WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6485 E.  ,  2024/6472 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/300 E., 2024/946 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Seydişehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/107 E., 2020/346 K.

Taraflar arasındaki yersiz ödenen aylıkların tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, Kurum sigortalısı ...'nın kontrol muayenesine gitmemesi nedeni ile aylıklarının kesildiğini, kendisine 26.05.2018-25.03.2019 tarihleri arası yersiz ödenen aylıkları bakımından 23.355,42 TL tutarlı borç kaydı oluşturulduğunu ve aynı dönemde 2.000 TL ... ikramiyesi borç kaydı oluşturulduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi gereğince bağlanan aylıklarda 94 üncü maddeye göre kontrol muayenesine gitmeyen şahısların aylıklarının kesildiğini, yersiz veya fazla ödemelerin de tahsiline ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirlendiğini, geriye dönük 10 yıllık ödemelerin her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren hesaplanacak kanuni faizi ile tahsilinin gerektiğini, Mahkememizce yapılacak yargılama sonunda, fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 25.355,42 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, öncelikli olarak dava dosyasında ileri sürülen iddiaların haksız olduğunu, müvekkilinin farklı tarihlerde 3 kez rapor aldığını, aldığı raporların sürekli ve daimi olduğunu, müvekkilinin aldığı Konya Meram Araştırma Hastanesinden %46, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden %56 ve son olarak Meram Tıp Fakültesi Hastanesinden %83 şeklinde olduğunu, hastaneye gittiği tarihte hastane personelinin kendisine iş yoğunluğu sebebi ile 6 ay ile 2 sene arasında hastaneye gelip kontrolünü yaptırmasının gerektiğini söylediklerini, buna istinaden müvekkilinin son aldığı raporu aldığını, müvekkilinin ağır hastalık geçirdiğini, kalbinin durduktan sonra tekrar çalıştığını, açılan davanın müvekkilini zor duruma düşürdüğünü, haksız borçlanma yaptıklarını, kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin hiç bir kontrolden kaçmadığını, hastalığına rağmen sürekli hastaneye çağrıldığında gittiğini, bu yönü ile davanın reddinin gerektiğini, yapılacak yargılama sonunda açılan davanın reddine, masraf ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 28.11.2011 tarih, 5269 sayılı raporuna göre kişinin engel oranının %46 olduğu, ilgilinin çalışma gücünü %46 oranında kaybetmesi nedeniyle, çalışma gücü kaybının %40'ın üzerinde olduğundan yaşlılık aylığı bağlandığı, 5510 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesinin ''b'' bendinde yer alan ''Sigortalının, isteğe bağlı sigortalının veya bunların hak sahiplerinin malûllük, iş göremezlik raporlarında belirtilen rahatsızlıklarının mevcut olup olmadığını, tespit amacıyla kontrol muayenesi ve tetkik yaptırılmasını talep edebilir.' hüküm gereğince Kurum tarafından yeniden hastaneye sevk edilerek rapor alındığı, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 13.03.2018 tarih 5238802 numaralı Engelli Sağlık Kurulu Raporuna göre davalının engel oranının %56 olarak belirlendiği, oluşan çelişki nedeniyle NEÜ Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilerek yeniden engel durumuna ilişkin rapor alınmasının istenildiği anlaşılmıştır.

Kurum tarafından davalının aylığının kesilmesine esas alınıp davalının kontrole gitmediğine dayanak yaptığı bildirim olan 18.04.2018 tarihli bildirimde davalının kontrol muayenesinde engel durumunun %56 olmasına rağmen %40 olarak gösterildiği, ilgili belgenin altında davalıya hitaben "yazımız elinize ulaştığı tarihten itibaren en geç 15 gün içerisinde ilgili Hastanenin Sağlık Kuruluna başvurunuz" ibaresinin yer aldığı, yazının muhatabına hastaneye başvurmamasının sonuçları hususunda herhangi bir açıklamanın yer almadığı, sigortalının başvuru yapmamasının sonuçlarının oldukça ağır olduğu, böylesine ağır sonuçları olan bir işlemin sonuçlarının açıkça bildirilmesinin gerektiği, sonuçları hususunda bilgilendirilmeyen sigortalının bu bildirimden sorumlu tutulamayacağı dikkate alınarak davalıya yapılan bildirimin usulüne uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. Yine Kurum dosyası içerisinde bu bildirimin davalıya yapıldığına ilişkin herhangi bir tebellüğ belgesinin bulunmadığı, yalnızca 26.04.2018 tarihinde teslim edildiğine ilişkin PTT sorgusuna ait belgenin bulunduğu, PTT sorgusundan teslim edilen belgenin ne olduğunun anlaşılamadığı gibi ilgili belgeyi davalının teslim aldığına dair bir bilginin de bulunmadığı, davacı Kurumun yersiz ödemeye ilişkin tebliğ işlemlerini 27010 sayılı Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 11 inci maddesinde "Fazla veya yersiz ödemeden kaynaklanan alacaklar, merkezde ilgili birimlerce, taşrada ise sosyal güvenlik Kurumu il müdürlüklerince düzenlenen Borç Bildirim Belgesi (Ek-5) ile 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre ilgililere tebliğ edilir." hükmüne kıyasen 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre yapabileceği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamında tebligatın öncelikle muhatabın bilinen adresine tebliğe çıkarılacağı, tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi tespit edilerek bu adrese, "MERNİS kaydını içermeyen" normal tebligat çıkarılacağı, eğer muhatap adreste oturmakla birlikte, adresten geçici olarak ayrılmış ise; Tebligat Kanunu'nun 21/1 inci maddesi koşullarına uygun şekilde tebligat yapılacağı, muhatabın adreste oturmadığı tespit edilerek tebligatın iade edilmesi halinde, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair kayıt (MERNİS kaydı) düşülerek yeniden tebligat çıkarılacağı ve Tebligat Kanunu'nun 21/2 nci maddesi uyarınca tebligat yapılacağı hüküm altına alındığı, her şeyden önce yapılan bildirimin usulünce yapıldığına ilişkin belgenin Kurum dosyasında bulunmasının gerektiği, Mahkememizce Kuruma bildirime ilişkin belgelerin gönderilmesi hususunda müzekkereye verilen yanıtta da Kurumun aylığın kesilmesine esas aldığı belgenin davalıya tebliğ edildiğini gösterir belgenin sunulamadığı anlaşıldığından, davacı Kurum tarafından 5510 sayılı Kanun'un 94/5 maddesi uyarınca usulünce bildirimin yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı Kurum tarafından ilgili yazının tebliğ tarihi olarak kabul edilen 26.04.2018 tarihinden sonraki ödeme dönemi olan 26.05.2018 tarihinden itibaren aylıkların kesilmesinin doğru olmadığı, davalıya usulünce kontrol bildirimi yapılmadığından aylıkların kesilmesi gerekmeyeceğinden yersiz ödemenin başlangıç tarihi olarak 26.05.2018 tarihinin kabulü mümkün değildir.

Dosya kapsamında davalıya diğer bir bildirimin 3031451 sayılı yazıyla 22.02.2019 tarihinde yapıldığı daha sonra bu bildirimin dikkate alınmaması notu düşülerek 27.02.2019 tarihinde "yazımız elinize ulaştığı tarihten itibaren en geç 15 gün içerisinde ilgili Hastanenin Sağlık Kuruluna başvurunuz" şerhiyle, davalının yazıyı elden teslim aldığına ilişkin imzasıyla ilgili yazının tebliğ edildiği yukarıda açıklandığı şekilde yine davalıya bildirimin sonuçları hususunda herhangi bir açıklama bulunmadığından davalıya usulünce yapılmış bir bildirimin bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca 27.02.2019 tarihli bildirimin davalıya usulünce yapıldığının kabul edilmesi halinde de davacının belirlenen süre içesinde kontrol muayenesine gitmemesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 94/5 maddesi kapsamında bir sonraki ödeme dönemi olan 26.03.2019 tarihi itibariyle davacının aylığı kesilebileceğinden ve yapılan kontrolde de bu tarihte davalıya herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşıldığından dosya kapsamında davalıya yapılmış bir yersiz ödeme bulunmamaktadır. Kaldı ki tüm bunlardan bağımsız olarak davacıya bağlanan aylığın %46 engel oranı üzerinden yapıldığı, davalının ilk kontrole belirlenen sürede başvurduğu, kontrolde davalının aylığın bağlanmasına esas alınan engel oranından daha da fazla %56 oranında engelinin bulunduğunun anlaşıldığı, Kurum tarafından ödenen aylığın ödenip ödenmeyeceğinin tespiti amacıyla davalı hakem hastaneye sevk edilmişse de kontrol muayenesinde davalının aylığının kesilmesini gerektirir bir çelişki olmadığı gibi bu iki oran arasında bulunan çelişkinin davalının aylığının kesilmesine neden olmayacağı açıktır. Tüm bu nedenlerle davacı Kurum tarafından davalıya yapılmış olan yersiz ödeme bulunmadığından açılan davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Kurum sigortalısına 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi gereği aylık bağlandığını, Kurum sigortalısı 5510 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi gereği her zaman kontrol muayenesine tabi tutulabildiğini, kontrol muayenesini yaptırmayan veya yaptırıp da gerekli şartları taşımadığı belirlenen sigortalığının aylığının kesildiğini, sigortalığının maluliyetinin aylığı kesilen dönemde devam edip etmemesinin yasa gereği aylığa hak kazanma açısından önemi olmadığını, davalı hakkında yapılan Kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... İncelenen dosya kapsamına göre: dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına ve özellikle Sosyal Güvenlik Kurumu 27.02.2019 tarihli yazısının davalı tarafından aynı tarihte tebliğ alındığını, dairemizce Konya ... Erbakan Üniversitesi Hastanesine yazılan 26.03.2024 tarihli müzakere cevabı içeriğine göre davalının süresi içinde kontrol muayenesi için 11.03.2019 tarihinde başvurduğu bu gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair vermiş olduğu kararın yerinde olduğu anlaşılmış, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiş ve davacı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yersiz ödenen aylıkların tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 5510 sayılı Kanun'un 28 ve 94 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.