WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/7043 E.  ,  2024/7791 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2870 E., 2024/137 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/84 E., 2021/191 K.

Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı bağlanması ve ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili 08.02.2018 havale tarihli dilekçesinde özetle; yaşlılık aylığı bağlanması şartlarını taşıyan davacının, 30.05.2016 başvuru tarihini takip eden ay başı olan 01.06.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ile ödenecek yaşlılık aylıklarının ödenmeleri gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, Mersin 1. İş Mahkemesinde 2016/110 Esas sayılı açılan davada ‘Davalı Kurumun davacı yönünden 06.04.1990 ile 31.12.1996 tarihleri arasındaki dönem için yaptığı hukuka açıkça aykırı terkin işleminin iptali ile davacının 06.04.1990 ile 31.12.1996 tarihleri arasındaki dönem için sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesi…’ talep edildiğini, daha sonra verilen 07.11.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile ‘Davalı Kurumun davacı yönünden 06.04.1990 ile 31.12.1996 tarihleri arasındaki dönem için yaptığı – hukuka açıkça aykırı terkin işleminin iptali ile davacının 06.04.1990 ile 31.12.1996 tarihleri arasındaki dönem için sigortalı (Bağ-Kur 4/B) olduğunun tespitine karar verilmesi ile yaşlılık aylığı bağlanması şartlarını taşıyan davacının 30.05.2016 başvuru tarihini takip eden ay başı olan 01.06.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ile ödenecek yaşlılık aylıklarının ödenmeleri gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesini…’ talep ettiklerini, Mersin 1. İş Mahkemesinin 14.11.2017 tarih 2016/110 Esas ve 2017/240 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğinden iş bu davanın açılma zaruretinin doğduğunu, Mersin 1. İş Mahkemesinin 2016/110 Esas sayılı dosyasına sunulan ve karar esas alınan 15.06.2017 tarihli bilirkişi raporundaki ‘…davacının yukarıda da belirtildiği üzere 25 yıl 11 ay 27 gün 4/1-b sigortalılığı ve 1 ay 15 gün (45 prim günü) 4/1-a sigortalılıkları esas alındığında 26 yıl 1 ay 12 gün prim ödediği, davacının 20.01.1965 doğumlu olması nedeniyle tahsis başvuru tarihi 30.05.2016 tarihi itibariyle 51 yaş 4 Ay 10 günlük olduğu ve böylece prim ödeme ve yaş koşulu gerçekleşmiş olan davacının Kuruma prim borcunun bulunmaması halinde davacıya tahsis başvurusun takip eden aybaşı 01.06.2016 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerekecektir’ tespiti davacının Kuruma verdiği 30.05.2016 tarihli tahsis talep ve beyan taahhütnamesi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanma şartlarına sahip olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirterek yaşlılık aylığı bağlanması şartlarını (yaş ve sigortalılık süresi yönünden) taşıyan davacının 30.05.2016 başvuru tarihini takip eden ay başı olan 01.06.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ile ödenecek yaşlılık aylıklarının ödenmeleri gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacı tarafından yaşlılık aylığı bağlanması şartlarını taşıdığından bahisle açılan davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının 04.01.1990 tarihli İstiklal Vergi Dairesi kaydına istinaden tescilinin yapıldığını, 06.04.1990 tarihinde vergi dairesi kaydının sona ermesi ile sigortalılığı sona erdirildiğini, 11.05.1998 tarihinde yine aynı Vergi Dairesi kaydına istinaden sigortalılığının yeniden başlatıldığını ve halen devam ettiğini, vergi dairesi terk ve yeniden başlama tarihleri arasında (06.04.1990-11.05.1998) her hangi bir oda, Esnaf Sicil Müdürlüğü ve Şirket ortaklığı bulunmadığından davalı Kurumun sigortalısı olmadığının anlaşıldığını, davacının yaşlılık aylığı talebi daha önceden davalı Kurum aleyhine açılmış 2016/110 Esas nolu tespit davasının konusu olmasına rağmen davacı yanca süresinde belirtilmediğinden iş bu yeni davaya konu edildiğini, açılan ilk davanın davalı Kurumca istinaf edildiğini ve kesinleşmediğini, davacının emekli aylığı talebinin iş bu dava ile doğrudan bağlantılı olması nedeniyle iş bu davanın bekletici mesele yapılmasının zorunlu olduğunu savunmuş, yersiz açılann davanın zamanaşımı yönünden reddine, esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dosya kapsamındaki mevcut bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tahsis başvurusunu 30.05.2016 tarihinde taahhütlü olarak posta kanalı ile göndermiş ve söz konusu başvuru 12.06.2016 tarih ve 3812827 sayı ile Kuruma intikal etmiş olmakla, davacıya 01.07.2016 tarihnden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
-Davanın kabulü ile
-Davacının 12.06.2016 tarihinde Kuruma intikal eden tahsis başvurusunu takip eden ay başı olan 01.07.2016 tarihinden itibaren emekli aylığına hak kazandığının tespitine, ödenmesi gereken aylıkların yasal faizi ile ödenmesine…” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların Mahkemece dikkate alınmadığını savunmuş, usul ve yasaya aykırı İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Somut olayda, davacının Mersin 1. İş Mahkemesi 2018/156 Esas 2018/277 Karar sayıl dosyasında, davacının 06.04.1990-31.12.2016 tarihleri arasında isteğe bağlı 4/1-b sigortalısı olduğunun tespitini talep ettiği, mahkemece verilen kabul kararının istinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek, 07.10.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Davacının, 12.06.2016 tarihli yaşlılık aylığı tahsis başvurusuna karşı verdiği 27.07.2018 tarihli yazı cevabında, mevcut tespit dosyasının kesinleşmesi halinde, istenildiği takdirde talebin inceleneceğinin belirttiği görülmektedir.

Davacının yaşlılık aylığı şartları bakımından yapılan incelemede, 20.01.1965 doğumlu olduğu, ilk sigorta başlangıç tarihinin 31.12.1989 olduğu, 31.12.1989-31.12.1989 tarihleri arasında 4/1-a sigortalısı, 06.04.1990-31.12.1996 tarihleri arasında 4/1-b sigortalısı (Mahkeme ilamı ile kesinleşerek), yine 11.05.1998-30.06.2016 tarihleri arasında 4/1-b sigortalısı olduğu, böylece davacının 25 yıl 3 ay 2 gün sigortalılık süresinin olduğu, tahsis talep tarihi itibariyle 51 yaşını doldurduğu , bu hali ile 1479 sayılı Kanun geçici 10/2 maddesi h bendi gereğince yaşlılık aylığı şartlarını taşıdığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, ilgili dosyanın bekletici mesele yapılmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesi sonucunda da, davacının tahsis başvurusun Kuruma intikal tarihi olan 12.06.2016 tarihini takip eden ay başı olan 01.07.2016 tarihinden itibaren aylık bağlanmasına ve davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu kanaatine varılmıştır

Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355 inci maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf taleplerinin, HMK 353/1 –b1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının 01.06.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ile ödenecek aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 1479 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.