WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6553 E.  ,  2024/8030 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1123 E., 2024/308 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/71 E., 2019/259 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz istemleri hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Ekim 2014 ayı başından itibaren 04.02.2018 tarihine kadar kesintisiz olarak kuaförlükle iştigal eden davalıya ait işyerinde sigortasız olarak çalıştığını, davalıya ait işyerinde işçilerden bir kısmının sigortalı, bir kısmının sigortasız olduğunu, davacının davalı işyerinde 2000,00-TL ücretle işe başladığını, bir yılın sonunda ekonomik kriz gerekçe gösterilerek davacının aylığının 1700,00-TL'ye indirildiğini ve davacının iki yıl bu ücretle çalıştığını, 2018 yılı başında davacının maaş artışı isteğini davalının kabul ettiğini, sonrasında davalının sigortasız çalıştırması dolayısıyla davacının kendisini şikayet ettiği şüphesine kapılarak davacıya "tüm alacaklarımı aldım, hiçbir hak ve alacağım kalmamıştır" şeklinde yazılı belgeyi davacıyı darp ederek zorla imzalattığını, bunun üzerine davacının davalıyı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/3624 soruşturma sayılı dosyasında şikayet ettiğini, hak düşürücü süre içinde davanın açıldığını, SGK'nın davaya ihbar edilen sıfatıyla katılmasının gerektiğini beyanla, davacının sigortalılık başlangıcının 01.10.2014 ve davacının 01.10.2014 - 04.02.2018 tarihleri arasında davalı işyerindeki hizmetinin tespitini, davacının yatırılmamış sigorta primlerinin tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi ile davacının davasını ispat etmesi gerektiğini, davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacı iddialarının kabul edilmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi ile davacının 01.10.2014 - 04.02.2018 tarihlerinde davalı işyerinde çalıştığının tespitini talep ettiğini, öncelikle davacı talebinin hak düşürücü süre yönünden incelenerek reddedilmesi gerektiğini, dosyaya Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 17 nci maddesinde belirtilen belgelerin konulmamış olduğunu, Kurum kayıtlarının henüz dosyaya ibraz edilmediğini, savunma ve talep haklarının saklı tutulduğunu, davacının çalıştığını iddia ettiği döneme ait belgelerin ve davacının çalıştığının Kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılmasının gerektiğini, davalı işyerinin iddia edilen dönemde 506 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2019 tarihli ve 2018/71 Esas, 2019/259 Karar sayılı kararı ile davacının davasının kabulü ile ... T.C. kimlik numaralı ...'in 01.10.2014 - 02.04.2018 tarihleri arasında dönemin geçerli asgari ücretleri ile ... sigorta sicil sayılı davalı ...'a ait iş yerinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli ve 2020/1533 Esas, 2022/1275 Karar sayılı kararıyla; davalı ... ve fer'i müdahil Kurumun istinaf başvurusunun reddine, Bakırköy 20.İş Mahkemesi'nin 2018/71 Esas 2019/259 Karar 09.12.2019 tarihli kararının kamu düzeni yönünden kaldırılmasına, davacının davasının kabulü ile ... T.C. kimlik numaralı ...'in 01.10.2014 - 04.02.2018 tarihleri arasında dönemin geçerli asgari ücretleri ile ... sigorta sicil sayılı davalı ...'a ait iş yerinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2.Dairenin 24.10.2022 tarihli 2022/11033 - 2022/12952 sayılı kararında; "...Dosya kapsamına ve toplanan delillere göre dinlenen tanık beyanlarının, davacının işe başlama tarihiyle ilgili herhangi bir somut beyan içermediği, ceza soruşturmasındaki ifadelerde 2015 yılında çalışmaya başladığı, diğer bir tanığın ifadesinde 2014 yılında çalışmaya başladığının beyan edildiği anlaşılmakla, mahkemece davacının işe başlama tarihiyle ilgili yapılan araştırma yetersiz bulunmuştur.

Mahkemece, davacıya kimlerle birlikte çalıştığı, kimlere hizmet verdiği sorularak müşteriler ve gerekirse komşu işyeri sahipleriyle bordrolu çalışanları da tespit edilmek suretiyle beyanları alınmalı, davacının işe başlama tarihi hiçbir kuşkuya ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenip elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile ... T.C. kimlik numaralı ...'in 01.10.2014 - 04.02.2018 tarihleri arasında dönemin geçerli asgari ücretleri ile ... sigorta sicil sayılı davalı ...'a ait iş yerinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyizi; bozma ilamı dikkate alınmaksızın aynı şekilde karar verildiğini, kamu tanığı dinlenmeden hüküm kurulduğunu, davacının 01.10.2014 tarihinde işe başladığına dair tanık anlatımı ya da somut delil mevcut olmadığını, davanın kısmen kabulü yerine tam kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Fer'i müdahil Kurum vekili temyizi; eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, sadece tanık beyanları ile karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.10.2014 - 02.04.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 506 sayılı Kanunun 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.