10. Hukuk Dairesi 2024/6727 E. , 2024/8658 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/962 E., 2024/827 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/253 E., 2023/284 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve maluliyet aylığı bağlanması istemli dava dan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 2010 yılında çalışmaya başladığını, bu yıl içinde yaşadığı bir takım rahatsızlıklar sebebiyle hastaneye yattığını, yapılan tetkik ve incelemeler neticesinde anksiyete bozukluğu teşhisi konulduğunu, 2013 yılında kendine zararlı hareketlerinden sonra kendisine şizofreni teşhisi konulduğunu, malulen emeklilik için Kuruma başvurduğunu, istemin reddedildiğini, yapılan itirazlar ile başvurusunun bu kez Yüksek Sağlık Kurulunca incelenmiş olmasına rağmen yine de ret kararı verildiğini, davacının malulen emekli olabilmesi için kanunda belirtilen gerekli şartların mevcut olduğunu ileri sürerek; davacının malulen emeklilik talebini reddeden Kurum işleminin iptaline, malulen emekliliğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminde yasa ve mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu Raporları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının işe giriş yılı olan 2010 yılında ve hali hazırda çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağı, Kurum işleminde yasa ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesi kararını kabul etmediklerini, davacının kısıtlı olduğu halde malulen emekli olamayışının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çalışma gücünün en az %60'ını kaybettiğine ilişkin Yüksek Sağlık Kurulu raporu davalı ... bağlar. Yöntemince alınan raporlarla ise davacının işe girerken ki maluliyetinin %60'a varmadığı belirlenmiştir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 03.10.2017 tarih 2017/1536 esas 2017/6355 karar sayılı içtihadında yazıldığı gibi işe girerken %60 oranını bulmayan oranda maluliyetin daha sonra %60'ı bulması ihtimalinde aylık bağlanabilecektir. Eldeki davada da bu durum gerçekleşmiştir. (Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporunun kurumu bağlayacağı gerçeğine dayanılarak.) Davacının ilk işe giriş tarihi 22.05.2010, tahsis talep tarihi 15.03.2016, rapor tarihi 17.03.2016 tarihidir. Tahsis talep tarihinde sigortalılık süresi 5 yıl 9 ay 25 gün, prim ödeme gün sayısı 1877 dir. Maluliyet aylığı bağlanabilmesi için 25 inci maddeye göre malul sayılması yanında en az 10 yıldan beri sigortalı bulunup toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması gerekir (5510 sayılı kanunun 26 ncı maddesi) Dosya kapsamına göre davacının sürekli olarak başkasının yardımına muhtaç olduğunu kabul etmeye imkan bulunmamaktadır. Bu husus raporlara yansıyan ifadelerden de anlaşılmaktadır. Aksinin kabulü 21.03.2016 tarihine kadar gerçekleşen sigortalı hizmetlerin fiili ve gerçek olmadığı sonucunu doğurabilecektir. Bu duruma göre davacının 10 yıllık sigortalılık süresini doldurduğu ayı takip eden ay başı 01.06.2020 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerekir. Açıklanan gerekçelerle davacının istinaf başvurusu yerinde olduğundan kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının HMK'nın 352/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, davacının 10 yıllık sigortalılık süresini doldurduğu ayı takip eden aybaşından 01.06.2020 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin halihazırda emekli aylığı bağlanmasını gerektirir düzeyde malül olduğu, bir başkasının bakımına muhtaç olduğu davalı Kurumun da kabulünde olduğunu, ihtilaf konusu olan hususun müvekkilinin ilk işe başladığı tarih itibariyle malüliyetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır ve dosyadan alınan raporlarda da davacı müvekkilinin ilk olarak SGK'lı olarak işe başladığı tarihte çalışabilir durumda olduğu belirtilmiş iken, Mahkemece davanın reddedilmesi, Bölge Adliye Mahkemesince de talebin kısmen reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı Kurum vekili; alınan rapor ile davacının malül sayılmasını gerektirecek oranda malüliyeti bulunmadığının tespit edildiğini belirterek, Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu, bu nedenle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile maluliyet aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, hastane kayıtları, dinlenilen taraf ve bordro tanıklarının beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!