WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/648 E.  ,  2024/7886 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/422 E., 2023/1573 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çermik Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/80 E., 2022/397 K.

Taraflar arasında iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... İnşaat ve Sanayi Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, davacılar vekilinin katılma yoluyla istinafta bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İnşaat ve Sanayi Ticaret A.Ş. vekili ile temyize cevaben davacılar vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle davacı ...'ın 10.11.2015 tarihinde Çankırı Ilgaz kavşağında yol inşaatı yaparken iş kazası geçirdiğini, kazadan ötürü sakat kalmış ve hayatının baharınca iş bu şekilde malul kalarak sakat kaldığını, bundan sonraki tüm ömrü boyunca bu şekilde yaşamak durumunda kalarak çok ciddi maddi zararlarının olduğunu, hakeza aynı olaydan ötürü tüm ailesi ile birlikte aylarca hatta yılarca çeşitli tedaviler ve acılar yaşadığını, hakeza davacının eşi olan ...'da eşi ile birlikte benzer acıları ve psikolojik sıkıntıları yaşadığını, aylarca eşinin peşinden hastane hastane dolaştığını, hayatının baharında eşinin sakat kaldığını ve ömrünün bundan sonraki tüm süreci bu şekilde yaşamak durumunda kaldığını beyanla müvekkili sigortalı lehine 5.000 TL maddi ve 150.000 TL manevi tazminat ile eş lehine yansıma mahiyetinde 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davlılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılama sürecinde 11.11.2020 tarihli rapora göre maddi tazminat istemini 472.871,63 TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP
1.Davalı ... İnşaat ve Sanayi Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalı şirketler arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının diğer şirket çalışanı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkili şirkete izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığı, davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının eşinin manevi tazminat talebinin ağır bedensel zarar bulunmaması nedeniyle reddinin gerekeceği savunmaları ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... Harfiyat Yapı İnş. Gıda Turz. San. Ltd. Şti. usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş ve duruşmaları takip etmemiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davalı şirketler arasında 30.05.2015 tarihli alt yüklenici sözleşmesinin imzaladığı, sözleşmenin konusunun Kastamonu Çankırı yolunun belirli kesimlerinin yapım işine ait "köprü ve küçük sanat yapıları, kazı, kalıp, demir, beton işçiliğinin alt yüklenici olarak ... Harfiyat Yapı İnş. Gıda Turz. San. Ltd. Şti. tarafından gerçekleştireceğine ilişkin olduğu, bu durumda alt yükleniciye verilen işin, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında kaldığı, davalı şirketler arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisinin bulunduğu, iş kazasının 10.11.2015 tarihinde meydana geldiği eldeki davanın 24.04.2018 tarihinde kısmi dava olarak açıldığı, davacı vekili tarafından 06.09.2021 tarihinde ıslah yapıldığı nazara alındığında dava ve ıslah zamanaşımı süresinin dolmadığı, SGK müfettiş raporunun yapılan incelenmesinde, 10.11.2015 günü sigortalının, işyerinde işveren tarafından kendilerine verilen "perde beton dökümü" işini yaptıkları sırada, çöken beton kalıpla birlikte yere düşerek yaralandığı, olayın "İş Kazası" olarak değerlendirildiği ve işverenlerin %100 oranında kusurlu olduğunun değerlendirildiğinin anlaşıldığı, 07.04.2022 tarihli kusur raporunda; alt işveren ... Harfiyat Yapı İnş. Gıda Turz. San. Ltd. Şti'nin %50, üst işveren ... İnş. San ve Tic. A.Ş.'nin %30 ve davacının %20 kusurunun bulunduğunun bildirildiği, aldırılan kusur raporuna davacı vekilinin itiraz etmediği, davalı ... İnş. San ve Tic. A.Ş. vekilinin itiraz ettiği ancak itirazının süresinde olmadığı görülmüş ise yapılan itirazlar açısından, kusur raporunun İş güvenliği Uzmanlarından oluşturulan 3. kişilik bir bilirkişi heyetinden alındığı, olayın oluşu net bir şekilde belirlenerek olaya neden olan tüm saiklerin bir bütün olarak ele alındığı, yapılan değerlendirmelerin olayın oluş şekline göre dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetlenebilir olduğu, kusur durumu tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlendiği nazara alınarak hükme esas alındığı, dosya kapsamında yer alan davacının maluliyet oranının tespiti açısından Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden aldırılan 21.02.2020 tarihli rapor içeriğinde, Sosyal Güvenlik Kurumu ve diğer sağlık kuruluşlarından verilen maluliyet oranları da değerlendirilerek, davacının E cetveline göre %66 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının anlaşıldığı, maddi tazminat alacağının hesaplanması için gerçeğe en yakın verilerin kullanılmasının esas olduğu, bu kapsamda “TRH 2010” tablosunun iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklı maddi tazminat davalarında da bakiye ömrün belirlenmesinde nazara alınması gerektiği bu tablo üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacının iş göremezlik zararının toplam 1.755.322,24 TL olduğu ancak davacı vekilinin davasını 06.09.2021 tarihinde ıslah ettiği ve talebini 472.871,63 TL olarak belirlediği nazara alınarak taleple bağlılık ilkesi kapsamında bu miktar üzerinden hüküm kurulduğu, olayın oluş şekline, kusur oranlarına, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine ve hak ve nesafet kurallarına göre takdiren sigortalı lehine 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, davacı eş ... açısından ise iş kazası nedeniyle ağır bedensel zarara uğrayan sigortalının yakınlarının manevi tazminat talep etme haklarının bulunduğu sigortalının %66 oranında malul kaldığı, süreç içerisinde bir çok kez ameliyatlar geçirdiği, dosya kapsamında yer alan rapor içeriklerinde fiziksel ve psikolojik olarak sorunlarının devam ettiği hususları dikkate alındığında, davacı eş ...'in de manevi tazminata hak kazanacağı anlaşılmakla takdiren 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... İnşaat ve Sanayi Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle;Asıl İşveren olmadığını bağımsız işveren olarak kabul edildiğini, kaçınılmazlığın değerlendirilmediğini , Kusur raporunun hatalı olduğunu, maddi tazminat hesabında PMF 1931 tablosunun dikkate alınması gerektiğini, iskontolama oranın %5 olması gerektiğini, hesaptan önce gelirin %100 indirilip sonra %80 kusur tenzilatı yapılması, geçici iş göremezlik ve tedavi giderinin de hesaptan tenzil edilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davacılar vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle davalının istinaf itirazlarının yerinde olmadığını, sigortalının manevi tazminat isteminin tam kabulü gerektiğini, manevinin reddolan kısmından ret vekalet ücreti takdirinin de hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle kusura dair istinaf itirazı yönünden; somut olayda mahkemece hükme esas alınan raporda iş kazasının meydana gelmesinde aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunan davalı şirketlerin toplam %80 oranında kusurlu bulunduğunun belirtildiği ve kazanın meydana geliş şekli ve dosya kapsamı göz önüne alındığında somut olayda izafe edilen kusur oranları yerinde olmakla bu hususa ilişkin istinaf itirazının yerinde olmadığı, maddi tazminata dair tinaf itirazı yönünden; İlk Derece Mahkemesince itibar edilen ve hükme esas alınan hesap raporundaki verilerin açık ve somut olaya uygun olduğundan davalının bu hususa ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı, manevi tazminata dair istinaf itirazı yönünden; somut olayda, işçinin kaza tarihindeki yaşı, olayın oluş şekli, sürekli iş göremezlik oranı, kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, paranın satın alma gücü ile dosya kapsamı nazara alınarak yapılan değerlendirme sonucunda manevi tazminat alacağının yazılı tutarda hüküm altına alınmasının isabetli olduğu gerekçeleriyle davacı ve davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş. vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... İnşaat Ve Sanayi Ticaret A.Ş. vekili ile temyize cevaben davacılar vekili tarafından katılma yoluyla temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... İnşaat ve Sanayi Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl işveren olmadığını diğer davalı ile aralarındaki sözleşmenin anahtar teslim olarak kabulü gerektiğini, bağımsız işveren olarak kabul edilmesi gerektiğini, olayda kaçınılmazlığın etkisinin değerlendirilmediğini, kusur oran ve aidiyetlerinin hatalı belirlendiğini, maddi tazminat alacağının hesabında PMF 1931 tablosunun dikkate alınması gerektiğini, iskontolama oranın %5 olması gerektiği halde %10 olarak esas alınmak suretiyle hatalı belirlendiğini, hesaptan önce gelirin %100 indirilip sonra %80 Kusur tenzilatı yapılmasnın hatalı olduğunu, önce kusur ardından gelir indirimi yapılmasının hatalı olduğunu ayrıca SGK tarafından açılan rücu davasında hüküm altına alınan geçici iş göremezlik ve tedavi giderinin mükerer yararlanmaya yol açmamak açısından tenzili gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davacılar vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle davalı temyiz itirazlarının reddiyle müvekkili sigortalı lehine manevi tazminatın tam kabulü gerektiğini aynı zamanda manevi ret vekalet ücreti takdirinin de hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, "Ücret ve Fazla Çalışma Ücreti açısından" 4857 sayılı İş Kanun'un 32 nci maddesi ile 41 ila 43 üncü madde hükümleridir. "Bilirkişi raporuna itiraza" ilişkin 281 inci maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 maddeleri delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.
3. Değerlendirme
a) Davacılar vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle;
1.HMK 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 348/1 inci madde uyarınca, İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile iki haftalık süre içerisinde vereceği cevap dilekçesi ile temyiz yoluna başvurabilecektir.

2.Katılma yoluyla temyiz hakkı, temyiz başvurusunda bulunmamış olan tarafa diğer tarafın temyiz başvurusuna cevapla ve onun temyiz sebepleri ile bağlı olarak kanun yoluna başvurma imkanı veren bir hak olup, tarafların karşılıklı olarak temyize katılmalarından bahsedilebilirken, davanın aynı tarafında yer alanların birbirlerinin temyizlerine katılma haklarının bulunduğunu kabul etmek usul hukukuna göre mümkün görünmemektedir.

3.Somut olayda davalı vekilinin temyiz dilekçesindeki sebeplerin maddi tazminat hükmüne ilişkin olup açıkça manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazının bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin iş bu temyize cevapla manevi tazminat hükmünü temyize hukuki yarar olmadığından katılma yoluyla temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

b) Davalı ... İnşaat Ve Sanayi Ticaret A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre kusur oran ve aidiyetleri ile iş göremezlik oranına dair tespitlerin dosya kapsamı ile dairemizce benimsenmiş olan ilkelere uygun olmasına göre davalı ...vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 6100 sayılı HMK'nın 266 ncı maddesine göre Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 03.11.2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 03.11.2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez. Aynı Kanunun 281/1 inci maddesine göre "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.(Ek cümle: 22.07.2020-7251/24 md.) Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir düzenlemesi yer almaktadır.

3. Bilindiği üzere HMK'nın 30 uncu maddesi kapsamında düzenleme altına alınmış olan "Usul Ekonomisi" ilkesine göre de Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.

4.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2021 tarih ve 2018/10(21)-94 E.- 2021/111 K. sayılı ilamında da açıkça belirtildiği gibi " Bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile diğer (bilirkişi raporuna itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğar. Yani bir taraf bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğerinin itirazı üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılır ve ikinci bilirkişi raporu birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden ve bununla diğer taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi gerekir (Kuru, B., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s. 2753)"

5. Somut olayda, davacı sigortalının iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi tazminat alacağının iş bu dava kapsamında ilk kez 11.11.2020 tarihli hesap bilirkişi raporunda hesaplandığı ve bu hesap raporunda "PMF 1931 bakiye ömür tablosu, asgari ücret, bilinen devre sonu olarak 31.12.2020 tarihi ve %100 oranında davalı taraf kusuru dikkate alınarak" maddi tazminat alacağının 472.871,63 TL olarak belirlendiği, davacı ve davalı ... İnşaat ve Sanayi Ticaret A.Ş. vekillerine raporun 27.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği davalı vekilinin hesap raporuna süresi içerisinde itirazda bulunmuşken, davacı vekilinin itirazda bulunmadığı gibi 06.09.2021 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini bu hesap raporunda tespit edilen miktara göre artırdığı anlaşılmıştır. Mahkemece kusur raporundan sonra hesap bilirkişiden alınan 28.09.2022 tarihli ek hesap bilirkişi raporunda ise "PMF 1931 ve TRH 2010 bakiye ömür tablolarına göre seçenekli hesap yapılırken, asgari ücret, bilinen devre sonu olarak 31.12.2022 tarihinin esas alındığı ve kusur oranında da seçimlik olarak hesap yapmak suretiyle PMF 1931 tablosuna göre %100 kusur üzerinden 1.264.126,06 TL (davalı ... Şti kusur oranı olan %50 kusur için 632.063,03 TL ve ... Şti. kusur oranı olan % 30 kusur için 379.237,82 TL olmak üzere %80 Kusur üzerinden 1.011.300,84 TL), TRH 2010 tablosuna göre; %100 kusur üzerinden 1.755.322.24 TL ( Davalı ... Şti kusur oranı olan %50 için 877.661,12 TL ve ... Şti kusur oranı olan % 30için 526.596,62 TL' olmak üzere %80 Kusur üzerinde 1.404.257,74 TL) maddi tazminat alacağının belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince %80 davalılar kusuruna itibar edilmekle beraber, maddi tazminat hesabında 28.09.2022 tarihli hesap raporuna göre TRH 2010 tablosunda %100 kusur seçeneği üzerinden belirlenen 1.755.322.24 TL'ye itibarla ancak taleple bağlı 472.871,63 TL'ye hükmedildiği anlaşılmış ise de varılan sonuç hatalı olmuştur.

6. Bu cümleden olarak her ne kadar dairemizce maddi tazminatın hesabında bakiye ömür tespitiyle ilgili olarak TRH 2010 bakiye ömür tablosu dikkate alınmakta ise de HMK'nın 25 inci maddesinde yer alan "taraflarca getirilme ilkesi ve HMK'nın 281 inci maddesinde belirtilen "bilirkişi raporuna itiraz prosedürü" kapsamında; yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafın kök hesap raporu olan 11.11.2020 tarihli hesap raporuna itiraz etmediği bu yönle bu raporda esas alınan PMF 1931 bakiye ömür tablosu ve davalı itirazı kapsamında kusur hariç hesap verileri yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, kök hesap raporundan sonra alınan ve dosya içeriğine uygun olan 07.04.2022 tarihli kusur raporunda da davalıların (davalı ... Hafriya Şti'nin %50 ve davalı ... İnşaat Şirketinin %30 olmak üzere) müteselsilen %80 ve davacı sigortalının %20 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.

7. Bu açıklamalar doğrultusunda Mahkemece; 11.11.2020 tarihli hesap raporuna %100 kusur oranı yerine %80 kusur oranı uygulanıp, SGK'dan bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri ile geçici iş göremezlik ödeneğinin %80'inin de bu tazminat alacağından mahsup edilerek kararı temyiz eden davalı ... İnşaat ve Sanayi Ticaret A.Ş. yönünden davacının hak ettiği tazminat alacağının tespiti, (kararın diğer davalı ... Harfiyat Yapı İnş. Gıda Turz. San. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmemiş olması nedeniyle davacı sigortalının bu davalı aleyhine elde ettiği usuli kazanılmış hak da gözetilerek) bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hesap verilerinde davalı lehine usuli kazanılmış hakkı ihlal eden 28.09.2022 tarihli hesap raporuna itibar edilmesi, öte yandan %80 davalılar kusuruna itibar edilmesine karşın iş bu raporda %100 kusur üzerinden hesaplanan hesap seçeneğine itibarla hüküm tesis edilmiş olması da hatalı olmuştur.

8. İlk Derece Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

9. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve tarafların istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Davalı vekilinin temyiz başvuruları nedeniyle sair temyiz itirazlarının reddiyle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

4. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

5. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.