WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6836 E.  ,  2024/7785 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2259 E., 2024/348 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/170 E., 2022/301 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 10.09.2003 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile davalının konutunda yatılı hizmetçi olarak işe başladığını, 31.10.2013 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, ancak davalı tarafından sigorta bildiriminin yapılmadığını primlerinin ödenmediğini, davacı tarafından yapılan ihbar üzerine davalıya ait evde SGK denetmenleri tarafından 20.12.2012 tarihinde yapılan denetim neticesinde davalının evinde ev hizmetlerinde çalıştığının tespit edildiğini, sonrasında davacının işine son verildiğini, sigortasının yapılmaması nedeniyle davacının isteğe bağlı sigorta primi ödediğini beyanla, davacının 10.09.2003- 31.10.2013 tarihleri arasında davalıya ait evde hizmetli olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle davacının SGK tarafından düzenlenen tutanaklar uyarınca 24.12.2011 tarihinde işe girmiş olduğunun kabulü gerektiğini, davacının SGK denetmen evrakında 10.08.2011 tarihinde çalışmaya başladığını beyan ederek tutanağı imzaladığını, davacının kurum denetmeni konuta geldikten sonra kendi iradesi ile konuttan ayrıldığını, davacının asgari ücret ile çalıştığını, davacının Türk Vatandaşlığını 18.07.2011 tarihinde kazandığını, bu tarihten önce çalışma izni olmadan çalışmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir.

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Kurum kayıtlarına göre herhangi bir tescil ve hizmet bilgisinin bulunmadığını, kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini, fiili çalışmanın ve ücret iddiasının usulünce ispat edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde eldeki davada; SGK denetmenleri tarafından 24.12.2012 tarihinde yapılan yerel denetimde, davacının davalıya ait konutta hizmet akdiyle çalıştığının tespit edildiği; davacının denetmenelere verdiği beyan üzerine davalı adına resen 24.12.2011 tarihinden itibaren iş yeri tescili yapıldığı,

Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ...'in davalıya ait şirkette çalıştığını, davalının evine ara sıra gidip geldiğini, davacıyı bu nedenle tanıdığını, davacının davalıya ait evde 2011 yılının sonlarında başlayarak bir yıl hizmetçi olarak çalıştığını beyan ettiği; davalı tanığı ...'un davalının oğlu olduğunu, davacının davalıya ait evde bir süre yatılı kalarak temizlik işlerini yaptığını, 2011 yılının Aralık ayı gibi çalışmaya başlayarak bir yıl çalıştığını beyan ettiği; davacı tanığı ...'ın davacının çalıştığı konuta yakın bir markette çalıştığını, davacının 2003-2004 yılları arasında markete müşteri olarak gelmeye başladığını hatırladığını, alışveriş yaptığında yükü ağır olduğu zamanlarda yükünü taşımak için eve kadar yardım ettiğini, bu nedenle çalıştığı eve gittiğini, davacının kendisine ev işlerinde çalıştığını söylediğini, davacının iki yıldır markete gelmediğini (tanık 17.09.2014 tarihli celsede dinlenilmiştir) beyan ettiği; davacı tanığı ...'ün diğer tanık gibi markette çalıştığını, davacının marketin müşterisi olduğunu, son bir yıldır davacıyı görmediğini (tanık 17.09.2014 tarihli celsede dinlenilmiştir), davacının kendisine bir evde bakıcılık yaptığını söylediğini beyan ettiği; davacı tanığı ...'ın davalının oturduğu binada kapıcı olarak 15 yıl çalıştığını, bir yıl önce emekli olduğunu (tanık 17.09.2014 tarihli celsede dinlenilmiştir), davacının 10 yıldan beri davalıya ait evde hizmetçi olarak çalıştığını, 2013 yılında işten ayrıldığını beyan ettiği,
Hizmet tespiti talebi bakımından;
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, buna göre; davacının Türkiye'ye giriş çıkış kayıtlarına göre hizmet tespitine engel olacak şekilde uzun süreli çıkış kaydının olmadığı; 15.07.2011 tarihinde Türk Vatandaşlığına alınmış olduğu; yabancı işçilerin çalışma izni bulunmadığı dönemler bakımından, çalışma konusunun yabancılar bakımından yasak olmadığı hallerde, işçinin işe başlaması ve fiilen çalışması durumunda iş akdinin geçerli sayılması gerektiği; 506 sayılı Kanun'un 3/I-G maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 3, 6 ve 4/II-c maddeleri uyarınca davacının sigortalı sayılmayacak kişilerden olmadığı; 2007 sayılı Türkiye’de Türk Vatandaşlarına Tahsis Edilen Sanat ve Hizmetler Hakkında Kanun ile bu Kanunu yürürlükten kaldıran 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun hükümleri sonrasında Türk Vatandaşlarına özgülenen iş meslekler bakımından farklı kanunlarda yapılan özel düzenlemeler haricinde yabancıların çalışmasına bir engel bulunmadığı, davacının ev hizmetlerinde çalıştığı ve ev hizmetlerinde çalışmanın yabancılara yasaklanmış bir iş niteliğinde olmadığı,

Davacı tanıklarının hizmet cetvellerinin incelenmesinde uyuşmazlık konusu tarihleri kapsar şekilde çalışmalarının bulunduğu, böylece davacının çalışma iddiasının tanık beyanları ile ispatlanmış olduğu,
Davacının hizmet cetveline göre, 24.12.2011- 24.12.2012 tarihler arasında davalıya ait iş yerinden sigorta bildiriminin yapılmış olduğu; dava ve cevap dilekçelerindeki beyanlar ile davalı tanıklarının beyanları birlikte değerlendirildiğinde Kurum denetmenleri tarafından denetim yapıldıktan sonra aralarında bu yönde bir husumet ortaya çıkması nedeniyle davacının davalı yanında çalışmaya devam etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı tanıklarının davacının 2012 yılının sonlarına kadar ve Aralık ayına kadar çalıştığı yönünde beyanda bulundukları, bu nedenle 24.12.2012 tarihi sonrasında davacının çalışma iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmış,

Prime esas kazancın tespiti talebi bakımından;
İstinaf kaldırma kararında belirtildiği üzere, ücrete ilişkin ihtilafta tanıkla ispatın sınırının 1 yıllık ücret üzerinden belirlenmesi gerektiğinden, taraflara verilen kesin süre içerisinde, taraflarca davacının prime esas kazancına ilişkin dosyaya herhangi bir yazılı delil veye yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge sunulmamış olduğu, Yerleşik Yargıtay İçtihatları doğrultusunda davacı tarafın asgari ücretin üzerinde ücret aldığı iddiasının kanıtlanamadığı, prime esas kazanç talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği" gerekçesiyle
"Davanın kısmen kabulüne
11922156300 T.C. Kimlik numaralı, davacı ...'ın; davalı işveren ... ünvanlı işyerinde;
10.09.2003-31.12.2003 tarihleri arasında 110 gün,
01.01.2004-30.06.2004 tarihleri arasında 180 gün,
01.07.2004-31.12.2004 tarihleri arasında 180 gün,
01.01.2005-31.12.2005 tarihleri arasında 180 gün,
01.01.2006-31.12.2006 tarihleri arasında 180 gün,
01.01.2007-30.06.2007 tarihleri arasında 180 gün,
01.07.2007-31.07.2007 tarihleri arasında 180 gün,
01.01.2008-30.06.2008 tarihleri arasında 180 gün,
01.07.2008-31.12.2008 tarihleri arasında 180 gün,
01.01.2009-30.06.2009 tarihleri arasında 180 gün,
01.07.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 180 gün,
01.01.2010-30.06.2010 tarihleri arasında 180 gün,
01.07.2010-31.12.2010 tarihleri arasında 180 gün,
01.01.2011-30.06.2011 tarihleri arasında 180 gün,
01.07.2011-23.12.2011 tarihleri arasında 173 gün süreyle asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, fiili çalışmanın ispat edilemediğini, Kurumun tabi hasım olup aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek,

Davalı ... vekili; gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ...tevziat saatlerinde iş takibi sebebiyle' meşkuliyetinden...' şeklinde kaşe vurularak tebliğin çalışana yapıldığına yer verilmişse de ''iş takibi sebebiyle meşguliyetin'' adreste olmadığını göstermeyeceğini, kaşenin matbu olmasının dahi posta memuru tarafından herhangi bir araştırma yapılmadığını gösterdiğini, öğrenme tarihinin 29.05.2023 tarihi olup bu tarihin esas alınması gerektiğini, denetmen raporunda davacının kendi istek ve rızasıyla işe giriş tarihini 10.08.2011 olarak beyan ettiğini, davacı tarafından beyan edilen ve imzalanan denetmen raporunun aksini ispat eder nitelikte dosyada delil bulunmadığını, davacının talep tarihlerinde çalışmaizninin olmadığını, tanık anlatımlarına neden itibar edildiğinin gerekçelendirmeyerek, davacının hizmet tespiti talebinin kabulüne karar verilmesinin hukuk ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İncelemede; dosya kapsamı itibariyle dinlenen tanıklar celp edilen bilgi ve belgeler karşısında; davacının ev hizmetlerinde çalıştığı, yabancılara yasaklanmış bir işte çalışmadığı, denetim raporundan sonra davalı iş verenin 24.11.2011 tarihinden 24.11.2012 tarihine kadar hizmetlerini gösterir prim belgelerini verdiği ve primlerini ödediği, davacının iş akdinin sona erdiği tarihe göre hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde davanın açıldığından hak düşürücü sürenin geçmediği, talep edilen dönemde iş yerinin faal ve kapsamda olduğu, tanık beyanlarına göre davacının Mahkemece kabul edilen dönemlerdeki fiili çalışmasının ispatlandığı anlaşılmış olup,

HMK.'nın 355 maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının oy birliği ile esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. Değerlendirme
Eldeki dava, davacının, davalı işyeri nezdinde 10.09.2003- 31.10.2013 tarihleri arası çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de Mahkemece verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda, Bulgaristan Vatandaşı olan davacının 15.07.2011 tarihinde Türk vatandaşlığına alındığı, 08.01.2013 tarihli Sosyal Güvenlik Denetmen Raporunda, davacının işe giriş tarihinin 10.08.2011 ve aylık brüt ücretinin 1.650,00 TL olduğunun tespit edildiği belirtilmiş; 24.12.2012 tarihli durum tespit tutanağında davacı işyerinde bizzat görülerek davacının oturma izinleri süresinde giriş çıkış yaptığı, tam gün ve kesintisiz çalıştığı hususları belirtilerek davacının 24.11.2011-24.12.2012 tarihlerinde ayda 30 gün üzerinden çalışmalarının tespit edildiği, tutanağın "işe giriş tarihi" kısmında 10.08.2011 tarihinin yazılı olduğu ve davacının da tutanağı imzaladığı anlaşılmakla Mahkemece bu husus üzerinde durulmadan davacı tanıklarının beyanına göre karar verilmesi hatalıdır.

Mahkemece, davacı tarafından tutanağa atılan imza davacıya sorulmalı, inkar halinde imza incelemesi yapılmalı, hata-hile-ikrah iddiası varsa araştırılmalı, Mahkemece resen komşu işyeri tanıkları dinlenip davacının tam olarak ne iş yaptığı ve hangi tarihler arasında yaptığı sorulmalı, davacının Türk Vatandaşı olmadan önceki dönemde hangi adreste ikamet ettiğini bildirdiği araştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.