10. Hukuk Dairesi 2024/7029 E. , 2024/7214 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/62 E., 2024/173 K.
KARAR : Kısmen kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazası olduğunun tespiti ve iş göremezlik oranını tespitini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.09.2013 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti ile iş göremezlik oranının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı SGK vekili, davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı DEDAŞ vekili, davacının kendi çalışanları olmadığını, ihale ile iş alan yüklenici firma işçisi olduğunu, davanın husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/20 Esas -2022/580 Karar sayılı kararıyla; iş kazası tespitine yönelik dava bakımından; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının maluliyet oranının belirlenmesine ilişkin dava bakımından; davanın kabulü ile davacının 05.09.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle %11,1 oranında meslekte kazanma gücünden yoksun kaldığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.04.2023 tarih ve 2023/325 Esas - 2023/339 Karar sayılı kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 28.09.2023 tarih ve 2023/7530- 2023/8893 sayılı kararında; "davacının davaya konu kazanın gerçekleştiği tarihte bildirimlerinin dava dışı şirketlerden olduğu anlaşılmakla bildirimlerin yapıldığı dava dışı şirketler ile davalı ...Ş. arasındaki sözleşmelerin celbi ile aralarındaki ilişkinin niteliği ve aralarında asıl/alt işveren ilişkisi olup olmadığı tespit edilmeli, tespiti durumunda HMK 124 üncü madde uyarınca bu şirketlerin de davaya dahil edilerek uyuşmazlığı tüm taraflar yönünden kesin surette çözüme kavuşturacak bir karar verilmelidir.
İş kazası yönünden verilen karar verilmesine yer olmadığına dair karar davalı Kurum açısından yerinde ise de davalı şirket yönünden hüküm kurulması gerektiğinden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve Kanun'a aykırı olup bozmayı gerektirmektedir. " gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava devam ederken Kurumca dava konusu olayın iş kazası olduğu yönünde yapılan tespit karşısında, davanın davalı SGK yönünden dava konusuz kaldığı, diğer davalı asıl işveren Dicle Elektrik Şirketi ile dava dışı alt işveren Andaç Gruç ve Dorate Grup Şirket Ortaklığı yönünden ise 05.09.2013 tarihinde yaşanan olayın iş kazası olduğunun tespite karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... ve Dağıtım A.Ş. vekili, davacının kendi çalışanı olmadığını, husumet itirazlarının olduğunu, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun ve daha önce alınan raporlarda, kişideki mevcut hastalığın davalı Kurumda fazla çalışma ile illiyet bağının olmaması yönündeki mütalaalara itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, maluliyete neden olacak şekilde araz bulunmadığı tespit edilmiş olmasına karşın maluliyet tespitinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı SGK vekili, davacının Kuruma başvurusu üzerine iş kazası tespiti yapıldığını, davanın konusuz kaldığını, davanın açılmasına sebebiyet vermemesi nedeni ile aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maluliyete ilişkin tespit hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun ve iş göremezlik oranın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Eldeki davaya konu olayın meydana geldiği tarih itibari ile davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesidir. Maddenin birinci fıkrasında iş kazası,
“a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) (Değişik bend:17.04.2008- 5754 S.K./8. mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) (Değişik bend: 17.04.2008- 5754 S.K./8. mad) Bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.
İş kazası nedeniyle sosyal sigorta yardımlarının yapılabilmesi öncelikle Kurumun zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası olduğunu kabul etmesine bağlıdır. İş kazası olgusu Kurumca kabul edilmezse somut olayda olduğu gibi sigortalının ya da hak sahiplerinin olayın iş kazası olduğunu dava yolu ile tespit ettirmesi gerekmektedir.
İş kazasını meslek hastalığından ayıran en önemli husus iş kazasının ani meydana gelen bir olay olmasıdır. Ani olayın gerçekleşmesinden sonraki bir vakitte sigortalıda bedenen veya ruhen zararlar meydana gelebilmektedir. Burada önemli olan husus meydana gelen zarar ile ani olay arasında illiyet bağının olup olmadığı meselesidir. Kanunda iş kazası tanımlanırken dıştan gelen bir etkinin varlığından bahsedilmemiştir. Bu nedenle sigortalının kalp krizi veya beyin kanaması geçirmesi ile intihar etmesi de iş kazası kapsamında değerlendirilmektedir. Burada önemli olan bir husus, olayın iş kazası sayılması ile işverenin kazanın meydana gelmesinde kusuru olup olmadığı halinin karıştırılmaması gerektiğidir. Zira bir olayın iş kazası sayılması ile işverenin kusurunun bulunması durumu aynı değildir. Önemine binaen belirtmek gerekir ki illiyet bağının varlığı için sigortalının yaptığı iş ile gerçekleşen kaza arasında bir bağ olması gerekmektedir (Özdemir, ..., Türk Mevzuatında İş Kazasının Tespiti Davaları, Yargıtay Dergisi, Temmuz 2018, cilt 44, sayı 3).
2) Diğer taraftan, olay tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi hükmüne göre alt işveren, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3 üncü kişidir.
Asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığı için, öncelikle, işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverinin işverenlik sıfatına sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.
İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatını haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir.
Alt işveren sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise, asıl işverenden istenilen işin, asıl iş, ya da, işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır.
3. Değerlendirme
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
Eldeki davada ise, Mahkemece verilen kararın, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılması gereği belirtilerek Dairemizin 28.09.2023 tarihli ilamıyla bozulmasına karar verilmiş, Mahkeme tarafından bozmaya uyulmuştur. Ancak bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Davacının davaya konu kazanın gerçekleştiği tarihte bildirimlerinin dava dışı şirketlerden olduğu anlaşılmakla bildirimlerin yapıldığı dava dışı şirketler ile davalı ...Ş. arasındaki sözleşmelerin celbi ile aralarındaki ilişkinin niteliği ve aralarında asıl/alt işveren ilişkisi olup olmadığı tespit edilmeli, tespiti durumunda HMK 124 üncü madde uyarınca bu şirketlerin de davaya dahil edilerek uyuşmazlığı tüm taraflar yönünden kesin surette çözüme kavuşturacak bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!