WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6644 E.  ,  2024/8006 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2316 E., 2024/497 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/708 E., 2022/189 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının 24.06.2002 tarihinden itibaren davalı iş yerinde satış elemanı olarak aralıksız çalıştığını, davacının iş akdini 12.01.2018 tarihinde haklı nedenle feshettiğini, davalı iş verence davacının sigortasının fiili olarak işe başladığı tarihte bildirilmediğini, 01.09.2003 tarihinde işe giriş bildirgesi verildiğini belirterek, davacının 24.06.2002-01.09.2003 arasında davalı iş yerinden bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalı şirketin merkezi ve adresinin Sincan/Ankara da bulunduğunu, Ankara Batı Adliyesinin yargı yetkisi içine girdiğini, dava dilekçesinde de bu adresin gönderildiğini, davacının bu merkeze bağlı bir işçi olduğunu, dava şartlarından olan arabulucuya başvurunun usulsüz yapıldığını, davanın zamanaşımı ve hak düşümü ile malul olduğunu, davacının davalı şirkette 01.09.2003 tarihinde çalışmaya başladığını, 11.01.2018 tarihinde istifa etmek suretiyle ayrıldığını, Kurumca tesis edilen işlemde kanun ve mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığını belirterek, zamanaşımı def'i ve ilk itirazların yapılmış sayılmalarını, davanın reddini istemiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum davaya cevap vermemiş, vekili duruşmada davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıkların beyanları, toplanan deliller ile davanın kabulüne, davacının davalı ...Ş.'de 24.06.2002-31.08.2003 tarihleri arasında asgari ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili özetle; bu tür davalarda çalışma olgusunun her türlü şüpheden uzak kesin biçimde ve öncelikle yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, dosyada mevcut deliller ile davacının iddiasını ispatlayamadığını, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunu, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği delillerle yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak delil toplanabileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre mahkeme karar ve gerekçesinin yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf istemlerinin esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79 uncu, 5510 sayılı Kanun 86 ncı maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, tanıkların beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.