WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6459 E.  ,  2024/8730 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/406 E., 2024/101 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında görülen eksik hesaplanan yaşlılık aylığı miktarının tespiti ile süresinde ödenmeyen aylıklarının faizi ile tahsili istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin SGK'dan malullük/emeklilik aylığı almaya hak kazandığını ve 2004 yılı Mayıs ayına kadar aylığını aldığını, müvekkilinin İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin kararıyla kısıtlanarak vesayet altına alındığını, daha sonra müvekkilinin eşi ve vasisi olan ...'ın müvekkilinin 2004 Mayıs ayından beri aylıklarını alamadığı ve aylıkların ödemenin yapıldığı bankaca SGK'ya iade edildiğini öğrendiğini, yapılan araştırma sonucunda müvekkilinin aylığının aylıkların hareket görmemesi tahsil edilmemesi sebebiyle durdurulduğunun tespit edildiğini. ilgili kanun gereğince müvekkilinin ödenmeyen aylık gelirlerinin fark ve yasal faizleri ile hesaplanarak vasisi ... adına hesaba yatırılmasının davalı Kurumdan yazılı olarak istendiğini, gelen cevaba göre İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla tedbir kararına göre ödenmediğinin bildirildiğini bunun üzerine ilgili mahkemeye başvurularak tedbirin kaldırıldığını ve bu kararın davalı Kuruma bildirildiğini, daha sonra davalı Kurumca gönderilen yazıyla müvekkilinin birikmiş aylıklarının 01.10.2009 tarihinden itibaren hesaplandığını bunun yanlış olduğunu ayrıca müvekkiline bağlanan aylığın özellikleri benzer olanlar arasında müvekkilinden önce emekli olmuş olanlar arasında büyük farklılıklar arz ettiğini belirterek, müvekkilinin hak kazanmış olduğu aylıklardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL' sinin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davacı vekili, 26.10.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 15.889,74 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, 506 sayılı Kanun'un uzun vadeli sigorta kollarından aylık bağlanmasına ilişkin maddelerinin değiştirildiğini, söz konusu düzenlemeyle katsayı esasına dayalı gösterge sisteminin kaldırılarak yerine TÜFE ve gelişme hızı oranlarına göre sigortalıların emekli oldukları yıla göre güncellenen prime esas yıllık kazançlarının esas alınmasının öngörüldüğünü ve aylık bağlanma oranının belirlenmesine ilişkin hükümlerin yeniden düzenlendiğini, farklı tarihlerde emekli olan sigortalıların emekli aylığı bağlama tarihlerinde yürürlükte bulunan farklı kurallara tabi olmaları nedeniyle aralarında eşitlik karşılaşması yapılamayacağını, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin tedbiri kaldırma kararıyla yeniden maaşların gönderilmeye başlandığını, Mahkeme kararında ve Kurum mevzuatında birikmiş aylıklara faiz uygulanacağına dair bir hüküm bulunmadığından faiz ödemesinin mümkün olamayacağını beyanla haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2013 tarihli ve 2010/393 Esas 2013/138 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 06.04.2015 tarihli ve 2014/25995 Esas 2015/6577 Karar sayılı bozma ilamında; dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerektiği belirtildikten sonra, banka tarafından Kuruma iade edilen aylıklar ile tedbir kararı gereği davacıya ödenmeyen yaşlılık aylıklarının tutarı Kurumdan sorularak, Kurumun, yaşlılık aylıkları üzerindeki tedbir kararının kalktığı 01.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte anılan aylıkları ödeme ile yükümlü olduğu gözetilerek, 01.10.2009 tarihinden itibaren ödenen aylıkların ise geç ödeme nedeni ile her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren ödeme tarihine kadar işleyen yasal faiz tutarından Kurumun sorumlu olduğu gözönünde bulundurularak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek, karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 17.07.2018 tarihli ve 2015/385 Esas 2018/371 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne, davacının ödenmeyen 15.150,02 TL yaşlılık aylığı alacağının yaşlılık aylıkları üzerindeki tedbir kararının kalktığı 01.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, davacının 739,72 TL faiz alacağının davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

2.Dairemizin 30.04.2022 tarihli ve 2021/13036 E. 2022/6054 K. sayılı ilamında; davacı vekilinin bozma sonrası 26.10.2017 tarihli ıslah istemi dikkate alınmaksızın bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ile Mahkemece bozma ilamını yerine getirmeye yönelik alınan bilirkişi raporunun ise denetime elverişli olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozmadan sonra ıslah önü açılmışsa da Yargıtay bozma ilamında bu uygulamanın somut olaya uygulanamayacağı bu nedenle davacının ıslah talebi dikkate alınmaksızın karar verilmesi gerektiği açıklandığından, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda ıslah dilekçesi dikkate alınmayarak dava dilekçesindeki talebi doğrultusunda karar verildiği, bu durumda davacının Kurumdan toplam alacağının taleple bağlılık ilkesi gereği, dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL olduğu ve bu alacağın faiz başlangıç tarihinin ise (bozma öncesi davalı Kuruma tarafından yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda iade edilen bu maaşların hangi aylara ait olduğunun tespitinin mümkün olmadığının bildirilmiş olması nedeniyle) İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/17 E. sayılı dosyasından tedbir kararının kaldırıldığı 01.10.2009 olduğu ve bu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine varılarak, yapılan yargılama, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü ile davacının ödenmeyen 1.000,00 TL yaşlılık aylığı alacağının yaşlılık aylıkları üzerindeki tedbir kararının kalktığı 01.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ile davalı Kurum vekili kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının eksik hesaplanan yaşlılık aylığı miktarının tespiti ile süresinde ödenmeyen aylıklarının faizi ile tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.506 sayılı Kanun'un 60 ıncı ve geçici 81 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Mahkemece davanın kabulü yönündeki kararı yerinde görülmekle birlikte, hükmün gerekçe bölümünde, Mahkemece de karara esas alınan 07.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen davacının, banka tarafından 09.03.2004 tarihinde davalı Kuruma iade edilen 4.590,49-TL. tutarındaki maaşları ile (aylıkların durdurulduğu Mayıs 2004 ila aylıkların ödenmemesi konusunda İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/17 E. sayılı dosyasından verilen tedbir kararının kaldırıldığı 01.10.2009 tarihleri arasında ödenmediği bildirilen aylıkları toplamının 46.233,96-TL., bu alacaklara tedbir kararının kaldırıldığı 01.10.2009 ila dava tarihi olan 21.04.2010 tarihleri arasında işlemiş yasal faizin 2.302,83-TL. olduğu, davacıya 01.10.2009 tarihinden itibaren ödenen aylıkların her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren ödeme tarihi olan 19.03.2010 tarihine kadar işleyen yasal faizinin 109,12-TL. olduğu, öte yandan dava dilekçesi ile talep edilen tutarın 1.000 TL olması nedeniyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak davacının ödenmeyen 1.000,00 TL yaşlılık aylığı alacağının yaşlılık aylıkları üzerindeki tedbir kararının kalktığı 01.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi yönünde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmektedir.

2.Ne var ki bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine;

2.Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme ilamının "Kabul ve Gerekçe" bölümünün son paragrafı olan;

"Yapılan yargılama, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; davanın kabulü ile davacının ödenmeyen 1.000,00 TL yaşlılık aylığı alacağının yaşlılık aylıkları üzerindeki tedbir kararının kalktığı 01.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." ibaresinin silinerek, yerine,

" Yapılan yargılama, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; 07.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacının, banka tarafından 09.03.2004 tarihinde davalı Kuruma iade edilen 4.590,49-TL. tutarındaki maaşları ile (aylıkların durdurulduğu Mayıs 2004 ila aylıkların ödenmemesi konusunda İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/17 E. sayılı dosyasından verilen tedbir kararının kaldırıldığı 01.10.2009 tarihleri arasında ödenmediği bildirilen aylıkları toplamının 46.233,96-TL., bu alacaklara tedbir kararının kaldırıldığı 01.10.2009 ila dava tarihi olan 21.04.2010 tarihleri arasında işlemiş yasal faizin 2.302,83-TL. olduğu, davacıya 01.10.2009 tarihinden itibaren ödenen aylıkların her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren ödeme tarihi olan 19.03.2010 tarihine kadar işleyen yasal faizinin 109,12-TL. olduğu, öte yandan dava dilekçesi ile talep edilen tutarın 1.000 TL olması nedeniyle taleple bağlı kalınarak, davanın kabulü ile davacının ödenmeyen 1.000,00 TL yaşlılık aylığı alacağının yaşlılık aylıkları üzerindeki tedbir kararının kalktığı 01.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." ibaresinin eklenmesine,

3.Hüküm fıkrasının, 2 nci paragrafında yer alan "Davacının ödenmeyen 1.000,00 TL yaşlılık aylığı alacağının yaşlılık aylıkları üzerindeki tedbir kararının kalktığı 01.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresininden önce gelmek üzere "Davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere" ibaresinin eklenmesine ve hüküm ile gerekçenin bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.