WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6419 E.  ,  2024/7495 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2214 E., 2023/1681 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/232 E., 2021/52 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı yanında şoför olarak 01.01.1998-21.02.2018 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının 01.01.1998-28.09.2012 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen hizmetinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı arasındaki ilişkinin işçi-işveren ilişkisi olmadığını, sözlü kira ilişkisinden ibaret olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Feri müdahil Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen davacı tanıkları, davalı tanık beyanları, komşu işyeri tanığı beyanları ile davacının dava konusu ettiği dönemlerde plakalı aracı kullandığının beyan edildiği, taraflar arasındaki ilişkinin değerlendirilmesinde, davalının gerek davacı ve gerekse ... plaka sayılı araç üzerindeki denetim ve gözetim hak ve yetkisinin varlığı karşısında aradaki ilişkinin hasılat kirası olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 19.06.2006 tarih ve 2006/13004 E. 2006/17679 K. sayılı; Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 07.03.2011 tarih ve 2009/15268 E. ve 2011/2910 K. sayılı içtihatlarında, çalıştıkları ticari araç sahibine günlük belirli bir bedel vermek suretiyle çalışan ticari araç sürücülerinin araç sahibi ile aralarındaki ilişkinin hasılat kirası değil, hizmet sözleşmesi ilişkisi olduğu ve bu nedenle de sürücünün, hizmet sözleşmesine bağımlı çalışmaya başlaması ie 506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi (5510 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi) gereği sigortalılık niteliğini kazanacaklarının kabul edildiği, ilk ceza tutanağının 06.12.1999 tarihinde kesilmesi ve tanık beyanları birlikte değerlendirilerek davacının davalı yanında 06.12.1999 - 28.09.2012 tarihleri arasında şoför olarak aralıksız kesintisiz çalıştığının tespitine, 06.12.1999 öncesi talebin ispat edilememesi nedeni ile reddine, 28.09.2012 - 21.02.2018 tarihleri arası Kuruma bildirildiğinden bu döneme ilişkin talepte hukuki yarar olmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yalnızca davacı tanıkları beyanlarına dayalı hazırlandığını, delillerin eksik incelendiğini ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, davanın yasada öngörülen hak düşürücü süreden sonra açıldığını savunarak mahkeme hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Feri müdahil Kurum vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu savunarak mahkeme hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtilaflı dönemde davacının 01.03.2007-27.09.2012 tarihleri arasında tarım sigortalılığının bulunduğu, 28.09.2012-21.02.2018 tarihleri arasında davalıya ait 1102997 sicil numaralı işyerinden bildirim yapıldığı, davalı işyerinin otobüs işletmesi mahiyetinde 28.09.2012 tarihinden itibaren kanun kapsamında olduğu, davalıdan başka bordolu çalışan bildirilmediği, davalının 04.07.1979 tarihinden itibaren minibüs ve dolmuş ile yapılan şehir içi yolcu taşımacılığından vergi kaydının bulunduğu, 26.10.2001 tarihinden itibaren ... plakalı araç ile ilgili davacı adına kesilen trafik cezalarının bulunduğu, 26.12.2008, 21.05.2012 ve 08.06.2012 tarihlerinde davalının aracının davacı tarafından muayene ettirildiği, davacı tanıkları ile kamu tanıklarının davacının çalışmasını doğruladıkları, çalışmanın kesintisiz sürmesi ve dava tarihine göre açılan davanın hak düşürücü süreye uğramadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, tanıkları dinlenmeden karar verildiğini, aracın davacı tarafından kiralanmış olduğunu, 1999 ile 2001 tarihleri arasındaki trafik cezalarında plaka belirtilmemiş olduğunu, hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, davanın yasada öngörülen hak düşürücü süreden sonra açıldığını savunarak kararın bozulmasını talep etmiştir.

Feri müdahil Kurum vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, Mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.