WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6704 E.  ,  2024/8427 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/274 E., 2024/44 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen malul olduğunun ve maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 22.04.2005 tarihinde hamallık işi yaparken beyin kanaması geçirip iş kazası sonrası özürlü duruma düştüğünü, iş gücü kaybının %70 oranında olduğunu, Kuruma malulen emeklilik işlemleri için başvurulduğunu, ancak talebin kabul edilmediğini, 14.12.2012 tarihinde Kuruma tekrar başvurulduğunu ancak talebin 13.10.2006 tarihli karar sonrası işlem yapılamayacağı gerekçesi ile reddedildiğini ileri sürerek, Kurumun 2006/1175 Esas 18/1819 Karar sayılı 13.10.2006 tarihli kararın iptali ile davacının malulen emeklilik hakkının dolduğunun tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davacının malullük aylığı talebi üzerine 23.11.2005 tarihli raporun sağlık kurullarınca incelendiğini ve sonuçta çalışma gücünün 2/3 nün kaybedilmediğine karar verildiğini, davacının itirazının da 13.10.2006 tarihli karar ile reddedildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2016/127 E., 2019/253 K., sayılı kararıyla; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesince davacının malul sayılmayacağına ilişkin karar verildiği, bu karar ile Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu kararı ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararı arasında herhangi bir çelişki bulunmadığı, bu kararlarda davacının malul sayılmayacağına karar verildiği, bu sebeple davacı vekilinin dosyanın ATK Genel Kuruluna gönderilmesi talebi yerinde görülmeyerek davacının meslek kazanma gücünün en az %60'ını kaybetmediği ve Kurum işleminin yerinde olduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2021 tarihli ve 2020/799 E., 2021/1813 K., sayılı kararıyla; SS Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunca verilen her iki raporun birbirini teyit ettiği, davacının maluliyetinin % 60'ın altında kalması nedeniyle Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/13298 E., 2022/3305 K. sayılı kararıyla; yapılan yargılamada, Yüksek Sağlık Kurulunca düzenlenen 13.10.2006 tarihli raporda, davacının çalışma gücünün %60'ını kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağına karar verildiği, devamla dava aşamasında dosya ATK 3. İhtisas Kuruluna gönderilmiş ve Kurulca düzenlenen 24.06.2019 tarihli rapordan da davacının çalışma gücünün %60'ını kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağına karar verildiği, Mahkemece bu bildirim üzerine davacı hakkında maluliyet koşullarının oluşmadığından bahisle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmakta ise de, davacı hakkında 28.09.2021 tarihinden sonra Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde de irdeleme yapılarak Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan ve raporlar arasında çelişki bulunması halinde, Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan rapor alınıp, davacının en az %60 oranında çalışma gücünü kaybedip kaybetmediği ile malul sayılıp sayılmayacağı, bu oranın varlığı halinde maluliyet başlangıç tarihinin tespit edilmesi ve sonucuna göre, 28.09.2021 tarihli yönetmelik hükümlerine göre yapılan irdeleme ile malul sayılması gerektiğinin tespiti halinde, bu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren maluliyet aylığının bağlanması gerekeceği dikkate alınmak suretiyle infazı mümkün kılacak şekilde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay ilamı doğrultusunda 28.09.2021 tarihinde yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde davacının maluliyet oranının tespitine ilişkin alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu rapora göre davacının çalışma gücünün en az %60 (yüzde altmış)'ını kaybetmemiş olduğu ve malul sayılamayacağı anlaşıldığından davanın reddine verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, malul olduğunun ve maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, ATK raporları, toplanan delillere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.