10. Hukuk Dairesi 2024/6703 E. , 2024/7200 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1819 E., 2022/1510 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/286 E., 2021/300 K.
Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince a davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile davalı ... Mühendislik İnş. Taah. Turizm San. ve Tic. A.Ş. (... Yapı İnş. ve Gayrimenkul Geliştirme San. ve Tic. A.Ş.) vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... Mühendislik İnş. Taah. Turizm San. ve Tic. A.Ş. (... Yapı İnş. ve Gayrimenkul Geliştirme San. ve Tic. A.Ş.) vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacılardan ..., davalılardan ... Mühendislik Mim. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.’de sigortalı bir şekilde inşaat kalıpçı ustası olarak çalışmakta iken diğer davalı ... Mühendislik İnş. Taah. Tur. San. ve Tic. A.Ş.’nin Skyland Projesinde çalışmakta iken 19.12.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, tedavisine ilişkin ulaşım masrafları için 1.000,00 TL, işgücü kaybı sebebiyle uğradığı maddi zararların giderilmesi için 1.000,00 TL, maddi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, müvekkili lehine 20.000,00 TL, davacı eşi ve çocukları için 50.000'şer TL manevi tazminata kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili, 10.11.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacı ... için fazlaya ilişkin hakları saklamak üzere işgücü kaybına yönelik maddi tazminat talebini 796.309,99 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... Mühendislik (... Yapı..A.Ş.) vekili UYAP sistemi üzerinden gönderdiği cevap dilekçesinde davanın 01.12.2014 başlangıç tarihli ve 30.09.2016 vadeli İnşaat Tüm Riskler Sigortası Poliçesini yapan Dubai Starr Sigorta A.Ş.’ye ihbar edilmesi gerektiğini, yüklenici ile yapılan sözleşmede taşeron işçilerin iş kazalarından yüklenicinin sorumlu olduğunun düzenlendiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, haksız davanın reddedilmesi gerektiğini” belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..SGK iş müfettişinin 23.11.2017 tarihli raporunda; olayın iş kazası olduğu, olayın meydana gelmesinde işverenin %60 oranında kusurlu olduğu,(... Mühendislik) kazalının ise %40 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemizce meydana gelen iş kazasında tarafların kusur durumunun tespiti için iş güvenliği alanında uzman ... ..., ... den oluşan 3 kişilik bilirkişi heyet raporu ile davacının kusur oranının %20 olarak, davalı ... Mühendisliğin %60, davalı asıl işveren ... Mühendisliğin %20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
SGK İl Müdürlüğünün 29.03.2017 tarih 1176 sayılı yazısından davacı ...'in geçirdiği iş kazası nedeniyle iş göremezlik derecesinin de %48,2 olduğu belirtilmiştir.
İş kazası neticesinde davacının malüliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumunun 02.10.2019 tarih 16731 sayılı kurul raporu ile davacının iş göremezlik oranının %48,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybetmiş sayılacağının belirlendiği anlaşılmıştır.
Davacının daimi iş gücü kaybından kaynaklı davalıdan talep edebilceği maddi tazminatın tespiti için bilirkişi Muhammed Gerçek tarafından düzenlenen 23.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda; 19.12.2015 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde davacının %48,2 maluliyeti ile sonuçlanan olayda davacının %20 davalıların %80 (... Mühendislik %60, ... Mühendislik %20) asli kusur oranına göre yapılan hesaplamada; Kurumun 11.437,20 TL geçici iş göremezlik ücreti düşüldükten sonra 2. seçenek hesaplamaya göre 885.564,49 TL, davacı ... Kocakaya'nın maddi zararının oluştuğunun hesaplandığı anlaşılmıştır.
Dosyamız arasına alınan SGK kusur raporu ve 04.07.2020 tarihli 3 kişilik heyet tarafından hazırlanan kusur biirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı ... Mühendisliğin %60 oranında davalı ... Mühendisliğin %20 oranında ve kazazede işçinin %20 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, yine dosya bulunan SGK maluliyet raporuna ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacının %48,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayıldğı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre davacı ...'in maddi zararının ücretin SGK'ya bildirilen 1.335,62 TL olarak kabulü halinde 335.088,04 TL olduğunun, davacının ücretinin emsal ücret araştırmasına göre 3.450,00 TL kabul edilmesi halinde 874.127,29 TL olduğunun belirtildiği, tanık beyanları ve emsal ücret araştırmasında Dev Yapı İş Sendikasının 2015 yılında sendikasız kalıpçı ustasının aylık alabileceği net ücretin 3.450,00 TL olarak bildirmesi dikkate alınarak davacının ücreti 3.450 TL kabul edilerek maddi zararının 874.127,29 TL olarak kabul edildiği, Bağcılar SGK İl Müdürlüğünce iş bu iş kazası yönünden davacıya 76.817,30 TL peşin sermaye değerinin bağlandığı, bilirkişinin hesaplamasında bunun düşülmediğinin anlaşıldığı, Kurumca bağlanan bu gelirlerin maddi zarardan indirlmesi gerektiği, Kurumun rucü hakkınının korunması ve mükerrer ödemeyi önlemek için ve bu hususunun kamu düzeni ilişkin olması sebebiyle bilirkişi tarafından 2. seçenek olarak belirlenen 874.127,29 TL maddi tazminat miktarından ilk peşin sermeye değeri mahsup edilmek suretiyle hesaplanan 797.309,99 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davacı uğramış olduğu iş kazası nedeniyle tedavilerinin yapılması için yapmış olduğu ulaşım masraflarını talep etmiştir.
Dosya içeriği ve belgelerin incelenmesinde davacının 19.12.2015 tarihli iş kazası sebebiyle hastaneye kaldırıldığı, ve 28.12.2015 tarihinde çıkışının yapılmasından sonra 20/102016 12.12.2016 tarihlerine ilişkin hastaneye gidişlerinin olduğu,davacının maluliyet oranı da dikkate alınarak rahatsızlığının tedavisi için en az 10 kez hastaneye gittiği,dikkate alınarak ve her hastaneye gidiş gelişinde 50 TL taksi parası verdiği kabul edilerek tedavi için yapılacak ulaşım masrafının 500,00 TL olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur....
Somut olayızda davacının %48,2 oranında malul olması, yaşanılan kaza nedeniyle hem fiziken hem de ruhen moralinin bozulması ve elem duyması su götürmez bir meseledir. Ayrıca dava açarken sosyo-ekonomik olarak bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının ve eşinin olması, davacının geçirdiği iş kazası nedeniyle çalışamamış olması, bakıma yardıma muhtaç bir insan haline gelmesi ve kazanın meydana gelmesindeki hafif kusuru bir bütün halinde değerlendirildiğinde manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yine davacının eşi ve çocuklarının yaşanılan olay nedeni ile duydukları elem ve üzüntü, davacının olaydan sonra işine devam edememesi nedeni maruz kaldıkları ekonomik sıkıntılar birlikte değerlendirildiğinde davacının eşi ve çocukları için talep edilen manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle,
Davanın kısmen kabulü ile
1.797.309,99 TL maddi tazminatın (iş gücü kaybı olarak) haksız fiilin meydana geldiği 19.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
2.500,00 TL ulaşım masrafının kaza tarihi olan 19.12.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3.50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizili ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4.20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacının eşi ... ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
5.15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacının çocuğu ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
6.15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacının çocuğu ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
7.15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacının çocuğu ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan ... Müh. İnş. A.Ş. (... Yapı A.Ş.) istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, müvekkili Fatlı'nın kaza sonrasında 25.12.2015 tarihinde 4 saat süren ağır bir ameliyat geçirip sol kalçasının alındığı ve kendisine protez bir kalça yapıldığı, ameliyattan 3 gün sonra taburcu olduktan sonra 1 yıl boyunca her ay aynı hastaneye kontrole gittiğini, müvekkilinin Zeytinburnu’nda ikamet edip, her ay hastaneye kontrole taksiyle gidip geldiğini, bu nedenle günümüz piyasa şartlarında oldukça düşük bir ulaşım masrafına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
Somut olayda, müvekkili Fatlı'nın yürüme yetisini kaybettiği, vücudunun fiziki ve hareket durumu bozulduğu, baston ile yürüyebilir hale geldiği, müvekkilinin bastonsuz yürüyemez hale gelmesi kendinde ve ailesinde ciddi psikolojik travmalar yaşattığı ve derin manevi acılara sürüklemiş olduğunu belirterek davacılar için toplam 400.000,00 TL manevi tazminat talebinin somut olay koşullarına göre haklı ve hukuka uygun iken manevi tazminat talebinin kısmen kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... Müh. A.Ş. (... Yapı A.Ş.) vekili istinaf dilekçesinde, davacı işçinin, müvekkili şirket çalışanı olmayıp, diğer davalı ... Mühendislik çalışanı olup, yapılan sözleşmeye göre taşeronun işçilerinin iş kazalarından yüklenici firma sorumlu olduğunu,
Davaya konu olayda tüm kusur davacı ... ... ait olup, müvekkili şirketin herhangi bir kusuru olmadığını, kazazede ... kalıp çalışması sırasında malzeme temin etmek için geriye dönüp adım attığı anda ayağıyla bir metrelik yirmilik demire basıp bulunduğu yere düşmüş, Kaza anında kazazedede emniyet kemeri takılı olduğunu, Yine baret ve yelek de bulunmakta olduğunu, Kazazedenin çalışma alanında gerekli iş güvenliği tedbirleri de alınmış, Ancak hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere davalı ... Proje ile yapılan sözleşme gereği zaten bu tedbirleri taşeron şirket ... Projenin alması gerektiğini, Sigortalı işçi işinde ki tecrübe ve bilgi birikimine rağmen işi yaparken hata yapmış ve ihmalkarlık göstermiş olduğunu, davacının SGK kayıtlarında görülen ücreti almış, Bu nedenle Yerel Mahkemenin bilirkişi raporundaki 2. seçenek hesaplamalara göre hüküm kurması usule ve yasaya aykırı olduğunu, inşaat sektöründe çalışan davacının hava muhalefeti, malzeme eksikliği gibi nedenlerle her gün çalışması mümkün olmayıp, bir ay içerisinde toplan çalışılan süre 18-20 gün arası olduğunu, Bu nedenle bilirkişi raporunda davacının her gün çalışıyormuş gibi aylık ücret üzerinden ve tek bir emsal araştırma sonucuna dayanarak 2. seçenek hesaplama yapması hatalı olduğunu,
Dosyada gerekli ve yeterli emsal ücret araştırılması yapılmamış, Yerel Mahkeme tarafından bu nedenle de 2. seçenek hesaplama dikkate alınarak hüküm kurulamayacağını,
Zamanaşımı itirazının dikkate alınmadığını,
Dosya mündericatı incelendiğinde dosyada 2 farklı kusur bilirkişi raporu, bu raporlarda davacı ile davalı işverenlere farklı kusur oranları atfedildiği, ancak raporlar arasındaki bu çelişkinin Yerel Mahkemece giderilmediğini, dosyada SGK iş müfettişinin 23.11.2017 tarihli raporunda; davaya konu olayın meydana gelmesinde işverenin %60 oranında kusurlu olduğu (... Mühendislik), davacı/kazalının ise %40 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, Yine dosyada yer alan 04.07.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise işverenin %80 (davalı ... Mühendisliğin %60, davalı asıl işveren ... Yapı'nın (... Mühendislik) %20) oranında kusurlu olduğu, davacının ise %20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... Mühendislik (... Yapı..A.Ş.)vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ile davalı ... İnş...A.Ş. vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 18 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
A) Davacılar vekilinin davacılar ..., ..., ... ..., ... için talep edilen manevi tazminat alacaklarına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacılar vekilince dava dilekçesinde davacılar ..., ..., ... ..., ... için adına ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, temyize konu İlk Derece Mahkemesi kararın davalılar aleyhine hükmolunan manevi tazminat miktarlarının, eş ... için 20.000,00 TL, reddine karar verilen miktarın 30.000,00 TL olduğu, çocuklar ..., ... ..., ... için hükmolunan manevi tazminat miktarlarının davacı çocuk için 15.000 TL, reddine karar verilen tutarın davacı her bir çocuk için 35.000 TL olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile manevi tazminat alacağı yönünden davacılar vekilinin istinaf istemlerinin reddine karar verdiği gözetildiğinde, reddine karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar ..., ..., ... ..., ... için davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B)Davacılar vekilinin davacı ... için talep edilen manevi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden;
Dosya kapsamından, 19.12.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasının oluşumunda davacı ...'in %20, davalıların %80 oranında kusurlu oldukları, iş kazası sonucunda davacının %48,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı,davacının sol kalçasına protez takıldığı anlaşılmaktadır.
Gerek mülga BK’nın 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nın 56 ncı maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen 50.000,00 TL manevi tazminat çok az olmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı ... yönünden davacı vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
C-Davalı ... Müh. A.Ş. (... Yapı A.Ş.) vekilinin davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminata ilişkin temyiz itirazları yönünden;
İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle sigortalının maddi tazminatının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Öte yandan, gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır.
Somut olayda, hükme esas alınan hesaba ilişkin bilirkişi raporunda davacoı adına SGK'ya bildirilen ücret olan asgari ücretin 1,33 katı ile mahkemece yapılan araştırma neticesinde Dev-Yapı İş Sendikası tarafından sendikasız işçi için bildirilen asgari ücretin 3,45 katı ile alternatifli yapılan hesaplamada sendika tarafından bildirilen asgari ücretin 3,45 katı ücrete göre sonuca gidildiği anlaşılmakta olup varılan sonuç hatalı olmuştur.
6.O halde Mahkemece yapılacak iş, sigortalının olay tarihinde yaptığı "kalıp ustalığı" işi ile kaza tarihindeki yaşı ve kıdemi dikkate alınarak, TÜİK, Çevre Şehircilik Bakanlığı rayiç ücretleri ile sendikalı olmadığının anlaşılması halinde sendikalar haricindeki meslek odalarından sigortalının bilinen dönemde alabileceği ücreti belirlemek, hesaplamanın yapıldığı yeni bir rapor almak, alınacak raporda davacının 23.03.2021 tarihli bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri değiştirilmeden hesaplama yapılması gerektiğini göz önünde bulundurmak taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözetecek şekilde karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar vekilinin davacı davacılar ... ..., ..., ..., ... için sunduğu manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Davacılar vekilinin davacı ... için hükmolunan manevi tazminata yönelik temyiz talebi yönünden; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3.Davalı ... Müh. A.Ş. (... Yapı A.Ş.) vekilinin davacı ... için hükmolunan maddi tazminata yönelik temyiz talebi yönünden; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!