WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/679 E.  ,  2024/2111 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1240 E., 2023/2501 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/68 E., 2022/98 K.

Taraflar arasındaki sigortalılık başlangıç tarihinin ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, 3201 sayılı Kanun gereği yurtdışı çalışmalarını borçlandığını, 25.06.2014 tarihinde 13 iş mahkemesinin 2014/2253 esas sayılı dosyası ile başlangıç tarihinin 06.05.1992 olduğunun saptandığını, kuruma kararı sunduğunu, ancak daha önce 01.09.1999 da başlangıcı olduğunu, bu tarihin sözleşmenin 29 uncu maddesi gereği sigorta giriş tarihi olarak tescilini istediğini, Kurumun 11.07.2017 tarihinde aylık koşullarına 46 yaş 5375 gün olarak belirttiğini, böylece talebi kabul ettiğini, 5375 günü tamamlamak için borçlanma yapıldığını, bedelinin ödendiğini, 27.08.2019 tarihinde emeklilik tarihini sorduğunu, 19.09.2019 tarihinde 46 yaş şeklinde cevap verildiğini, yaşı doldurunca 30.11.2020 tarihinde aylık için başvurduğunu, 11.12.2020 tarihinde Mahkeme kararı ile başlangıcın 06.05.1992 olarak saptandığı, buna göre koşullar oluşmadığından talebin reddedildiğini, işlemin 2014/27 sayılı genelgeye aykırı olduğunu, yasa gereği giriş tarihinin 01.09.1989 kabil edilmesi gerektiğini belirterek başlangıç tarihinin 01.09.1989 olduğunun tespiti, 30.11.2020 tarihli aylık talebinin reddi işleminin iptali ile 01.12.2020 tarihinden itibaren aylığa hak kazandığının tespitini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili yetki, süre, husumet talebinde bulunmuş, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davacı yurt dışındaki hizmetleri borçlanmak için başvurmuş, kurumca önce vatandaş olmadığı gerekçesi ile talep reddedilmiş, borçlanma için Türk vatandaşı olma koşulunun davacı bakımından aranmayacağına dair mahkeme kararı üzerine borçlanma talebinde bulunmuş, bu arada mahkemeden başlangıç tarihinin 06.05.1992 olduğunun tespitini istemiştir. Mahkeme de bu talebe göre değerlendirme yapmış ve davayı kabul etmiş, karar Yargıtay tarafından onanmıştır. Bu karar sadece kesinleşmiş mahkeme kararı olmasının dışında 506 sayılı Kanun'un 60/g maddesi de gözetilerek 18 yaşından itibaren sigortalılık başlangıcı kabul edilebileceği , bundan önce çalışma varsa bile ancak 18 yaşına kadarki geçerli sigortalılık sürelerinin prim gün sayısına ekleneceğine ilişkin yasa maddelerine de uygun bir karardır. Her ne kadar davacının bundan önce 01.09.1989 dan önce sözleşme gereği Türkiye de geçerli sayılabilecek yurt dışı sigortalılığı bulunsa da ve Anayasanın 90 ıncı maddesi gereği uluslararası sözleşmeler kanunlar hiyerarşisinde iç mevzuat hükümlerinden önce uygulanacak ise de bu hiyerarşik yapı içerisinde mahkeme kararları karşısında mahkeme kararının da üzerinde sözleşme hükmünün uygulanacağına dair herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davacının talebi doğrultusunda karar vermiş olan kesinleşmiş mahkeme ilamı uygulanmak zorundadır. Başlangıç tarihi mahkeme kararında yazılı 06.05.1992 den önceye götürülemez. Dolayısıyla davacının talebi gözetilerek verilmiş mahkeme hükmü uygulanacağından bu başlangıç tarihine göre işlem yapılması ve raporda da açıklandığı üzere bu durumda davacının aylık koşulları bakımından 506 sayılı Kanun'un geçici 81 maddesi B/ı bendi gereği yaş koşulunu sağlamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "Somut olayda, davacının sigortalılık başlangıcının tespiti amacıyla açtığı dava sonrasında Ankara 13. İş Mahkemesinin 2015/295 Esas ve 2016/430 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıcının 06.05.1992 olduğuna karar verildiği, kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2017/427 Esas-4178 Karar sayılı kararı ile onanmakla kesinleştiği, kesinleşen mahkeme kararı gereğince davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 06.05.1992 tarihi olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının borçlanma süreleri ile Türkiye'de geçen sigortalı çalışmaları dikkate alındığında tahsis talep tarihi olan 30.11.2020 tarihinde yaşlılık aylığı koşullarının oluşmadığı ancak tahsis talebinde bulunmasından sonra 48 yaşını tamamladığı 06.05.2022 tarihinde yaşlılık aylığı şartlarının yerine geldiği" gerekçesiyle;

"1-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüne,

2-Ankara 37. İş Mahkemesi'nin 23.03.2022 tarih ve 2021/68 E. ve 2022/98 K. sayılı kararının kaldırılmasına yerine,

3-Davanın kısmen kabulü ile

Davacının 06.05.2022 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine,

Fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma yapan davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.09.1989 tarihi olduğunun tespiti ile 30.11.2020 tarihli aylık talebinin reddi işleminin iptali ve 01.12.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkin olup uyuşmazlık davacının yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371; 2829 sayılı Kanun'un 4 üncü maddeleri ile mülga 506 sayılı Kanun'un 506 sayılı Kanun'un 62/1 ve geçici 81 inci maddesinin B-e bendi.

3. Değerlendirme
506 sayılı Kanun'un 62/1 maddesi hükmü ile “sigortalı olarak yazılı istekte bulunan ve yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya bu isteğinden sonraki aybaşından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanır” düzenlemesi karşısında, davacının 06.05.2022 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis koşullarının oluşmasına göre, bu tarihi takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığı yönünde karar verilmesi gerekirken, “…Davacının 06.05.2022 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine…“ şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalı Kurum vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi karanın hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan "Davacının 06.05.2022 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine" ibareleri silinerek yerine; "2-Davacının yaşlılık aylığı tahsis koşullarının oluştuğu tarihi takip eden ay başı olan 01.06.2022 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine" ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.