borcun toplu ödeme sırasında teknik nedenlerle 4/1-a kapsamında ödenmesi gereken aylıkların toplu ödemesi sırasında mahsup edilememesinden ve davacıdan iadesinin talep edilmesinden kaynaklandığı, davacı tarafın 4/1-a kapsamında ödenmesi gereken her bir aylık için ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talep hakkı varsa da eldeki davada talep edilmemiş olup bu durumda; Yargıtay kararında da açıklandığı üzere; davacıya 4/1-b kapsamında ödenen aylıkların yersiz ödeme olarak değerlendirilmesinin söz konusu olmadığı, aynı dönem için 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a ve b maddeleri kapsamında mükerrer ödemeye yol açmamak adına 4/1-a maddesi kapsamında yapılan toplu ödemeden mahsubu gerçekleşen tutarın ödeme sonrasında mahsup edilememiş olunması nedeniyle istirdadına yönelik olduğu, mükerrer ödemeden kaynaklanan takibe konu tutarın iadesinin gerektiği, 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ve ayrıca Borçlar Kanunu'nun 63 üncü maddesinin uygulanması söz konusu olmayacağı anlaşıldığından; asıl davanın reddine ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan; İzmir 12. İş Mahkemesince verilen 06.09.2022 tarih, 2018/164 Esas ve 2022/213 Karar sayılı kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile İzmir 8. İcra Dairesinin 2020/767 sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, devamına karar verilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen dava davalısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı-birleşen dava davalısı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, Kurum işleminin iptali; birleşen dava ise itirazın iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2-5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 32 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-birleşen dava davalısı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.