WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6760 E.  ,  2024/8756 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/83 E., 2024/512 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/394 E., 2023/377 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı işveren bünyesinde 01.08.2014-15.01.2015 tarihleri arasında stajyer, 15.01.2015-31.08.2015 tarihleri arasında mimar olarak çalıştığını, sigorta girişinin işe girişinden yaklaşık yedi ay sonra 28.02.2015 tarihinde gerçekleştirildiğini, mimar olmasına rağmen prime esas kazancının asgari ücret üzerinden beyan edildiğini, stajyer olarak çalışmalarının ise kuruma hiç bildirilmediğini, davacı asilin almış olduğu ücret net 2.250 TL olup TMMOB tarafından ücretli mimarlar için her yıl asgari ücret belirlenmesine rağmen 2015 yılı için belirlenen asgari ücretin brüt 3.000 TL olduğunu, davalı şirketin uyulması zorunlu olan tarifeye aykırı davrandığını, davacı asilin 1211.09 meslek koduyla şirket genel sekreteri olarak gösterildiğini ve prime esas kazancının ise asgari ücret üzerinden beyan edildiğini belirterek, 01.08.2014-28.02.2015 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığına ilişkin hizmet tespiti ile 15.01.2015 -31.08.2015 tarihleri arasındaki hizmetinin prime esas kazancının ücretli çalışan mimarlar için TMMOB tarafından belirlenen asgari ücret olarak tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili; dava dilekçesinden belirtildiği gibi davacı asilin davalı firmada 01.08.2014 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, 01.08.2014 tarihinde davacının öğrenci olduğunu, bu nedenle sigortasının yapılamadığını, davacının işe giriş tarihinin 28.02.2015 tarihi olduğunu, davalı firmada mimar olarak çalışmadığını, çalışmış olduğu dönemde asgari ücretle çalıştırıldığını, ödemelerinin elden yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hizmet tespiti yönünden; davacıya ait olup dosya arasına alınan ve davalı iş yerlerinde çekilmiş ve ... üzerinden paylaşımı yapılan fotoğraflar ve bu fotoğrafların paylaşıldığı tarihler ile davacıyla aynı iş yerinde çalıştıkları dosya arasına alınan hizmet döküm cetvellerinden anlaşılan tarafsız ve re'sen dinlenilen bordro tanıkları, davacı tanıkları ile komşu iş yeri tanıklarının beyanlarından anlaşıldığı üzere ... Mimarlık ve ... Yapı Denetim Şirketlerinin aynı işverene ait oldukları ve davacının bu iş yerlerinde 01.08.2014 - 01.08.2015 tarihleri arasında kesintisiz bir fiil mimar sıfatıyla çalıştığı tespit edilmiş, bir kısım tanık beyanlarında davacının çalışmış olduğu tarihlere ilişkin çelişkiler olsa da davacı ile aynı büroda beraber çalıştığı, tarafsız ve net beyanlarda bulunduğu anlaşılan bodro tanıklarından ...'nun beyanına Mahkemece itibar edilmiştir.

Prime esas kazanç tespiti talebi yönünden; Mahkememizce yapılan değerlendirmede ise zorunlu sigortalılık sürelerinde asgari ücretin üzerinde ücretle çalışıldığının tespitine ilişkin davaların yasal dayanakları olan 506 sayılı Kanun'un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır.

Davacı taraf 15.01.2015 - 31.08.2015 tarihleri arasında Oda asgari ücreti olan net 3000 TL olarak çalıştığının tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiş ise de davacı tarafça davacının açıkça net 2.250 TL ücret karşılığı çalıştığı beyan edilmiştir. Açıkça 2.250 TL net ücret karşılığında çalışıldığının beyan edilmiş olması, fark ücret talebine ilişkin dava olmaması karşısında Odaca belirlenen ücrete göre prime esas kazanç tespiti yapılması mümkün değildir. Ayrıca ödendiği belirtilen miktarın brütü 2.500 T'nin üzerinde olduğundan tanıkla ispat sınırının üzerindedir. Davacı vekilince müvekkilinin maaşını elden aldığı için her hangi bir banka ismi bildiremedikleri ve dönem bordrolarını dosyaya sunamadıklarına ilişkin beyanları da dikkate alındığında yukarıdaki açıklamalara uygun olarak ücret ödeme bordroları, banka kayıtları ve sair deliller celp edilemediğinden davacı vekilinin davalı iş veren bünyesinde 15.01.2015-31.08.2015 tarihleri arasındaki hizmetinin prime esas kazancının ücretli çalışan mimarlar için TMMOB tarafından belirlenen asgari ücret olarak tespitine ilişkin davasının reddi gerektiği belirtilerek;
Açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddi ile
1-Davacının, 1016751-53 sicil nolu iş yerinde;
01.08.2014-01.08.2015 tarihleri arasında mimar olarak (2161.01) çalıştığının tespitine;

2- Davacı vekilinin davalı iş veren bünyesinde 15.01.2015-31.08.2015 tarihleri arasındaki hizmetinin prime esas kazancının ücretli çalışan mimarlar için TMMOB tarafından belirlenen asgari ücret olarak tespitine ilişkin davasının reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili; davacının 01.08.2014 - 01.08.2015 tarihleri arasında, davalı işveren bünyesinde mimar olarak çalıştığının tespitine karar verildiğini, bu tarih aralığının eksik süreli olduğunu, zira davacının 2015 yılının 8. ayının tamamında davalı işveren bünyesindeki çalışmasını sürdürdüğünü, tanık beyanları değerlendirildiğinde; davacının 2015 yılının Ağustos ayının tamamında, davalı işveren bünyesinde mimar olarak çalışmaya devam ettiğinin bizzat görgüye dayalı tanık beyanları neticesinde ortaya konulduğunu ve "işçi lehine yorum" ilkesi gereğince davacının mimar olarak çalıştığı tarih aralığının 01.08.2014 - 31.08.2015 olduğunun kabulü gerektiğini, prime esas kazancın, TMMOB tarafından belirlenmiş asgari ücret miktarı olduğunun kabulü gerektiğini, istinaf kaldırma kararından önceki 2017/330 E. sayılı dosyanın 04.10.2017 tarihli tensip tutanağındaki 10 numaralı ara kararı doğrultusunda TMMOB Mimarlar Odasına müzekkere yazıldığını ve ihtilafa konu tarihlerdeki asgari ücret tarifesinin celbinin talep edildiğini, TMMOB Mimarlar Odası tarafından ilgili dosyaya gönderilen 07.11.2017 tarih ve 011/8687 sayılı cevabi yazı ile de 2015 yılı bakımından "Ücretli çalışan mühendis mimar ve şehir plancıları için 2015 yılı ilk işe giriş bildirgesinde baz alınacak asgari brüt ücretin 3.000,00₺ olarak belirlendiği" şeklinde cevap verildiğini, davalının 20.11.2017 tarihli cevap dilekçesinin 6 numaralı paragrafında "Davacının mimar olması halinde alacağı ücret şüphesiz TMMOB tarifesine göre ücret alacağı açıktır." şeklinde belirtildiğini, istinafa konu kararda, bahsi geçen yazılı delili ve davalının ikrarının dikkate alınmaması ve davacının prime esas kazancının TMMOB Mimarlar Odası tarafından belirlenen asgari ücret miktarında olduğunun tespitine yönelik talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve bir kısım yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesinin hatalı olduğunu belirterek;

2.Davalı vekili; davacının 01.08.2014-15.01.2015 tarihleri arasında işyerinde stajyer olarak çalıştığı belirtildikten sonra, istem sonucunda 01.08.2014-28.02.2015 tarihleri arasındaki çalışmasının tespitinin talep edildiğini, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin ilgili kaldırma kararında “…..davacının talebinin 01.08.2014-28.02.2015 tarihleri arasında sadece hizmet tespitine ilişkin olması nedeniyle genel sekreter olarak tespitine karar verilemeyeceği" de belirtilmiş olmasına rağmen, Mahkemece HMK'nın 26 ncı maddesinde düzenlenen “taleple bağlılık” ilkesine aykırı bir şekilde davacının talebi 01.08.2014-28.02.2015 tarihleri olmasına karşın 01.08.2014-15.08.2015 tarihleri yönünden ve talebi hizmet tespiti olmasına rağmen Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararının aksine mimar olarak hizmetinin tespitine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının işe alındığına veya işten ayrıldığına dair her hangi bir bildirgenin bulunmadığını, dava edilen 01.08.2014-25.02.2015 tarihleri arasında, dosyaya celp edilen KTÜ Rektörlüğü Genel Sekreterliğinin “Geçici Mezuniyet Belgesi”nden de anlaşılacağı gibi 2015 yılı güz döneminde mezun olduğu, dava edilen dönemde ise öğrenci olduğu ve bu yazılı belgenin aksinin yazılı belge ile ispatlanmasının yasal zorunluluğu karşısında, Mahkemece dosyada dinlenen tanıkların aksine beyanları olmasına rağmen hiçbir hukuki gerekçe belirtilmeden yalnızca davacıya yakınlığı açıkça belli olan ve “…. davacı 2014 yılı ağustos ayından 2015 yılının ağustos ayına kadar davalı şirkette mimar olarak çalıştı….. davacı çalışmaya başladığında henüz mimarlık fakültesinden mezun değildi, 2015 yılı başında mimarlık fakültesinden mezun oldu…” şeklinde beyanda bulunan davacı tanığı ...’nun beyanının bir kısmına itibarla ve talepten fazlasına karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan tanık beyanlarının davacının dava edilen dönemde davalı iş yerinde bir hizmet akdine dayalı sigortalı olarak çalıştığına yönelik açık beyanlarının bulunmadığını, her hangi bir ücret aldığına dair bir belgenin de dosyaya sunulmadığını, davacının öğrenci olduğu dönemde bir yakınının firmanın yöneticisi mimar ... ...’ya “….öğrencidir, mimarlık okuyor zamanı boş geçmesin aynı zamanda ileri de tecrübe olur….” sözüne hatıra binaen, iş yerine boş zamanlarında gelip yardımcı olan ayrıca kendisine de bu dönemde okul giderlerini karşılamak için ödeme yapılan davacının, firma ile olan bu şekildeki ilişkisinin “hizmet akdine bağlı olarak” çalıştığının kabulünün yasal olarak mümkün olmadığını, Mahkemece firmanın “davacıyı çalışan olarak kabul ettiği” yönündeki değerlendirmenin yanılgılı olduğunu çünkü davacının dönemsel olarak SGK kaydına göre de çalışmışlığının olduğunu, stajer olarak çalışabilmesi için de lisans diplomasının olması gerektiğini, dolayısıyla dava edilen hizmet tespitine konu dönemle ilgili bir beyanının söz konusu olmadığını, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek;

3.Fer'i müdahil vekili; davacının Kurumda bulunan şahsi dosyası incelendiğinde davalı işverence, davacının çalışmış olduğu sürelerin hemen hemen eksiksiz bordro edildiğini, davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarının yazılı belgelerle sabit olduğunu ve bunun aksinin de yerleşik içtihatlar gereği eşdeğer belgelerle ispat edilmesi gerektiğini, oysaki yargılaması yapılan işbu dosya kapsamında toplanan delillerde bu hususu ispat eder hiç bir belge olmadığı gibi tanık anlatımlarının da davacı iddialarının aksi yönünde olduğunu belirterek kararı istinaf etmişlerdir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 15.01.2015-31.08.2015 tarihleri arasında Oda asgari ücreti olan net 3000 TL olarak çalıştığının tespit ve tesciline karar verilmesi talep olunmuş ise de davacı tarafça davacının açıkça net 2.250 TL ücret karşılığı çalıştığı beyan edilmiş olup, açıkça 2.250 TL net ücret karşılığında çalışıldığının beyan edilmiş olması karşısında Odaca belirlenen ücrete göre prime esas kazanç tespiti yapılması mümkün olmadığı, ayrıca ödendiği belirtilen miktarın ve davacı tarafça talep edilen miktarın brütü 2.500 TL'nin üzerinde olduğundan tanıkla ispat sınırının üzerinde olduğu, ücret ödenmesine ilişkin ücret ödeme bordroları, banka kayıtları ve sair deliller bulunmadığından, prime esas kazanç tespitine ilişkin verilen kararda hata bulunmadığı,

Hizmet tespiti yönünden ise davacı; 01.08.2014-15.01.2015 tarihleri arasında stajyer, 15.01.2015-31.08.2015 tarihleri arasında mimar olarak çalıştığını iddia ederek 01.08.2014-27.02.2015 tarihleri için hizmet tespiti talep ettiği, davacının sigorta kaydı incelendiğinde davalı bünyesinde 28.02.2015 tarihinden itibaren çalışması olduğu, Mahkemece davacının talebi aşılarak, 01.08.2014-01.08.2015 tarihleri arasında hizmetinin tespitine karar verilmiş olması hatalıdır. Ayrıca davacının talebi olmadığından "genel sekreter" olarak çalışmasının tespitine karar verilemeyeceği açıkça belirtildiği, davacının bu yönde talebi olmadığı, 15.01.2015 tarihine kadar mimar olarak çalışmadığını açıkça dava dilekçesinde belirttiği halde kaldırma sonrasında 01.08.2014-01.08.2015 tarihleri arasında mimar olarak çalıştığının tespitine karar verilmesi de hatalı olup, davalı ve fer'i müdahilin istinaf talepleri bu nedenle yerinde olduğu, bununla birlikte belirtilen yanlışlıkların giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından karar ortadan kaldırılmış, hizmet tespitine ilişkin olarak kaldırma sonrası, dönem bordroları celp edilerek yeterince bordro tanığı dinlenildiği, davacının 01.08.2014-27.02.2015 tarihleri arasında davalı bünyesinde hizmet akdine tabi olarak tam süreli çalıştığı, stajyer olarak çalışmadığı, okula devam etmediği, işin görülmesine fiilen katıldığı anlaşılmakla, davacının talebi nazara alınarak 01.08.2014-27.02.2015 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilmesine,
Davanın kısmen kabulüne,
Davacı ...'nin, 1016751-53 sicil nolu iş yerinde; 01.08.2014-27.02.2015 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine,

15.01.2015-31.08.2015 tarihleri arasındaki hizmetine ilişkin prime esas kazanç talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Fer'i Müdahil temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi 5510 sayılı Kanun'un 80 inci madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.