10. Hukuk Dairesi 2024/6384 E. , 2024/8512 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/225 E., 2024/65 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 7326 sayılı Kanun gereği prim borçlarının yapılandırılması davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin geçimini herhangi bir işverene bağlı olmaksızın kendisinin olan tarım arazilerinde yetiştirdiği hayvanlarını ve elde ettiği süt ve et ürünlerini kendi adına ve hesabına satarak yürütmekte olduğu hayvancılık işleriyle sağlamakta olduğunu, buna göre müvekkilinin 2926 sayılı mülga Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, adı geçen yasa kapsamında sigortalı sayılacaklar arasında olduğunu, müvekkilinin 01.12.2007 ila 28.02.2016 tarihleri arası 2926 sayılı Kanun'a göre Tarım Bağ-Kur sigortalılığı kapsamına alınması ve borçlarının yapılandırılması için 27.09.2021 tarihinde Denizli SGK İl Müdürlüğüne müracaat ettiğini, SGK Denizli İl Müdürlüğünün 12.10.2021 tarihli cevabi yazısında; "...Genelgelere dayanarak sigortalılık hizmeti verilememektedir." denilmek suretiyle taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin yürütmekte olduğu hayvancılık faaliyeti sonucu elde etmiş olduğu hayvansal ürünlerini, 30.11.2007-28.02.2016 tarihleri arasında kesintisiz olarak Uzunpınar Kasabası Tarımsal Kalkınma Kooperatifine sattığını, ilgili kurumlarca satışı bedelinden Bağ-Kur prim kesintisi yapıldığını, buna ilişkin kayıtların dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, müvekkilinin hayvansal faaliyet yürüttüğüne ilişkin olarak ilgili Kuruma tapu kayıtlarını da sunduğunu, müvekkilinin Uzunpınar Kasabası Tarımsal Kalkınma Kooperatifi üyesi olduğunu, Pamukkale İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün müvekkilinin işletmesindeki mevcut hayvanları gösterir 01.11.2021 tarihli raporunun da olduğunu, 2926 sayılı mülga Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca, adı geçen kuruluşlarla müvekkil arasındaki söz konusu ilişkinin Kurum kayıtlarının tetkikinden tespit edilebileceğini, SGK'nın ret cevabının yerinde olmadığını, genelgelerin ve yönetmeliklerin yasaya aykırı düzenlenemeyeceğini, bunların Kanun'un uygulamasını daraltamayacağını, ilgili Kanun'a göre müvekkilinin Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunu beyanla; müvekkilinin zorunlu 01.12.2007-28.02.2016 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine, Kurum kayıtlarının düzeltilmesine ve SGK'ya yapılan 27.09.2021 tarihli başvuruları doğrultusunda 7326 sayılı Yapılandırma Kanunu gereğince müvekkilinin 01.12.2007-28.02.2016 tarihleri arasındaki borçlarının yapılandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili 09.02.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yersiz ve hukuka aykırı olduğunu, yurt dışında 18 yaşının doldurulmasından önce, Türk vatandaşlığının kazanılmasından önce veya Türk vatandaşlığının kaybedilmesinden sonra geçen sigortalılık, işsizlik ve ev kadını olarak geçen sürelerin borçlanma kapsamında olmadığını, ayrıca yurt dışında olan çalışmalarının ilk işe giriş olarak sayılabilmesi için yurt dışında geçen sigortalı çalışmalarının borçlanması gerektiğini, 8021201501640 sigorta sicil nolu Minire Keleş'in şahsi sicil dosyasında yapılan incelemede yurt dışı çalışmalarının olduğu tarihte 18 yaşını doldurmadığından sadece ev hanımlığında geçen sürelerin dikkate alındığını, ancak ev hanımlığı sürelerinin ilk işe giriş kabil edilemediğinden davacının 04.04.1980-28.11.1981 tarihleri arasında geçen sürelerin borçlandırılmadığı ve borçlanılan günlerle ile emeklilik şartlarını taşımadığı tespit edildiğinden davacıya yaşlılık aylığının bağlanamadığı tespit edildiğini belirterek davanın reddi ile Mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2022 tarih, 2021/435 E., 2022/374 K. sayılı kararıyla; "...belirtilen yasa hükümleri çerçevesinde, davacının sigortalılığının tespitine karar verilen 01.03.2010-31.12.2014 tarihleri arası döneme ilişkin olarak tahakkuk ettirilecek prim borcu, 2021 yılı Nisan ayı öncesi aylara ilişkin olup 7326 sayılı Kanun'un 7/1-a bendi kapsamında kalmaktadır. Ayrıca davacının Kanun'da öngörülen sürenin sona erdiği 31.07.2021 tarihinin öncesine rastlayan 28.09.2021 tarihinde anılan Kanun'a dayalı olarak yapılandırmadan yararlanma talebiyle başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekten, davacının yasal süresi içerisinde davalı Kuruma başvuruda bulunduğu hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Öte yandan, eldeki davada davacının tespiti talep edilen 30.11.2007-28.02.2016 tarihleri arası sigortalılık süreleri, başvuru tarihi itibarıyla kayıt ve tescil edilmemiş ise de yukarıda açıklanan kabule göre davacının söz konusu sigortalılık sürelerinin tescili gerektiği belirgindir. Bu bağlamda, mahkememizin kararı, var olan sigortalılık sürelerinin tespitine yönelik olduğundan tespitine karar verilen sigortalılık sürelerinin davacının yapılandırma başvurusunda bulunduğu tarih itibarıyla var olduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla, davacının başvurusu doğrultusunda, tespitine karar verilen sigortalılık süreleri sebebiyle tahakkuk ettirilecek prim borcunun 7326 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yapılandırılması yasal zorunluluk" olduğu gerekçesiyle;
"Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile
1-Davacının 01.03.2010-31.12.2014 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinin 4 no.lu alt bendi kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, bu doğrultuda kurum kayıtlarının düzeltilmesine, davacının davalı Kuruma yaptığı 27.09.2021 tarihli başvurusu doğrultusunda tespitine karar verilen sigortalılık hizmetleri sebebiyle tahakkuk ettirilecek prim borçlarının 7326 sayılı Kanun gereğince yapılandırılmasına, fazlaya ilişkin süreler yönünden davacının taleplerinin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ilk Bağ-Kur kesintisinin 30.11.2007 tarihinde yapıldığını, dosyaya sunulan deliller ve tanık anlatımlarının müvekkilinin hayvansal faaliyetinin süreklilik gösterdiğini kanıtladığını, müvekkilinin hayvancılık faailiyetlerinin 28.02.2016 tarihine kadar devam ettiğini, yine SS Uzunpınar Tarımsal Kalkınma Koop kaydının 28.02.2016 tarihinde sona erdiğini, bu nedenle 01.12.2007 tarihinden 28.02.2016 tarihleri arası Bağ-Kur kapsamına alınması gerektiğini, bu sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından müvekkili kuruma 7256 sayılı Kanun gereğince başvuruda bulunulduğunu, davacının başvurusu üzerine 20.02.2016-05.04.2017 tarihleri arasında yapılan tevkifat kesintilerinin Bağ-Kur numarasına aktarıldığı, 08/2010, 09/2010, 04/2011, 05/2011, 12/2011, 07/2012, 01/2013, 03/2013, 04.2013, 05/2013, 08/2013 ve 09/2013 tevkifat listelerinin Kurum kayıtlarına intikal etmemesi sebebiyle hizmet verilemediğinin tespit edildiğini, Kurum kayıtlarının esas olduğunu, Kuruma yüklenecek bir kusurun bulunmadığını, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2022 tarih ve E.2022/3248, K.2022/2927 sayılı kararı ile "... istek geriye doğru sigortalılığın tespiti davası olmakla tescil başvurusu, iradi prim ödemesi ve/veya prim tevkifatı olgusuna dayalı olarak karar verilebilir. Somut davada İlk Derece Mahkemesince geçerli ürün teslimi ve tevkifat belgelerine dayalı olarak karar verilmesi yerindedir. Davacı daha fazlasını ispatlayamamıştır. Davacının ürün teslimini beyan ettiği kooperatifin o tarihte üyeleri olmadığı için 2007-2008 yıllarında davacıdan mal alımı yapılmadığı beyanı karşısında fotokopi mahiyetindeki belgelere itibar edilmemesi de yerinde olmuştur.
Bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacının ve davalının istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 17.02.2023 tarih ve E.2023/1397, K.2023/1338 sayılı kararında; "...1.Eldeki davada, dava dilekçesi ekinde sunulan ve ... Tar. Kal. Koop. Bağ-Kur kesinti listesinde görülen 30.11.2007 tarih ve 351 sayılı, 31.12.2007 tarih ve 381 sayılı, 31.01.2008 tarih ve 422 sayılı makbuzların kayıtlı oldukları liste ile makbuz koçanları ve bu numaraların altında ve üstünde kayıtlı olan kişilerin ürün teslim listelerinin celbi, Kurumdan da tüm tevkifatlar yönünden Kuruma intikalin sağlanıp sağlanmadığının sorulması ile ilgili belgelerin celbedilmesi ve 7326 sayılı Kanun'dan yararlanma şartları da bu belgelerin celbinden sonra varılacak sonuca göre değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Mahkememizce davacının adına prim tevkifatının yapıldığı iddia edilen ... Kasabası Tarımsal Kalkınma Kooperatifine müzekkere yazılarak, Yargıtay Özel Dairesinin bozma kararı gereği, davacıya kooperatiften verilen Bağ-Kur kesinti listesinde görülen 30.11.2007 tarihli ve 351 sayılı, 31.12.2007 tarihli ve 381 sayılı, 31.01.2008 tarihli ve 422 sayılı müstahsil makbuzlarının kayıtlı olduğu ürün teslim listeleri ile makbuz koçanlarının ve bu numaraların altında ve üstünde kayıtlı olan müstahsil makbuzlarının ait olduğu kişilerin ürün teslim listelerinin Mahkememize gönderilmesi, ayrıca davacı vekilinin talebi doğrultusunda, bundan önce kooperatiften Mahkememize gönderilen cevap yazısında, davacının 2007 ve 2008 yıllarında kooperatif üyesi olmaması sebebiyle bu yıllarda ürün alımı yapılmadığının bildirildiği göz önüne alınarak bu dönemde kooperatif üyesi olmayan kişilerden süt alımı yapılıp yapılmadığı, bu kapsamda davacıdan süt alımı yapılmış olması ihtimalinin bulunup bulunmadığı araştırılarak bu hususa ilişkin olarak tespit edilecek tüm bilgi ve belgelerin Mahkememize gönderilmesi istenmiştir.
Kooperatifin 19.02.2024 tarihli yazısı ile müzekkeremize verilen cevapta, Bağ-Kur kesintisinde görünen 31.11.2007 tarihli ve 351 sayılı, 31.12.2007 tarihli ve 381 sayılı, 31.01.2008 tarihli ve 422 sayılı makbuzların kayıtlı olduğu ürün teslim listeleri ile müstahsil makbuzu koçanlarının kooperatifte yapılan araştırmalarının sonucunda bulunamadığı, kooperatifte kuruluşundan bu yana üye dışı kişi ve kurumlardan süt alışı yapılmadığı, davacının 25.02.2010 tarihinde kooperatife üye girişinın yapıldığı ve 02.02.2016 tarihindeki dilekçesi üzerine, 01.03.2016 tarihli ve 15 sayılı yönetim kurulu kararı ile üyelikten ayrılışının yapıldığı, dolayısıyla davacıdan üye girişinden önce ve üyelikten ayrıldıktan sanra süt alımı yapılmadığı bildirilmiştir.
Sonuç olarak, Mahkememizin bozulmasına karar verilen önceki hükmünde davacının sigortalı olduğunun tespitine karar verilen dönem öncesine ve sonrasına rastlayan talep konusu dönemde sigortalı sayılmasını gerektirecek prim tevkifatı veya ürün teslimatının varlığı ispat edilemediği" gerekçesiyle;
"Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile
1-Davacının 01.03.2010-31.12.2014 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, bu doğrultuda kurum kayıtlarının düzeltilmesine, davacının davalı Kuruma yaptığı 27.09.2021 tarihli başvurusu doğrultusunda tespitine karar verilen sigortalılık hizmetleri sebebiyle tahakkuk ettirilen prim borçlarının 7326 sayılı Kanun gereği yapılandırılmasına, fazlaya ilişkin süreler yönünden davacının taleplerinin reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 7326 sayılı Kanun gereği prim borçlarının yapılandırılmasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 2926 sayılı Kanunun 2, 3, 6, 9 ve 10’uncu ve 7326 sayılı Kanunun ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz sebeplerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!