10. Hukuk Dairesi 2024/6462 E. , 2024/8032 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/338 E., 2023/334 K
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.09.2016-03.07.2017 tarihleri arasında davalı iş yerine sınıf öğretmeni olarak çalıştığını, davalı işveren ile sözleşme kurulması esnasında 3.000,00 TL olarak anlaştığını, ancak işverenin müvekkilinin maaşını SGK'ya 1.500,00 TL civarında değişkenlik göstererek bildirdiğini, bakiyenin de müvekkiline elden makbuz karşılığı ödediğini, bu durumun müvekkilini maddi kayba uğrattığını, tüm bu nedenlerle davacının davalı iş yerinde çalıştığı süreler içerisinde prime esas kazancının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının işe girerken imzalamış olduğu iş sözleşmesinde yazılan ücreti, davacının imzalamış olduğu ücret bordrolarındaki ücreti ve davacının hesabına davalı şirket tarafından yatırılan ücret tutarlarının aynı olduğunu ve kayıtların birbirini teyit ettiğini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu tarafından 14.07.2017 tarihinde inceleme yapıldığını, çalışanların beyanları alınmak suretiyle tutanak tutulduğunu, inceleme sonucu davalı şirket aleyhine bir yaptırım uygulanmadığını, mevzuata aykırılık tespit edilmediğini, davacının iddialarını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davanın kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle re'sen araştırma yapılması gerektiğini, davacının ücret iddiasını yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2020 tarihli ve 2020/123 Esas, 2020/117 Karar sayılı kararı ile davacının iddia ettiği gerçek ücretin HUMK'un 288 inci (HMK'nın 200) maddesinde belirtilen sınırı aştığı ve kural olarak yazılı delille kanıtlanmasının zorunlu olduğu, davacı tarafın, davacının davalı işyerinde çalıştığı dönemlerde SGK'ya bildirilen prime esas kazanç üzerinden ücret aldığını yazılı belge ile de kanıtlayamadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/131 Esas, 2021/1373 Karar sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 13.04.2022 tarihli 2022/500 Esas, 2022/5503 Karar sayılı kararında; eldeki davada davacının bildirilen prime esas kazançları ile Milli Eğitim Müdürlüğü onaylı ücret sözleşmelerinde belirtilen ücretlerin, bu sözleşmenin bağlayıcı niteliği de dikkate alınıp 5580 sayılı Kanun hükümleri değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan davanın kabulüne, davacının 19.09.2016 - 12.07.2017 tarihleri arasında davalı şirkete ait 2.8531.01.01.1274402.016.12-68 sicil numaralı işyerinde çalıştığı dönemlerde fark SPEK tutarının 2016/9. ayında 1.697,29 TL, 2016/10-11-12. ayında 1.307,43 TL, 2017/1-2-3-4-5-6. ayında 1.382,22 TL, 2017/7. ayında 95,99 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı şirket vekili; davacı ile davalı okul arasında iş sözleşmesinin 19.09.2016 tarihli olduğunu, dolayısıyla 14.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6528 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan; "Özel okullarda yöneticilik ve eğitim - öğretim hizmeti yapanlara, kıdemlerine göre (emekiller hariç) dengi resmi okullarda ödenen aylık ile sosyal yardım kapsamındaki ek ödeme tutarlarından az ücret verilemez." düzenlemesinin davacı açısından uygulanma olanağı bulunmadığını, taraflar arasındaki anlaşma gereğince, davacının aylık kazancının girdiği ders saati üzerinden hesaplandığını, bilirkişi raporunun 4 numaralı başlık altında hazırlanan tabloda ise, ders saati ücretlerinin ek ders ücreti olarak değerlendirildiğini, 5 numaralı maddesinde ise Bursa Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilmiş olan muadil ücret bildirimleri ile davacının ücretleri kıyaslanarak fark SPEK hesaplamaları yapıldığını, davalı firma tarafından davacı adına düzenlenen bordrolarda davacı adına tahakkuk eden brüt maaş tutarları ile kuruma bildirilen SPEK tutarları arasında fark bulunmadığı, bordolarda tahakkuk eden net maaş tutarları ile davacıya ait banka hesabına yatan maaş tutarları arasında fark bulunmadığı yönünde tespitte bulunulduğunu, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesine göre fark SPEK tutarı tespit edilmediğini, muadil ücrete göre hesaplama yapılamasının herhangi bir dayanağının bulunmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı Kurum vekili; yeterli inceleme yapılmadığını ve eksikliklerin giderilemediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 15.09.2016-03.07.2017 tarihleri arasında davalı şirkete ait okulda sınıf öğretmeni olarak çalıştığı, aldığı ücretin aylık 3.000,00 TL olduğu ve prime esas kazancının bu tutar üzerinden tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!