WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6474 E.  ,  2024/8093 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/103 E., 2023/153 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne dair karara karşı süresi içinde davacı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine feri müdahil Kurum vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi üzerine Dairece kararın bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; davalı ...'a ait ... sicil numaralı ... Mahallesindeki inşaatta boyacı olarak 15.09.1988 - 15.11.1988 tarihleri arasında çalıştığını, davalı tarafından işe giriş bildirgesinin verildiğini, ancak bordrolarda ismine rastlanmadığından SGK tarafından sigortasının yapılmadığını belirterek, 15.09.1988 - 15.11.1988 tarihleri arasında davalı iş yerinde hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı işveren tarafından davaya cevap verilmemiştir.

2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi ile Kurum kayıtlarında davacının tespit talep ettiği dönemde davalı işveren nezdinde sigortalı çalışmasının bulunmadığının tespit edildiğini, davacının çalıştığını iddia ettiği ... sicil sayılı işyeri dosyası Kurum bilgisayar kayıtlarında ve iz arşivlerde mevcut olmadığını, Kurum kayıtlarının aksinin ancak aynı değerde yazılı delillerle ispatının mümkün olduğunu, çalışma olgusunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispat edilmesini gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2017 tarihli ve 2015/201 Esas, 2017/100 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 15.09.1988 tarihinde davalı ...'a ait işyerinde 1 gün süreyle asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.09.2017 tarihli ve 2017/1625 Esas, 2017/1811 Karar sayılı kararıyla; davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinin 1 inci alt bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 22.03.2018 tarihli 2017/6524 Esas, 2018/2726 Karar sayılı kararında; "... Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 10.11.1969 doğumlu davacının, bildirgedeki işe giriş tarihi olan 15.09.1988 tarihinde 19 yaşında olduğu, işe giriş bildirgesinin, ...'e ait ... sicil numaralı, ... Mah.1203. Sok.No:4 ... adresindeki işyerinden 16.09.1988 tarihinde 262337 varide sayısı ile Kuruma verildiği, sigorta sicil numarasının 1988 yılı Eylül ayına ait seriden olduğu, işyerine ait Kurumda kayıt olmadığı, işe giriş bildirgesindeki ... sicil nolu işyerinin davalı ... unvanlı olarak görünüyorsa da, işyerinin ... ünvanlı işyerine ait olduğu, işyerinin 08.04.1988 tarihinde kanun kapsamına alınıp 18.03.1989 tarihinde kanun kapsamından çıkarılıp ve dosyanın imha edildiği, 1988 yılında kayıtlı ... ünvanlı bir işyerine rastlanılmadığının bildirildiği ancak mahkemece kolluk vasıtasıyla yapılan araştırmada, davacının çalıştığını iddia ettiği tarihte, davalı ...'a ait inşaat olduğu ve davalının halen bu inşaat ile yapılan yerde ikamet ettiğinin tespit edildiği, Belediyede inşaat kaydına rastlanmadığı, 54143.33sicil numaralı işyerine ait 1988/3 ve 1989/1 inci döneme ait bordrolarda davacının ismine rastlanmadığının bildirildiği, Mahkemece Anamur'daki bu işyerinden bildirilen bordro tanıklarının dinlendiği, davacıyı tanımadıklarını söyledikleri, davacı tanıklarının akrabaları olduğu, davacının hizmet cetvelinde 2005 yılında başlayan 2015 yılına kadar devam eden 3951 gün 1479 zorunlu sigortalılığı olduğu, 4/A çalışması olmadığı, bilirkişi raporunda işe ilk giriş bildirgesindeki imzanın ...'ın elinden çıktığı kanaatine varıldığı, eylemli çalışma olgusu yeterli ve gerekli bir araştırmayla sağlıklı bir biçimde belirlenmeden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda uyuşmazlık, fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, Mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Bu durumda Mahkemece yapılacak iş; bildirgedeki işyeri sicil numarasının başka bir işyerine ait olması ve Kurum kayıtlarında böyle bir işyeri olmadığının bildirilmesi nedeniyle, işyerine ait kayıtların tespit edilebilmesi için tekrar Belediye’den ve Vergi Dairesinden etraflı araştırma yapmak iddiayı doğrulayan tanıkların hepsinin akraba olması nedeniyle akraba olmayan komşu işyeri, mahalle veya apartman sakinlerini tanık olarak dinlemek, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9 ve 79/8 inci maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli ve 2018/77 Esas, 2019/241 Karar sayılı kararı ile bozma kararından sonra yapılan araştırmalarda bozma gerekçesinde belirtilen Belediye, Vergi Dairesinden yapılan araştırmaların da olumsuz döndüğü, akraba olmayan tanığın bulunamadığı, mahalle ve apartman sakinlerinin tanık olarak dinlenemediği ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği, çalışma olgusunun somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

C. 2'nci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 29.12.2020 tarih ve 2020/6219 Esas, 2020/7880 Karar sayılı kararında; "...Kurumun 18.02.2016 tarihli cevabi yazısında, sigortalı işe giriş bildirgesindeki ... sicil nolu işyerinin ... unvanlı olarak göründüğü; ancak Kurum kayıtlarında işyerinin ... unvanlı işyerine ait olduğu; 1988 yılında ... unvanı adı altında bir işyerine rastlanılmadığının belirtildiği; Mahkemece Anamur'daki işyerinden 1988/3 üncü dönemde bildirimleri yapılan tanıkların dinlendiği ve bu tanıkların ...’de hiç çalışmadıklarını; davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri anlaşılmaktadır.

Mahkemece, davalı ... ile dava dışı ... unvanlı işyeri arasındaki ilişki irdelenmeli; bu bağlamda, taraf beyanları da alınarak komşu işyeri işverenleri ve bunların bordrolu çalışanları detaylı olarak araştırılarak beyanlarına başvurulmalı; işe giriş bildirgesinin 16.09.1988 tarih ve 262337 varide sayısı ile Kurum kayıtlarına geçtiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle Kurumdan davalı ... ile dava dışı Mevlüt arasında herhangi bir ilişki olup olmadığı, Kurum kayıtlarında ortak işverenliklerinin bulunup bulunmadığı, işe giriş bildirgesindeki işyeri sicil numarasının ne suretle yazılmış olabileceği sorulmalı; işe giriş bildirgesindeki bilgiler çerçevesinde dava dışı Mevlüt’ün, davalı ... ile ilişkisinin olup olmadığı ve işe giriş bildirgesindeki işyeri sicil numarasının ne suretle yazıldığı hususunda beyanına başvurulmalı ve deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir..." gerekçesi ile Mahkemece verilen karar bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...'a ait işyerinde 15.09.1988 tarihinde 1 (bir) gün süreyle asgari ücretle çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı temyiz dilekçesinde; talebin hak düşürücü süreye uğradığını, yanında hiç kimseyi çalıştırmadığını, davacının çalışanı olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 15.09.1988 - 15.11.1988 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.