10. Hukuk Dairesi 2024/6939 E. , 2024/8504 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2144 E., 2024/555 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/219 E., 2022/414 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 25.04.2016 tarihinden 13.02.2018 tarihine kadar satış elemanı olarak çalıştığını, oysa sigorta başlangıcının 11.03.2017 tarihinde yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin 25.04.2016 ile 11.03.2017 tarihleri arasında davalının yanında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tespitini istediği sürelerde işyerinde fiili olarak çalışmadığını, işyerinin 01.07.2016 tarihi itibariyle müvekkilince işletilmeye başlandığını, davacının 11.03.2017 tarihinde yanında çalışmaya başladığını, davacının eşinin tanıdığı bir kişi olduğunu, davacının iddia edilen tarihlerde kendi adına kart bastırıp, kendi nam ve hesabına çalıştığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum kayıtlarına göre davacının davalıya ait işyerinden ilk olarak 11.03.2017 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğunu, 25.04.2016-11.03.2017 tarihleri arasında herhangi bir kayıt olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dosyaya getirtilen bilgi ve belgeler, tanık anlatımları, sunulan telefon ve mail kayıtları yine bordro tanığı ...'in anlatımı, bilirkişi raporu ile tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davacının 01.09.2016-11.03.2017 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde sigortalı sayılmasını gerektirecek şekilde çalıştığı hususunun somut, inandırıcı ve kesin olarak kanıtlandığı" gerekçesiyle;
"1-Davanın kısmen kabulü ile
Davacının 01.09.2016-11.03.2017 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde sigortalı sayılmasını gerektirecek şekilde çalıştığının tespitine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda; whatsapp, e- posta yazışmaları ve dosyaya sundukları diğer delillerle tüm dönem çalışmalarının kanıtlandığını (elektronik ortamda yapılan yazışmaların davalı işyerinin müşterileriyle yapıldığını) ileri sürmüş ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; işyerinin vergi kayıtları ile de sabit olduğu üzere 01.07.2016 tarihinden itibaren müvekkili tarafından işletildiğini, davacının fiilen bu tarihten itibaren çalıştığını elektronik yazışmalarının müvekkilinin işyeri ile ilgili olmayıp, müvekkilinin eşini ilgilendirdiğini, bilgisayar tamiri, grafik tasarımı yapan davacının müvekkilinin eşinin yönlendirdiği müşterilerin işlerini zaman zaman yaptığını, diğer tanıkların beyanları dikkate alınmaksızın sadece ...'in beyanının esas alınmasının yerinde olmadığını ileri sürmüş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda; tanık beyanlarının ispata yeterli olmadığını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Somut olayda, davacının 11.03.2017 tarihinden itibaren 13.02.2018 tarihine kadar davalıya ait ... sicil numaralı kırtasiye işyerinden çalışmalarının bildirildiği, bir kısım bordro tanıklarının ... Şubesinin 2017/Temmuz ayında açıldığı, davacının da ... Şubesi açıldıktan sonra çalışmaya başladığı yönünde beyanda bulundukları, davacının 2017/3 üncü aydan itibaren sigorta bildirimlerinin başlatılması ve davalı işverenin vergi kaydının 01.07.2016 başladığını bildirmesi nedeniyle, ... Şubesinin resmi olarak 2016/Temmuz ayında faaliyete geçtiği, bordo tanığı ...'in 2016/9 uncu aydan itibaren bu işyerinden sigortalı olarak bildirilmesi ve davacıyla beraber çalıştıkları yönündeki beyanı nedeniyle 2016/9. aydan itibaren davacının çalıştığının ispatlandığı anlaşılmakla davanın kısmen kabule dair Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı, davalı işveren ve fer'i müdahil SGK vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
2. 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
3) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
Eldeki davada, davacı, 11.03.2017 tarihli sigorta bildirimi öncesinde işe başladığını iddia ederek 25.04.2016 tarihinden itibaren olan çalışmalarının tespitini talep etmiş olup Mahkemece 01.09.2016 tarihinden itibaren hizmet tespitine karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, dinlenilen bordro tanıklarından biri davacının bildirimli dönemi öncesinde arıza olduğunda tamir için çağrıldığını, sürekli bir çalışmanın olmadığını, diğer tanık ise sürekli çalıştığını belirtmiştir. Tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiştir. Mahkemece, öncelikle davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında beyanı alınmak suretiyle hangi tarihte, işyerinin hangi şubesinde, kimlerle çalıştığı, ne iş yaptığı tamir işinde mi baskı işinde mi çalıştığı hususu açıklığa kavuşturulmalı, tamir işi için geldiğinin anlaşılması halinde hizmet akdinin unsurları tartışılmalı, bordro tanıklarının yetersiz olması halinde gerekirse komşu işyeri tanıkları, müşteriler tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!