10. Hukuk Dairesi 2024/6338 E. , 2024/6403 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3633 E., 2024/432 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/13 E., 2023/375 K.
Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalıya ait iş yerinde 01.02.1998 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Mahkemece resen gerçek çalışmanın varlığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 27.02.1998 tarihinde davacı ... ...’nin serbest avukatlık yaptığı ... Caddesi ... İşhanı Kat:2 No:6 daki bürosunda çalışmak için müracaat ettiğini ve o gün çalıştığını, işe giriş bildirgesindeki imzanın kendisine ait olduğunu, babasının da yan büro olan OR KOOP Kooperatifler Birliğinde çalıştığını, işe giriş bildirgesi verdikten sonra hamilelikten dolayı geçici olarak rahatsızlandığını ve bordro düzenleyemediğini, kendisinin de ailevi nedenlerden dolayı bir daha işe gelemediğini, sunulan nedenlerle 27.02.1998 tarihinde davacının çalıştığını, bir günlük çalışmanın tespitini kabul ettiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince,"... Davalı işveren avukat duruşmada alınan beyanında davacının çalışmasının doğrulamış, hamilelik nedeni ile sigortasının yaptıramadığını davacının kısa bir süre çalıştığını işe giriş bildirgesinin imzaladığını çalışmaya başladığını kabul etmiştir. Kurum cevabı yazısında davacının sigorta sicil numarasının 1998 yılı ferilerinden olduğu belirtilmiştir.
Her ne kadar işveren kabulü fiili çalışmanın tespitinde yeterli olmamakta ise de somut olayda davacı tanığı beyanı, işe giriş bildirgesinin davacı ve davalı tarafça doğrulanması, bu kapsamda imza incelemesi yaptırmaya gerek duyulmadan, yapılan araştırmada lehe veya aleyhe başkaca tanık veya delil elde edilememesi, başkaca bordro tanığı olmaması, davacı tanığının komşu iş yeri tanığı olduğunun tespit edilmesi ve sigorta sicil numarasının talep tarihi ile aynı yıl serilerinden olması ile davalı avukatın davacının çalışmasının doğrulaması birlikte değerlendirildiğinde davacının işe giriş bildirgesindeki tarih olan 01.02.1998 tarihinde davalıya ait iş yerinde bir günlük hizmet akdi ile çalıştığının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.02.1998 olarak belirlenmesi gerektiğinin tespitine...." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının,1034075.48 iş yeri sicil numaralı iş yerinde 4801199802503 sigorta sicil numarası ile 01.02.1998 tarihinde 1 gün fiilen çalıştığının, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.02.1998 olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, davanın ispat edilemediğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 01.02.1998 tarihinde sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 9, 79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, davalıya ait avukatlık bürosunun 1034075 sicil no.lu işyerinden davacı adına 01.02.1998 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, büro mahiyetli işyerinin kanun kapsam döneminin ise 01.02.1998-31.05.2008 tarihleri arasında olduğunun Kurumca bildirildiği, iş yerinden dava konusu 1998/1 inci dönemden bordro verilmediği, emniyet aracılığıyla yapılan komşu işyeri araştırmasında davacıyı tanıyan komşu işyeri tespit edilemediği, öte yandan davacının komşu işyeri olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece telefonla yapılan görüşmeye dayalı tutulan tutanakla komşu işyeri olduğu kabul edilen Ormancılık Kooperatifi birliğinin Muğla şubesinde çalışması olduğunu beyan eden davacının babası ile yine kooperatif çalışanı olduğunu beyan eden ...'ın davacı tanığı olarak dinlendiği, anılan davacı tanıklarının çalışma kayıtlarının celbedilmediği, başkaca komşu iş yeri araştırması yapılmadığı böylelilikle Mahkemece anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller yeterli görülmek suretiyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiği anlaşılmıştır.
3.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, komşu işyeri kabul edilen yukarıda anılan kooperatifin ilgili şubesinin adresinin yöntemince araştırılarak dava konusu dönemde komşu işyeri olup olmadığı belirlenmeli, dinlenen tanıkların hizmet döküm cetvelleri Kurumdan celbedilmeli, dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanları SGK, vergi dairesi, belediye nezdinde de araştırılarak belirlenmeli, belirlenen bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve Kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!