WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6818 E.  ,  2024/8502 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2259 E., 2023/1829 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/128 E., 2021/139 K.

Taraflar arasındaki yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ortadan kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının, ... sicil numarası ile ... Tahmil Tahliye San. ve Tic. Ltd. Şti.nin kurucularından ve ortaklarından birisi olduğunu, şirketin ortaklarından biri olduğunu, aynı zamanda çalışan davacının 1040786 unvanlı işyerinde 23.08.2000 tarihinde işe başladığını ve emekliliğe hak kazandığı 12.02.2020 tarihine kadar söz konusu işyerinde çalıştığını, 12.02.2020 tarihli dilekçe ile emeklilik talebinde bulunduğunu, davalı Kurum tarafından 07.07.2020 tarih ve 7996297 sayılı cevabi yazıyla kendi işyerinde sigortalı olduğunun anlaşılması nedeniyle 4/a çalışmalarının iptal edilerek Bağ-Kur'a aktarıldığını, bu nedenle davalı Kurumun 07.07.2020 tarih 7996297 sayılı işleminin iptali ile 12.02.2020 tarihi itibariyle davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davacının kendi işyerinde sigortalı olduğu anlaşıldığından 4/a çalışmalarının iptal edilerek 4/a hizmetlerinin Bağ-Kur'a devrolduğunun anlaşıldığını, davacının Bağ-Kur'a borçlu olması ve emeklilik için yeterli güne sahip olmaması nedeniyle emeklilik işlemlerinin olumsuz sonuçlandığını ve talebinin reddedildiğini, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Kurum kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde; Mahkememizce davacının 23.08.2020-11.02.2020 tarihleri arasında 4/a (506 sayılı Kanun kapsamında) sigortalısı olduğunun kabulü halinde;

Yukarıda da belirtildiği üzere 23.08.2000 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak göz önüne alındığında davacının 4759 sayılı Kanun'la değişik 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/C-bd bendine göre 58 yaş - 15 yıllık -3600 gün şartlarına tabidir.

17.10.1953 doğumlu olan davacının 12.02.2000 tahsis talebi itibariyle;
-66 yaşında,
-23.08.2000-11.02.2020 tarihleri arasında 19 yılın üzerinde sigortalılık süresi,
-23.08.2000-11.02.2020 tarihleri arasında 4/a sigortalılık kapsamında 7011 gün sigortalılığı mevcuttur.

Bu durumda 506 Kanun'un geçici 81/C-bd bendi gereği yaşlılık aylığına hak kazanan davacıya yaşlılık aylığı tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.03.2020 tarihinden geçerli olarak 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerekecektir.

Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi kapsamında 3 aylık süre içinde tahsis talebinin reddi durumunda red tarihini takip eden aybaşından itibaren, üç aylık süre içinde cevap verilmediği veya bu süre sonrasında reddedildiği durumlarda ise aylık tahsis tarihinden itibaren 3 ay sonra faiz başlangıç tarihinin tespiti gerekmektedir.

Davacının 12.02.2020 tarihli aylık tahsis talebinin üç aylık süre geçtikten sonra davalı Kurumun 07.07.2020 tarihli yazısı ile reddedildiği göz önüne alındığında faiz başlangıcı 12.02.2020 aylık tahsis talep tarihinden itibaren 3 aylık sürenin sonu olan 12.05.2020 tarihi olarak tespiti gerekecektir.

Mahkememizce, davacının 23.08.2000-11.02.2020 tarihleri arası kendi şirketinden yapılan bildirimlerin 4/a bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabulü gerektiği kanaatine varılarak, davacının 23.08.2000-11.02.2020 tarihleri arası 4/a sigortalılığının iptali ile aynı sürelerde 4/b sigortalısı sayılmasına ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacıya 01.03.2020 tarihinden geçerli olarak 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına, davacının mahrum kaldığı aylıkların ise 12.05.2020 tarihinden itibaren başlamak üzere ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu yanlış değerlendirilerek hükme esas alınmış olup ayrıca rapora yaptığımız itiraz ve beyanlarımız değerlendirilmemiştir. Bilirkişi raporunu kül halinde değerlendirildiğinde kanaatimizce rapor davacının davasının haksızlığını ortaya koymuştur nitekim müvekkil Kurumca yapılan incelemede davacının kendi işyerinde sigortalı olduğu anlaşılmış olduğundan 4/a çalışmaları iptal edilerek 4/a hizmetlerinin Bağ-Kur'a devrolduğu anlaşılmıştır. Davacının Bağ-Kur'a borçlu olması ve emeklilik için yeterli güne sahip olmaması nedeniyle emeklilik işlemleri olumsuz sonuçlanmıştır ve talebi reddedilmiştir. Bilirkişi raporunun 4. sayfasında bilirkişi de limited şirket ortaklarının kendi şirketinden 4/a sigortalısı gösterilmesine ilişkin hukuki dayanağı bulunmayan istisnai uygulamadan geçmişe dönük olarak Kurumun vazgeçtiğini, davacının kendi şirketinden sigortalı olarak bildirilen 23.08.2000-11.02.2020 tarihleri arasında 4/a sigortalısı olduğunun kabulünün mümkün olmadığını belirtmektedir. Buna göre bilirkişi raporunun sonuç kısmında da bu durumda Kurum işleminin iptalinin mümkün görülmediği ve yaşlılık aylığı tahsisinin mümkün olmadığı yönünde tespitte bulunulmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... Uyuşmazlık; davacının, ortağı olduğu dava dışı ... Tahmil Tahliye Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait işyerinde 23.08.2000-11.02.2020 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında çalışıp çalışmadığına ve Kurum işleminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.

“Limited Şirketlerin Ortakları” 1479 sayılı Kanun'un 24/I-d maddesi ile Bağ-Kur sigortalısı sayılmışlar, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun ile de 4/1-b maddesi kapsamında sigortalı oldukları kabul edilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ise "... 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler." hükmünü içermektedir.

Yerleşik uygulamalara göre de, kural olarak limited şirket ortakları az sayıda olmaları nedeniyle kendi işini yapan kimse konumunda oldukları için, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında zorunlu sigortalı sayılırlar. Başka bir deyişle bunların ortağı oldukları limited şirketteki çalışmaları, hizmet akdine değil, vekâlet akdine dayalıdır ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında değerlendirilemez.

Dosya kapsamından; ... Tahmil Tahliye Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait iş yerinden dava konusu döneme ilişkin davacı adına Kuruma bildirimlerde bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda; davacının dava dışı şirketin kurucu ortağı olması ve ortaklığının uyuşmazlık konusu dönemde devam etmesi, ortağı olduğu limited şirket ile arasında hizmet akdi ilişkisi kurulmasının mümkün bulunmaması dolayısıyla dava konusu tarihler arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında sigortalı sayılmasının gerekmesi ve 4/1-b kapsamımda aylık bağlanma şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2021/15854 Karar, 2023/9308 Karar, 2020/6733 Karar, 2023/3205 Karar sayılı ilamları)

HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı" gerekçesiyle;

"1-Davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

2- Davanın reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının, ortağı olduğu dava dışı ... Tahmil Tahliye Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait işyerinde 23.08.2000-11.02.2020 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında çalışıp çalışmadığına ve bu kapsamda yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 1479 sayılı Kanun'un 24/1-d bendi ve 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.