10. Hukuk Dairesi 2024/7011 E. , 2024/8783 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/39 E., 2024/121 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında görülen rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, taraf vekilleri tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, taraf vekilleri tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın,taraf vekilleri tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı ve davalı .... Tic. A.Ş vekilleri ile davalı ... tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkil Kurum sigortalısı ...'ın 03.05.2011 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefatı nedeniyle uğranılan Kurum zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.05.2015 tarih, E.2013/1301, K.2015/185 sayılı kararıyla; "... Toplanan deliller, taraf beyanları, kusur raporu, hesap bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı şirkete ait iş yeri işçilerinden Kurum sigortası ...'ın 03.05.2011 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiği Kurum tarafından peşin değerli gelir bağlandığı, hak sahiplerinin maddi zarar tavanları ile davacı Kurumun bağladığı gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin karşılaştırılması sonucu peşin sermaye değerlerinin maddi zarar tavan miktarı içinde bulunduğu anlaşıldığından davalının kusuruna tekabül eden miktar davacı Kurum tarafından istenebileceğinden açılan davanın kabulüne" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 04.12.2017 tarih ve E.2015/24752, K.2017/8592 sayılı kararında; "...Ceza dosyasında davalı işyerinde ustabaşı olarak çalışan kazalının, yapılan nakliye işi ile bağlantılı olarak yükün yaklaşık 30 ton kapasiteli mobil vince tam olarak yerleştirilmesi ve bağlanması için yükün üstüne çıktığı esnada eşyanın dengeli bir şekilde yerleşip yerleşmediğini kontrol etmek için vinç operatörüne vinci hareket ettirmesini söylemesi üzerine vincin hareket etmesiyle kırma noktasındaki pimin çift taraflı koparak kazalının 2,5 metre yükseklikten düşerek ölmesiyle sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, hükme esas alınan kusur raporunda davalı işverenin % 80, kazalının % 20 kusurlu olduğu kabul edilmişse de kusurun oluşa uygun olmadığı anlaşılmakla; Mahkemece ceza dosyası da celp edilmeli, ceza dosyasındaki oluş şekli göz önünde bulundurularak somut olayın ortaya konulması, işçinin kaldırma sırasında yükün üzerinde durmasının gerekip gerekmediği, yükün üzerinde durmaması halinde kazanın meydana gelip gelmeyeceği, yüklemenin kuralına göre ne şekilde yapılması gerektiği hususları irdelenmek suretiyle olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun, soyut ifadelere dayanmayan, uzman bilirkişi kurulundan alınacak kusur raporu alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik ve yanlış değerlendirme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 08.05.2019 tarih ve 2018/64 E., 2019/147 K. sayılı kararı ile "toplanan deliller, taraf beyanları, kusur raporu, hesap bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı şirkete ait iş yeri işçilerinden kurum sigortası ...'ın 03.05.2011 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiği Kurum tarafından peşin değerli gelir bağlandığı, hak sahiplerinin maddi zarar tavanları ile davacı Kurumun bağladığı gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin karşılaştırılması sonucu peşin sermaye değerlerinin maddi zarar tavan miktarı içinde bulunduğu anlaşıldığından Yargıtay bozma ilamına, bozma ilamı sonrası dosya ekine alınan kesinleşen ceza dosyası, ek rapor, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş, davacı kurumun sigortalının hak sahiplerine ödediği miktarları HMK 107 ve 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre talep ettiği, iddialarını ispat ettiği anlaşılmış, davalının kusuruna tekabül eden miktar davacı Kurum tarafından istenebileceğinden açılan davanın kabulüne" karar verilmiştir.
C. 2'nci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 15.01.2020 tarih ve 2019/4850 E., 2020/208 K. sayılı kararında; "...Mahkemece, bozma ilamı sonrasında alınan ek raporla davalı işverenin % 80, kazalının %20 kusurlu olduğu kabul edilmişse de; kazalının, iş yerinde uzun süreden beri çalışan ekip şefi konumunda olduğu halde, iş tecrübesinin gereklerine aykırı olacak şekilde yükün bağlanması için vinç üzerinde bulunduğu esnada yükün üzerinden inmediği, yük kaldırma işlemi yapılırken vincin kırma noktasındaki pimin kopması sonucu 2,5 metre yükseklikten yere düşmesi sonucu vefatıyla sonuçlanan iş kazasında, kazalı sigortalının yaşı, tecrübesi, iş deneyimi dikkate alındığında, hükme esas alınan ek kusur raporunun, işverenin kusurunun tespiti noktasında yetersiz olduğu anlaşılmakla; Mahkemece, önceki bozma ilamı da gözönünde bulundurularak ek rapor şeklinde değil, yeniden farklı bir uzman bilirkişi kurulundan olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun, soyut ifadelere dayanmayan kusur raporu alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik ve yanlış değerlendirme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.04.2022 tarih ve 2020/64 E., 2022/171 K. sayılı kararı ile "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın, davacı Kurum sigortalısı dava dışı ...'ın 03.05.2011 tarihinde geçirdiği iş kazası sonrası vefat etmesi nedeniyle mirasçısına ödenen peşin sermaye değerinden dolayı oluşan Kurum zararının davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkin olduğu, taraflarca yasal süre içerisinde bildirilen ve uyuşmazlığın esasına etkili olduğu değerlendirilen tüm delillerin celp edildiği, bozma ilamı gözetilerek dosyanın ilk olarak kusur yönünden bilirkişi heyetine, akabinde hesap yönünden uzman bilirkişiye tevdi edildiği, bu doğrultuda dosyaya ibraz olunan 09.11.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile 24.03.2022 tarihli hesap bilirkişisi ek raporunun dosyadaki bilgi ve belgeler ile uyumlu, hükme esas almak için yeterli ve denetime elverişli bulunduğu, buna göre, sigortalı ...'ın 03.05.2011 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiği, Kurum tarafından ... sigortalı mirasçısına peşin değerli gelir bağlandığı, bu şekilde Kurum zararının oluştuğu, davalı işverenin %50 ve dava dışı sigortalının %50 oranında kusurlu olduğu, davacı Kurumun 5510 sayılı Kanun'un 21 inci ve 76 ncı maddesine göre kurum zararını tahsil etmekte haklı olduğu anlaşıldığından hükme esas alınan bilirkişi raporları ile talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kısmen kabulüne " karar verilmiştir.
E. 3'üncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 22.09.2022 tarih ve 2022/7959 E., 2022/11140 K. sayılı kararında; "...eldeki davada, ceza dosyasında olayın, davalı işyerinde ustabaşı olarak çalışan kazalının, yapılan nakliye işi ile bağlantılı olarak yükün yaklaşık 30 ton kapasiteli mobil vince tam olarak yerleştirilmesi ve bağlanması için yükün üstüne çıktığı esnada eşyanın dengeli bir şekilde yerleşip yerleşmediğini kontrol etmek için vinç operatörüne vinci hareket ettirmesini söylemesi üzerine vincin hareket etmesiyle kırma noktasındaki pimin çift taraflı koparak kazalının 2,5 metre yükseklikten düşerek ölmesiyle sonuçlandığı şeklinde; Mahkemece, bozma sonrasında alınan bilirkişi raporunda ise, iş makinelerinin nakli için görevlendirilen ekipte sigortalı işçinin ekip şefi olarak görev aldığı, yapılan nakliye işi ile bağlantılı olarak yaklaşık 8 ton ağırlığındaki makineyi ...'ın sevk ve idaresindeki 30 ton kapasiteli mobil vincin halatına bağladığı ve vinci kendisinin yönlendirdiği, iki metre yüksekliğinde olan makinenin teraziye alınması kapsamında 5 cm kadar yukarı kaldırılarak bağlantısının kesilmesinin gerektiği, yükün mobil vince tam olarak yerleştirilmesi ve bağlanması için sigortalı işçinin makinenin üzerine çıktığı, kontrol etmek için vinç operatörüne vinci hareket ettirmesini söylemesi üzerine vincin hareket etmesiyle kırma noktasındaki mafsal piminin çift taraflı koptuğu, bom vinç kolunun prese çarpmasıyla pres üzerinde bulunan sigortalı işçinin dengesini kaybederek yaklaşık 2,5 metre yükseklikten düştüğü şeklinde ifade edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, vincin 30 ton kapasiteli olduğu anlaşılmakla taşıdığı yükün 8 ton olması nedeniyle kapasite fazlası yükleme bulunmadığı, yüklemeyi bizzat ekip şefi konumunda olan ölen kazalının yaptığı, başka bir çalışanın dahlinin bulunmadığı, işyerinde ondan başka yetkili kimse bulunmadığı, vincin üstüne çıkıp bağlama yaptıktan sonra kaldırma talimatını da bizzat kendisinin verdiği ve iş organizasyonunu kendisinin yaptığı, operatörün vinci kaldırma sırasında bomun prese çarpması olayının meydana geldiği ve bundan sonra bom piminin koparak sigortalının yükle birlikte düştüğünün anlaşılması karşısında vinç bomunun çarpması olayının kazanın oluşumuna etkisi üzerinde durulmak ve bu kapsamda çarpmayı gerçekleştiren 3. kişi vinç operatörünün kusuru olup olmadığı ve sigortalının kusurunun işveren kusurundan daha fazla olduğu değerlendirilmek suretiyle işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 12.03.2024 tarih ve 2023/39 E., 2024/121 K. sayılı kararı ile; "... kazanın meydana gelmesinde davalı .... Tic. A.Ş.'nin %35 (Y.Otuz Beş) oranında kusurlu olduğu, birleşen dosya davalısı ...'ın %5 (Y.Beş) oranında kusurlu olduğu ve ... işçi ...'ın %60 (Y.Altmış) oranında kusurlu olduğu, davacı Kurumun 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca Kurum zararını tahsil etmekte haklı olduğu anlaşıldığından hükme esas alınan bilirkişi raporları ile talep artırım dilekçesi birlikte gözetilerek asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne ve asıl dava yönünden (01.03.2014 tarihli ıslah dilekçesinde ileri sürülen) fazlaya ilişkin istemin ise reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan ... Nakliye San. Tic. A.Ş. ve ... tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı SGK Başkanlığı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı .... Tic. A.Ş. ve ... davanın reddi gerektiğini beyanla verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanunun 21inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalılardan ... Nakliye San. Tic. A.Ş. vekili ve ... tarafından temyiz dilekçeleri kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve davalılardan ... Nakliye San. Tic. A.Ş. vekili ve ...'ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!