10. Hukuk Dairesi 2024/672 E. , 2024/1732 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/947 E., 2023/2366 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/292 E., 2022/45 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının İtalyan olup 17.09.1986 tarihinde davalı Genel Müdürlüğe bağlı Ankara Müdürlüğünde orkestra şefi olarak hizmet akdi ile çalışmaya başladığını, giriş çıkış yapmak suretiyle 02.10.1990 tarihinde yeniden çalışmaya başlayarak, 19.03.2001 tarihine kadar çalıştığını, bu dönem için 1994/3. dönemde 30 gün, 1995 yılı 1. dönemde 90 günlük prim ödemesi bulunduğunu, 10 yıl, 1 ay, 15 gün bildirilmemiş çalışması olduğunu, 14.09.2002 tarihinde tekrar İstanbul Müdürlüğünde çalışmaya başladığını, 14.09.2005 tarihinde çalışmanın sona erdiğini, bu dönemde 15.09.2004 tarihli işe giriş bildirgesinin verilip, 14.09.2005 tarihine kadar bildirim yapıldığını, bu dönemde de iki yıl eksik bildirim olduğunu, en son 15.11.2018 tarihinde başlayan ve devam eden çalışmasının bulunduğunu, davacının 15.09.2004 tarihine kadar çalışmalarında bildirilen 120 günlük süre dışında blok çalışmasının Kuruma bildirilmediğini belirterek davacının 02.10.1990-19.03.2001 dönemi 120 günlük bildirim süresi hariç ve 14.09.2002-14.09.2004 dönemi çalışmalarının eksik 465 gün üzerinden tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya bakma yetki ve görevinin idare mahkemesine ait olduğunu, sözleşmeli personel olan davacı ile yapılan sözleşmelere göre kamu hukukunun geçerli olacağını, işçi statüsünde olmadıklarını, buna göre de adli yargıda davanın görülemeyeceğini, çalışmaların aralıklı olduğu, bu nedenle hak düşürücü sürenin dolduğunu, 506 sayılı Kanun'un 3/II - A maddesi gereği davacı yabancı uyruklu olup, Türk soylu olmadığı, yazılı talep olması halinde uzun vadeli sigorta kollarından yararlanacağı, böyle bir talebinin bulunmadığını, bu nedenle hiç prim ödenmediğini, 06.08.2003 tarihinde yapılan yasa değişikliğinden sonra sigorta bildirimlerinin yapıldığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının davasını ispatlaması gerektiğini, yetki, süre, husumet itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile 02.10.1990-14.12.1994 dönemi ve 14.09.2002-14.09.2004 dönemi talepler bakımından istek hak düşürücü süreye uğradığından talebin reddine, 16.04.1995-31.12.1995 dönemi bakımından talebin kabulü ile bu dönem davacının davalıya ait iş yerinde çalıştığının tespitine, 01.01.1996-19.03.2001 dönemi talep bakımından isteğin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; işe giriş bildirgesinin verildiği hallerde blok çalışma varsa hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini, müvekkilinin 02.10.1990 tarihinden istifa ettiği 19.03.2001 tarihine kadar blok olarak kesintisiz çalıştığını, bu blok çalışmaya ilişkin olarak 1994/3 ve 1995/1. dönemlerde bildirim bulunduğunu, yurda giriş çıkış tarihleri, gazete küpürleri, kurumla yapılan yazışmalar ve tanık beyanları ile bu dönem çalışmasının sabit olduğunu, işe giriş bildirgesinin yazılı istek yerine geçeceğini ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili istinaf başvurusunda; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, 01.01.1996 ile 19.03.2001 dönemi bakımından yazılı sözleşme bulunmadığı gibi fiili çalışmasının da olmadığını, 01.01.2001 ile 19.03.2001 tarihleri arasında yazılı sözleşme olmakla birlikte uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmak bakımından yabancı uyruklu olan davacıdan yazılı talep aranması gerektiğini ileri sürmüştür.
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda, yöntemince araştırma yapılmadığını, işveren tarafından hizmet belgelerinin verilmemesinden Kurumun sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri; istinaf dilekçeleri ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının uyuşmazlık konusu olan dönemde davalı ... işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dinlenilen taraf ve bordro tanıklarının beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!