WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6393 E.  ,  2024/7206 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1305 E., 2023/1982 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/389 E., 2023/23 K.

Taraflar arasındaki sigortalılığın aidiyeti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve dahili davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve dahili davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı işyerinde yurt içi ve yurt dışında kargo taşımacılığı yapıldığını, davacının davalı işyerinde çalışması nedeniyle 01.08.1991 tarihinde fiili çalışmalarına karşılık olarak bordro düzenlenerek Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiğini, ancak düzenlenen bordrolar itibarı ile davacının fiili çalışmışlıklarının resmi olarak belli olduğunu, buna rağmen Kurum kayıtlarına fiili çalışmalarının eksik ve başlangıç tarihi geç olarak işlendiğini, bu hususun emeklilik tarihini olumsuz olarak etkilediğini, davacı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna, sigortalılık hizmet süresinin başlangıç tarihinin düzeltilmesine ilişkin olarak 23.06.2014 tarihinde başvuru yaptığını, yapılan başvuruya ilişkin olarak değerlendirme neticesinde 23.03.2015 tarihli ve 4.782.153 sayılı cevabi yazı ile davacının talebinin reddine karar verildiğinin bildirildiğini, Kurum tarafından yapılan araştırma ve davalı işyeri ile gerçekleştirilen yazışmalar neticesinde belirtilen tarihte ... isimli birinin davalı işyerinde çalıştığını, fakat bu ...'nın hangi ... olduğunun tespit edilemediğinin bildirildiğini, belirterek dönem bordrosunda ismi olan ... isimli çalışanın da kendisi olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile davacının sigortalılık hizmet süresinin başlangıç tarihinin 01.08.1991 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... Kargo Şti. vekili cevap dilekçesinde, davacının, 01.08.1991 tarihinde fiilen çalışmaya başladığını, SGK' ya bildiriminin yapıldığını, düzenlenen bordrolar itibarıyla fiili çalışmışlığının resmi olarak belli olduğu iddiasıyla sigortalılık hizmetinin başlangıç tarihinin 01.08.1991 olarak tespiti davası açtığını, fiilen çalışmaya nedeniyle SGK bildiriminin yapıldığını, Kurum kayıtlarına çalışmaların eksik ve başlangıç tarihinin geç işlendiğini iddia ettiğini, müvekkili şirketin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu, SGK'nın, Kurum kayıtlarına fiili çalışmalarının eksik ve başlangıç tarihinin geç işlediği iddia edilmiş olduğundan müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığından davanın müvekkil şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava tarihi itibarıyla hak düşürücü süre geçmiş olduğundan davanın reddi gerektiğini, SGK'ya husumet yöneltilip davalı olarak gösterilmesi gerektiğini, SGK'nın fer'i müdahil olarak gösterilmesinin de hatalı olduğunu, davada taraf değişikliğinin mümkün olmaması nedeniyle de davanın reddi gerektiğini, davacının 01.08.1991 tarihinde fiilen çalışmaya başladığını iddia etmiş ise de aradan geçen süre nedeniyle müvekkil şirket kayıtlarında davacı ile ilgili herhangi bir bilgiye ulaşılamadığını, dava dilekçesinde davacının müvekkil şirketin hangi biriminde çalıştığının belirtilmediği gibi ve dava dilekçesinde delil olarak dayanılan bordro-resim vb. delil kendilerine tebliğ edilmediğini ve UYAP sisteminde de anılan delillere ulaşılamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Dahili davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın mesnetsiz ve haksız bir dava olup zaman aşımı hak düşürücü süreler yönünden itiraz ettiklerini, davalının dava konusu iddia ettiği çalışma dönemi ile ilgili olarak davalı olarak gösterilen ... Kargo Yurt İçi ve Yurt Dışı Taşımacılık Anonim Şirketi’nin, müvekkili ... Başkanlığına vermiş olduğu 1991/2 ve 1991/3 dönem dört aylık sigorta primleri dosyasında ... isimli bir çalışan olduğunun görüldüğünü, ancak T.C. Kimlik numarası veya sigorta sicil numarası bulunmadığını, Kurumun davacının kimlik bilgileri ile birlikte davalı ... Kargo Yurt İçi ve Yurt Dışı Taşımacılık Anonim Şirketi’ne yazdığı yazı ile şirketlerin de ... adlı kişinin çalışıp çalışmadığının sorulması neticesinde davalı şirketin, müvekkil Kuruma vermiş olduğu yazılı cevapta işyerlerinde ... adında herhangi birinin çalışmadığı cevabı verildiğini, davacının dava konusuna ilişkin taleplerini kabul etmediklerini, yazılı delil niteliğindeki Kurum kayıtları karşısında, davanın aynı mahiyette yazılı deliller ile ispat edilememesi halinde reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının sigortalılık hizmet süresinin başlangıç tarihinin 01.08.1991 olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... Kargo vekili istinaf dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacının müvekkili şirket bünyesinde herhangi bir dönemde çalışmasının bulunmadığını, müvekkili şirket yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, çalışma iddiasının duraksamaya yer vermeyecek şekilde aydınlatılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Dahili davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, tanık beyanları arasında çelişki bulunduğunu, Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davacının hizmet süresinin başlangıç tarihinin 01.08.1991 olduğunun tespitine ilişkin olarak makul bir aydınlatma yapılmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dahili davalı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı ve davalı vekilleri, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,sigortalılığın aidiyeti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.

Dava, her ne kadar sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkin olarak açılmışsa da niteliği itibariyle aidiyet tespiti istemine ilişkin olup, bu tür davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

3. Değerlendirme
1.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davalı Yurtiçi ve Yurt dışı Kargo A.Ş. ünvanlı işverenin 029890 sicil no.lu işyerinden davacı adına bir işe giriş bildirgesi olmamasına karşın anılan işyerinin 1991/2. ve 3. Dönem bordrolarında yanında sicil no.su bulunmaksızın "..." adına 2. Dönemde 30 gün, 3. Dönemde 120 gün süre ile sigortalılık bildiriminin olduğu, dinlenen bordro tanıklarından ..., ...,... ile ...'in davacının çalışmasının mevcut olduğu yönünde beyanda bulundukları, Kurumun Mahkemeye verdiği cevapta işyeri bordrolarındaki çalışmanın davacının işe giriş bildirgesinin olmaması ve yapılan bildirimde sigorta sicil no.nun belirtilmemiş olması nedeniyle anılan çalışmaların davacıya mal edilmediğinin bildirildiği, Mahkemece sigortalılığın aidiyetine yönelik gerekli araştırmanın tam olarak yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

3.Tüm bu açıklamalara göre mahkemece, öncelikle Kurumdan davalı işverenin 029890 sicil no.lu işyerinin 1991/2. ve 3. dönem bordrolarında yanında sicil no.su bulunmaksızın "..." adına 2. Dönemde 30 gün, 3. Dönemde 120 gün süre ile bildirilen hizmet süresinin başka birine mal edilip edilmediği sorulmalı, Kurumda sigorta sicil dosyası olan başkaca ... olup olmadığının araştırılarak varsa sicil dosyası celbedilmeli, nüfus müdürlüğünden diğer ...'lar araştırılarak, varsa Kurumdan ve nüfus müdürlüğünden bildirilecek bu kişilerin de beyanlarına başvurulmalı, böylelikle çalışmaların kime ait olduğu hususu net olarak ortaya konularak, davacının talebine ilişkin toplanan tüm deliller değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir.

4.Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.