WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6832 E.  ,  2024/7244 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/471 E., 2024/176 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/21 E., 2022/234 K.

Taraflar arasındaki hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 05.08.1998 tarihinden, iş akdini haklı nedenlerle tek taraflı olarak fesih ettiği 17.05.2016 tarihine kadar fiilen ve kesintisiz olarak çalıştığını, en son aylık ücreti net 1.900.00 TL olduğunu, işçilik alacaklarına ilişkin Bakırköy 15. İş Mahkemesinin 2016/310 Esasına kayden dava açtıklarını, davalı şirket tarafından SGK’ya düşük ücret beyan edildiğini, gerçeğe aykırı kayıt tutulduğunu, beyanla 05.08.1998 ile 17.05.2016 tarihleri arasında eksik bildirilmiş primlerin tespiti ile SGK kaydının ödenen gerçek ücret doğrultusunda düzeltilmesini, kesintisiz olarak çalışmış olmasına rağmen, 04.09.2015 ile 21.09.2015 tarihleri arasındaki fiili hizmet süresinin tespitine ve SGK kaydının bu tespit doğrultusunda yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı işçinin kendi istek ve doğrultusunda 24.08.2015 tarihinde İş Kanun'un 14-1/5 maddesi uyarınca çıkışının yapıldığını, hak kazanmış olduğu tazminatların ödendiğini, kendi istek ve talebi ile 21.09.2015 tarihinde tekrar çalışmaya başlamış ancak yine sağlık sorunları nedeni ile 17.05.2016 tarihinde işyerinden ayrıldığını, davalı işyerinde uzun yıllar sorunsuz bir şekilde çalıştığını, emeklilik hakkından istifade etmek için ayrıldığını ve tüm işçilik alacakları kendisine ödendiğini, davacının kötü niyetle davayı ikame ettiğini, işyerinden aldığı en son maaşı 1.500.00 TL olduğunu, her ne kadar Bakırköy 15 İş Mahkemesinin 2016-310 Esas sayılı dosyasında 1.900.00 TL ilamı kesenleşmiş ise de bu ilam gerçeği yansıtmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ve davalının Kurum nezdindeki kayıtlarının getirtilerek incelenmesi, Kuruma verilen bordroları ile ücret bordrolarının celbedilerek ücret bordrolarında ki imzasının davacıya ait olması durumunda davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının davasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, ücret miktarı, Kanunda düzenlenen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgeler ile ispatının mümkün olduğunu, tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmaması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ... İncelenen dosya kapsamı, toplanan deliller, aldırılan ek bilirkişi raporu içeriği, Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamı içeriği hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin celp edilip incelenen ticaret sicil kaydına göre ticaret unvanın R.İ.G.A Tekstil sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu ve şirket kaydının faal olarak devam ettiği, dava konusu uyuşmazlıkta, davacı 05.08.1998-17.05.2016 tarihleri arasında davalı işyerindeki prime esas gerçek ücretinin tespiti ile 05.08.1998-01.011.1998 ve 04.09.2015-21.09.2015 tarihleri arasında davalı iş yerinde fiilen çalıştığının tespiti isteminde bulunmuş olup; davacının çalışmaları davalı işveren tarafından SGK'ya kısmen bildirildiğinden hak düşürücü sürenin geçmediği, iş yerinin talep konusu dönemde faal ve kapsamda olduğu, davacının dava konusu dönemde başka iş yerinden bildiriminin bulunmadığı, Kesinleşen Bakırköy 15. İş Mahkemesinin 2016/310 Esas-2017/509 Karar sayılı kararı ile kesinleşen hüküm gereğince hükmedilen alacakların, Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün 2017/31621 Esas dosyasında tahsil edilmiş olup, kararda belirtilen ücretin yukarıda belirtilen kanun maddesi doğrultusunda sadece son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerektiğinden davacının bilirkişi ek raporunda belirtilen davalı işveren nezdinde 2016 yılı Mayıs ayında Kuruma bildirilmesi gereken prime esas fark prim tutarının 7.775,06 TL olduğunun tespitine, kanıtlanmayan fazlaya yönelik istemlerin ise reddi gerektiği" gerekçesiyle;
"Davanın kısmen kabulü ile
Davacının 2016 yılı Mayıs ayında Kuruma bildirilmesi gereken prime esas fark prim tutarının 7.775,06 TL olduğunun tespitine, fazlaya yönelik istemin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı fer'i müdahil Kurum vekili; bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlarının değerlendirilmeyerek hüküm kurulduğunu, hizmet tespit davalarında gösterilmesi gerekli inceleme ve araştırmanın yeterince gösterilmeden hüküm tesis edildiğini, fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "... Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının doğum tarihinin 01.01.1974 olup, sigorta hizmet cetveline göre 04.09.2015 - 21.09.2015 tarihleri dışında 01.11.1998 - 26.06.2016 tarihlerinde 1011970 sicil davalı iş yerinden çalışmalarının Kuruma bildirildiği,

Dava konusunun; davacının 05.08.1998-17.05.2016 tarihleri arasında davalı işyerindeki prime esas-gerçek ücretinin tespiti ile 05.08.1998-01.011.1998 ve 04.09.2015- 21.09.2015 tarihleri arasında davalı iş yerinde fiilen çalıştığının tespiti talebine ilişkin olduğu,

Davalı iş yerinin 02.03.1998 tarihinden itibaren ve halen, faal ve kapsamda olduğu, faaliyetinin tekstil imalatı olduğu, talep edilen döneme ilişkin bordronun Kuruma verildiği,

Bakırköy 15. İş Mahkemesinin 2016/310 Esas sayılı dosyasında, davacının hizmet süresinin 01.11.1998-17.05.2016 tarihlerinde kesintisiz, en son 1.900 TL ücretle çalıştığı kabul edilerek hüküm kurulduğu, UYAP sorgulamasında kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Tanıklar; davacı tanığı ... (2004/8-2007/7, 2010/4-2012/6. aylar arası tarihlerinde davalı iş yerinde sigortalı çalışması var.), davacı tanığı ... (2000/6-2016/6. aylar arası tarihlerinde davalı iş yerinde sigortalı çalışması var.), davacı tanığı ... (2013/4-2013/10. aylar arası tarihlerinde davalı iş yerinde sigortalı çalışması var. ), davalı tanığı ... (2010/7-2021/12. aylar arası tarihlerinde davalı iş yerinde sigortalı çalışması var.), davalı tanığı ... (2004/6-2021/12. aylar arası tarihlerinde davalı iş yerinde sigortalı çalışması var. ) dinlendikleri, banka kayıtlarının bordrolar ile uyumlu olduğu, emsal ücret araştırmasının yapıldığı, davacının kazancının, bildirimi yapılan ücretin üzerinde olduğuna ilişkin dosya içerisinde yazılı delil bulunmadığı gibi yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin de mevcut olmadığı anlaşılmıştır.

Gönderme kararı sonrasında; Mahkemece aldırılan 6.06.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda;" Bakırköy 15. İş Mahkemesinin 2016/310 Esas sayılı dosyası ile ilgili 12.10.2017 tarih ve 2017/509 Esas sayılı kararın, 7.2.2018 tarihinde, istinaf edilmeden kesinleşmiş olduğunun, kesinleşen mahkeme kararına göre primine ilave edilebilecek ücretlerden, 2.000.00 TL fazla çalışma ücreti, 2.629.66 TL fazla çalışma ücreti 300.00 TL genel tatil ücreti, 397.53 TL genel tatil ücreti, olmak üzere toplam 5.327.19 TL'nin Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün 2017/31621 Esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunun ve davacının da beyanında olduğu gibi, 15.12.2017 tarihinde ödendiğinin tespit edildiğinden, davacının işten ayrıldığı Mayıs 2016 ayında 16 günlük sigortaya bildirilmesi gereken prim tutarının, 7.775.06 TL olduğunun" belirtildiği görülmüştür.

İncelemede; davacının, yazılı delille ispatı gerektiren ücret talebine ilişkin iddiasını destekler nitelikte yazılı delil ibraz edememiş olup,

Ancak; 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde belirtilen ücret kavramı içine asıl ücretle birlikte fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti gibi unsurların da girdiği, aynı fıkranın (3) numaralı alt bendinde ise idare veya yargı makamları tarafından belirlenen ücretin prim hesabına esas alınabilmesi için bu tür kazançlara hak kazanmanın yeterli olmadığı, işçilik alacağına ilişkin taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarda mahkemece verilen karar sonrasında işçiye (sigortalıya) ödeme yapılmasının arandığı, bu durumda yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların primlerin sigortalı payını infaz sırasında sigortalıya yapılan ödemeden düşülmesinin işverenin Kuruma karşı prim yükümlülüğünü kaldırmadığı, varsa ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi gerektiği, iş sözleşmesi daha önceki bir tarihte sona erdiği takdirde ise yapılan ödemenin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancını da gözetilmesi gerektiğinin Yargıtay içtihatlarında belirtildiğinden, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020 / (21)10-280 esas, 2022/871 kararı ),

Eldeki davada da Mahkemece, davacının ücretinin belirlenmesinde, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeye uygun karar verildiği anlaşıldığından HMK'nın 355 inci maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu görülmekle, fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 5510 sayılı Kanun'un 80 ve 86/9 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.