10. Hukuk Dairesi 2024/678 E. , 2024/7378 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1063 E., 2023/2352 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/143 E., 2021/396 K.
Taraflar arasındaki 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı fiili hizmet zammı sürelerinin tamamının yaş şartından indirilmesi ve hizmet başlangıç tarihinden geriye çekilmesi suretiyle yaşlılık aylığı tahsis tarihinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum ve davacı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının TSK'da astsubaylık dönemindeki çalışmasının hesabında 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalı süreleri ile 5434 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalı süreleri birleştirilmek ve 506 sayılı Kanun'un Ek 39, Ek 5 ve Ek 6 ncı maddeleri uyarınca 5434 sayılı Kanun kapsamındaki fiili hizmet zammı süreleri, yine 506 sayılı Kanun'un 60 ve Geçici 81 inci maddelerinde belirtilen yaş hadlerinde 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammı süresi kadar indirim yapılarak, davacının hizmet süre başlangıcının ve emekli olacağı tarihin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili aşamalarda özetle; Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, konu ile ilgili yasal mevzuat, emsal Yargıtay kararları ve konusunda uzman bilirkişiden alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 04.03.1990 olduğunun tespiti ile 3 yıl 9 ay 15 gün (1365 gün) fiili hizmet zammı süresinin sigortalılık süresine eklenmesi ve yaş haddinden indirilmesi gerektiği tespiti ile dava tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin yaş haddinin 45 yıl 1 ay 15 gün olması gerektiğinin tespiti gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 04.03.1990 olduğunun tespiti ile 3 yıl tavzihen 10 ay 15 gün (1365 gün) fiili hizmet zammı süresinin sigortalılık süresine eklenmesi ve yaş haddinden indirilmesi gerektiği tespiti ile dava tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin yaş haddinin 45 yıl 1 ay 15 gün olması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğu, iş yeri kapsam ve niteliği ile çalışmanın gerçek ve fiili olduğunun araştırılması gerektiği, işveren kusurunun Kuruma yüklenemeyeceği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 04.03.1972 doğumlu davacının 15.09.1989 - 14.03.2005 tarihleri arasında 5434 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-c bendi) kapsamında ve 01.03.2005 - 20.04.2012 arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında, 10.04.2017 - 31.07.2017 arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendi kapsamında sigortalı olduğu, 3yıl 10 ay 15 gün (1395 gün) fiili hizmet zammı süresinin bulunduğu, dava tarihinden önce ve sonra tahsis taleplerinin bulunduğu, yukarıda açıklandığı üzeri fiili hizmet zammı süresi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinden geriye doğru ekleme yapılması ile sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilmesinin mümkün olmadığı, ancak fiili hizmet zammı süresinin yaş koşulunun değerlendirilmesi bakımından dikkate alınması gerektiği, bu kapsamda davacının dava devam ederken 19.04.2020 tarihinde yaşlılık aylığı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüne, Ankara 27. İş Mahkemesinin 16.12.2021 tarih ve 2021/143 Esas ve 2021/396 Karar sayılı kararının ve 23.12.2021 tarihli tavzih kararının kaldırılmasına yerine, davanın kısmen kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 04.03.1990 olduğunun tespiti ile 19.04.2020 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 19.10.2010 tarihli işten ayrılışına ve 20.10.2010 tarihli tahsis talebine göre ... tahsis numarası ile 01.11.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı ancak ... sicil numaralı ... Sağlık Hizm. Turz. İnş. Tic. A.Ş. ünvanlı iş yerinde 20.10.2010 tarihinde Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi çalışmaya başladığı ve dolayısıyla tahsis talep tarihinde işten çıkış şartını yerine getirmediği tespit edildiği, bu nedenle aylığı başlangıç tarihi itibariyle iptal edilerek, 30.11.2018 tarihli çıkışınıza göre tarafına 01.12.2018 tarihinden geçerli yeniden aylık bağlandığı, dolayısıyla yersiz ödenen 01.11.2010 - 17.12.2018 tarihler arası aylıklar için borç oluşturulduğu, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu, bilirkişi raporlarının hatalı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; fiili hizmet süresi zammının hem sigortalılık başlangıcından hem de yaş haddinden indirilmesinin mevzuat gereği olduğu, buna ilişkin emsal kararlar bulunduğu, davanın tümüyle kabulünün gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı fiili hizmet zammı sürelerinin tamamının yaş şartından indirilmesi ve hizmet başlangıç tarihinden geriye çekilmesi suretiyle yaşlılık aylığı tahsis tarihinin tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 ile 40; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 31 ilâ 36 ve Geçici 205; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Geçici 81, Ek 5, Ek 6, Ek 39 ve Geçici 81 ile 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 4 ve 8 inci maddeleri ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacının 04.06.2017 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu ancak yaşlılık aylığı tahsis koşullarının 19.04.2020 tarihi itibariyle gerçekleştiği anlaşılmaktadır. 506 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca davacıya tahsis koşullarının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşı olan 01.05.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerekirken 19.04.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davacı vekilinin tüm davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine;
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "19.04.2020" tarihi silinerek yerine "01.05.2020" tarihi yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!