10. Hukuk Dairesi 2024/6407 E. , 2024/8094 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/435 E., 2024/109 K.
KARAR : Red
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile eş ve babasından ölüm aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen davanın kabulüne dair karara karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı Kurum vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan inceleme sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babası ...’ün 01.12.1993 tarihinde vefat ettiğini, mahalle muhtarı olarak görev yapan davacının babasının Bağ-Kur’lu olduğunu, vefat edene kadar da Bağ-Kur emeklisi olarak görev yaptığını, davacının kocası olan ...’ın da ... Büyükşehir Belediyesi Fen işlerinde çalıştığını, SSK emeklisi olduğunu, kendisinin 02.01.2018 tarihinde vefat ettiğini, davacının kendi maaşı olmadığından eşinin vefatından sonra SSK emeklisi olan eşinden dolayı dul maaşı almaya başladığını, sonrasında Bağ-Kur emeklisi olan babasının vefatından sonra da başvurusu üzerine kendisine yetim maaşı bağlandığını ancak davalı Kurum tarafından 2020 Mart ayı itibariyle 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi sebep gösterilerek davacıya ödenen yetim aylıklarının iptal edildiğini ve davacıya toplam 25.591,49 TL borç çıkartıldığını ve Mart ayı itibariyle dul maaşından borca mahsuben kesintiler başlatıldığını, davacının 27.04.2020 tarihli dilekçesi ile Kuruma başvurarak haksız kesintinin kaldırılmasını talep ettiğini, Kurumun 15.05.2020 tarihli yazısı ile talebin reddedildiğini, somut olayda 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin uygulanabilmesi için hak sahibi sıfatı ile ölüm aylığı talep edilebilecek her iki sigortalının da ölüm tarihinin 01.10.2008 tarihinden sonra olması gerektiğini, davacının babasının 1993 yılında vefat ettiğini, o tarihteki yasal düzenlemenin uygulanması gerektiğini beyanla, haksız ve kanuna aykırı Kurum işleminin iptali ve SGK’ya davacının böyle bir borcu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin19.10.2021 tarihli ve 2020/150 Esas, 2021/274 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile davacının hem eşinden hem de babasından aynı anda ölüm aylığı alabileceği tespiti ile buna bağlı olarak Kurumun aylık iptal ve borç çıkarma işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.05.2023 tarihli ve 2022/37 Esas, 2023/1118 Karar sayılı kararıyla; davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 25.09.2023 tarihli 2023/8245 Esas, 2023/8637 Karar sayılı kararında; "... Davacının 4/a kapsamında sigortalı olan eşinin 02.1.2018 tarihinde vefatı üzerine 4/a ölüm aylığı bağlandığı, 4/b sigortalı olan babasının 01.12.1993 tarihinde vefat ettiği, babadan da ölüm aylığı bağlandığı, davalı Kurum 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi kapsamında babadan bağlanan ölüm aylığını keserek borç tahakkuku oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Anılan yasal düzenlemeler kapsamında dava irdelendiğinde; bu tür ölüm sigortasından aylık tahsislerinde, ayrık durumlar dışında genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması gerekmekte olup, buna göre sigortalı eşin yaşamını yitirdiği 02.01.2018 tarihi itibarıyla davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 34 ve 54 üncü maddeleri olup, 54 üncü maddenin 5 inci bendine göre hak sahibinin tercihine göre ana/baba veya eşe ait dosyaların birinden aylık bağlanacağı açıkça düzenlenmiş bulunmakla, anılan maddeler irdelenmeden yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum işleminde bir hata olmadığı sonuç ve kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizi; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu beyanla bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eş ve babasından ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!