10. Hukuk Dairesi 2024/6857 E. , 2024/7872 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2378 E., 2024/1038 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/82 E., 2023/310 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi (506 sayılı Kanun) kapsamındaki sigortalılığı esas alınarak, 2829 sayılı Kanun'a göre 4/b Bağ-Kur hizmetleri birleştirilmeden, tahsis talep tarihi olan 29.12.2021 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile ödenmesi gereken aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca hizmet birleştirmesi yapılmaksızın aylık bağlanması yasal olanağı bulunmadığını, son 7 yıllık fiili prim ödeme gün sayısının fazla olduğu statüye göre aylık bağlanması gerektiğini öngören Kurum işleminde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre somut olayda, davacı ...’in tahsis talep tarihi olan 29.12.2021 tarihi itibariyle 52 yaşını doldurduğu, 31 yıllık sigortalılık süresi ve 4/1-a kapsamında toplam 5.949 gün primi ödenmiş hizmetinin bulunduğu, tahsis talebinde bulunduğu tarihte aynı zamanda 4/1-b sigortalılık kapsamındaki toplam 2149 günlük hizmeti eklenmeksizin tarafına yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduğu, ancak davalı Kurum tarafından davacının bu talebi dikkate alınmadan ve zorunlu olarak 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmet birleştirmesi yapılmak suretiyle 4/1-a kapsamındaki yaşlılık aylığı talebinin reddedilmiş olmasının, daha fazla prim ödemesi yapmış olanların cezalandırılması anlamına geleceği, bu itibarla Kurum işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 13450668812 TC kimlik numaralı davacı ...'in 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında geçen hizmetlerinin tek başına yaşlılık aylığı bağlanmasına yeterli olduğu anlaşılmakla, davacının 29.12.2021 tarihli tahsis talep tarihine takip eden aybaşı olan 01.01.2022 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile bağlanacak aylıklara tahakkuk ettikleri aylar itibariyle yasal faiz uygulanmak suretiyle davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; sigortalılık hallerinin birden fazlasına tabi olan davacı yönünden, 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi uyarınca işlem yapılmasının yasal düzenlemelere uygun olduğunu, 1479 sayılı Kanun'un geçici 10/k maddesi koşullarını taşımayan davacıya aylık bağlanması olanağı bulunmadığı gibi, faiz başlangıç tarihi konusunda 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi hükmünün gözardı edilmesinin de yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, aylık başvurusu yaparken, hizmet birleştirmesi yapılmaksızın, salt 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi (506 sayılı Kanun) kapsamındaki sigortalılık süresi üzerinden aylık bağlanması istemini dile getiren davacı yönünden, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B maddesi uyarınca aylık koşullarının irdelenme zorunluluğu bulunduğundan; 11.11.1990-31.10.2009 tarihleri arası dönemde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi (506 sayılı Kanun) kapsamında 5.949 gün prim ödemesi çekişmesiz bulunan davacının, 29.12.2021 tarihli yaşlılık aylığı başvuru tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-ı maddesi koşullarına sahip olduğu belirgin bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesinin aylık bağlanması gereğinin kabulüne ilişkin yaklaşımı usul ve yasaya uygun ise de, 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesinin “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, Kurumun, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan itibaren faiz alacağı ile sorumlu tutulması gereğinin gözardı edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, belirlenen hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği dikkate alınarak; HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılığın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle, hüküm bu yönüyle düzeltilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!