WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6696 E.  ,  2024/8779 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2594 E., 2023/2295 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/234 E., 2023/225 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin 10.09.2018 tarihinden 11.01.2019 tarihine kadar davalıya ait işyerinde beden işçisi sıfatıyla İş Kanunu kapsamında sürekli ve kesintisiz olarak belirsiz süreli hizmet akdiyle çalıştığını, söz konusu işyeri sahibinin davalı olup işyeri ile ilgili her türlü işlemin yetkili müdür İsmail Yılmaz tarafından yerine getirildiğini, çalıştığı süre zarfında ücret alacağı ve diğer işçi alacaklarını hiçbir şekilde tam olarak alamayan müvekkilinin yaşı itibariyle başka bir işyerinde iş bulma ihtimalinin zor olması nedeniyle ve sigorta primlerinin düzenli olarak yattığını düşünerek söz konusu iş yerinde çalışmaya devam etmek zorunda kaldığını, geçirdiği göz ameliyatı sonucunda raporlu olduğu sürede zorla çalıştırıldığını, çalışmak zorunda bırakıldığını, çalıştığı zamandaki ücret alacağının ödenmemesi üzerine 11.01.2019 tarihinde Antalya SGK İl Müdürlüğüne geçici iş göremezlik ödeneği almak için başvurduğunu, ilgili memurun kendisinin davalı işyerinden 04.01.2019 tarihinde çıkışının verildiğini öğrendiğini, işyerinin işletmecisi İsmail Yıldız ile bu durumu görüşmesinde kendisine herhangi bir ödeme yapılmayacağının söylenmesi üzerine 11.01.2019 tarihinde işi bıraktığını, müvekkilinin davalı firmada 10.09.2018 tarihinde çalışmaya başlamış olmasına rağmen davalı işverence işe giriş tarihinin SGK'ya bildirilmediğini, sürekli olarak giriş-çıkışı yapılarak uzun bir süre sigortasının yapılmadığını ve sigorta primlerinin ödenmediğini belirterek, müvekkilinin davalı bünyesinde işçi sıfatıyla 10.09.2018 - 04.10.2018, 13.10.2018 - 12.12.2018 ve 05.01.2019 - 11.01.2019 tarihleri arasında aralıksız ve tam zamanlı çalıştığının tespiti ile bu süreler arasında yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına, aralık ayında işverenin kendi bildirdiği kayıtlara göre eksik yatırmış olduğu 3 günlük prim ücretinin davalıdan tahsiline ve müvekkilinin bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum kayıtlarında, 2001011646187 Sigorta sicil numaralı davacının, ... unvanlı işyerinde 05.10.2018-12.10.2018 ve 13.12.2018-04.01.2019 tarihleri arasında çalıştığının tespit edildiğini, hizmet cetvelinin ekte olup başkaca çalışmasına rastlanılmadığını, öncelikle, müvekkili kurumun fer'i müdahilliğine karar verilmesini talep ettiklerini, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açılması gerekmekte olup, davacının varsa dava tarihi olan 02.06.2016 tarihinden geriye doğru 5 yıllık hizmetlerinin tespitini dava konusu yapabileceğini, bunun dışında kalan süreler açısındaki taleplerin hak düşürücü sürelerinin geçtiğini, gerçek ve eylemli sigortalılıktan söz edebilmek için çalışmanın varlığının, Yargıtay’ın kabul ettiği ilkelere uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini, ayrıca çalışıldığı iddia edilen tarihlerde işyerinin 506 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınabilir nitelikte olması gerektiğini, işyerinin Kanun kapsamında olup olmadığı, devamlılık arz edip etmediği, faaliyet dönemlerinin tespiti ile çalışmanın sürekli olup olmadığı, işin başlangıç ve bitiş tarihleri, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, sigortalı sayılmayı gerektirecek işlerden olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, kamu düzenine yönelik olan işbu hizmet tespiti davasında asıl olanın resmi belge ve kayıtlar olup, resmi yazılı belgenin varlığının da kesintili çalışmanın karinesi olduğundan, davacının terditli olarak belirttiği çalışmasının tespiti isteminin, kurumca sigortalı sayılan dönemler bakımından davanın hukuki yarar yokluğundan, kuruma bildirilen süreler dışındaki istemlerin ise hak düşürücü süre ve davalıya ait işyerinde çalışıldığına ilişkin Kurum kayıtlarında hiçbir belge ve delil olmadığından esastan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, müvekkili kurumun fer’i müdahilliğine, haksız ve yersiz açılan yasal dayanaktan yoksun olan davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Somut olayda, 27.03.2018 tarihinde "Taş Seramik Beton v.b. Malzemeleri İşlemek için olan Takım Tezgahı İmalatı" işinden dolayı 5510 sayılı Kanun kapsamında tescil kaydı bulunan davalı ... ünvanlı işyeri tarafından, SGK'ya davacı adına 05.10.2018-12.10.2018 tarihleri arasında 8 gün, 13.12.2018-04.01.2019 tarihleri arasında 9 gün, toplam 17 gün bildirimde bulunulduğu, eldeki davanın hak düşürücü süre içerinde 03.01.2020 tarihinde açıldığı; davalı ... ünvanlı 2 2849 01 01 1347979 007 20-17 000 001işyeri sicil numarasından SGK'ya bildirimi yapılan 2018/Eylül-2019/Ocak dönemi Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinde, Mahkememizce dinlenen; ..., ..., ..., ..., ... isimli tanıkların kayıtlı oldukları anlaşılmaktadır.

Toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıyla beraber ihtilaflı dönemde davalıya ait iş yerinde çalıştığı anlaşılan bordro tanıklarının davacının davalıya ait iş yerinde davaya konu edilen dönemde çalıştığına yönelik anlatımları karşısında, çalışmanın kesintisizliği ve dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin dolmamış olduğu da dikkate alınarak davanın kabulüne" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerçek ve eylemli sigortalılıktan söz edebilmek için çalışmanın varlığının Yargıtay'ın kabul ettiği ilkelere uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini, ayrıca çalışıldığı iddia edilen tarihlerde iş yerinin 506 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınabilir nitelikte olması gerektiğini, kamu düzenine yönelik olan işbu hizmet tespiti davasında asıl olanın resmi belge ve kayıtlar olduğunu, Kurumun herhangi bir kusur veya ihmalinin olmadığını, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, davacı tarafın Kuruma başvurusu olmadığını, davanın dava şartı eksikliğinden reddi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, Kurumun fer'i müdahil olarak davaya kabulü gerektiğini, davacının davasında kesintisiz çalışma olgusunu ispat edemediğini, tüm bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bünyesinde işçi sıfatıyla "10.09.2018 - 04.10.2018, 13.10.2018 - 12.12.2018 ve 05.01.2019 - 11.01.2019" tarihleri arasında aralıksız ve tam zamanlı çalıştığının tespiti ile bu süreler arasında yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına ve bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesini talep etmesine rağmen mahkemece talebi aşar şekilde ve gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturacak biçimde 10.09.2018 - 04.10.2018, 13.10.2018 - 12.12.2018 ve 05.01.2019 - 11.11.2019 dönemler yönünden kabul kararı vermesi hatalı olup fer'i müdahil SGK'nın bu yöne ilişkin istinafı yerinde görülmüştür.

Bu itibarla sonuç olarak; fer'i müdahil SGK'nın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince ortadan kaldırılarak davacının davalıya ait iş yerinde 10.09.2018 - 04.10.2018, 13.10.2018 - 12.12.2018 ve 05.01.2019 - 11.01.2019 tarihleri arasında SGK'ya bildirilen çalışmaları dışlanmak suretiyle hizmet akdine tabi olarak dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle;

"1-Fer'i müdahil SGK vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına,

2-Davanın kabulü ile

3-Davacının davalıya ait iş yerinde 10.09.2018 - 04.10.2018, 13.10.2018 - 12.12.2018 ve 05.01.2019 - 11.01.2019 tarihleri arasında SGK'ya bildirilen çalışmaları dışlanmak suretiyle hizmet akdine tabi olarak dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. Değerlendirme
Eldeki davada, davacı, 10.09.2018 tarihinden itibaren sürekli olarak davalı işyerinde çalıştığı halde çalışmalarının eksik bildirildiğini beyanla hizmet sürelerinin tespitini talep etmiş olup Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda, dinlenilen bordro tanıklarından 10.09.2018 tarihinde çalıştığı anlaşılan tanık davacıyı tanımamış, 05.10.2018 tarihinde çalışan tanıklar davacının 3 ay çalıştığını, aynı sürede çalıştıklarını beyan etmiştir. Mahkemece hiçbir delil olmadığı halde davacının çalışmalarının 10.09.2018 tarihinden itibaren başladığının kabulü hatalıdır. Mahkemece, davacının işe başlangıç tarihi üzerinde durulmak suretiyle delil varsa buna yönelik araştırma yapılmalı, yoksa bu dönem yönünden red kararı verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

2.Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.