WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6317 E.  ,  2024/6497 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/190 E., 2024/679 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/413 E., 2021/123 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili özetle; davalı işverene ait işyerinde 01.05.2011 - 15.05.2012 ve 18.05.2013 - 30.10.2014 tarihleri arasında hizmet akdi ile sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddalarının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile .... TC Kimlik nolu davacı ...' un davalı ... Yapı Malz. İnş. Dekarasyon San. Tic.Ltd. Şti'ne ait .... sicil numaralı işyerinde 06.07.2011-15.05.2012 tarihleri arasında 310 gün çalıştığı ve bu 310 günlük çalışmasının fer'i müdahil Kuruma bildirilmediği, 18.05.2013-30.12.2014 tarihleri arasında 492 çalıştığı ve 492 günlük çalışmasının feri müdahil Kuruma bildirilmediği, çalışmalarının asgari ücretle olduğunun tespitine, dair hüküm tesis edilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilileri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından bordro tanığının beyanına itibar edilmediğini, davacı tanıklarının net bilgiler vermediğini, sadece davacı tanık beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kuruma bildirilmeyen kayıtlar için Kurumun sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre, beyanların bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu ispat edildiği anlaşılmakla Mahkemenin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Temyiz eden taraf vekilleri özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir.

3. Değerlendirme
1.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi uyarınca; "Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanunun 294-301 maddelerinde ise mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Yine aynı Kanun'un 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

2.Eldeki dava dosyası incelendiğinde, davacının talebinin; 01.05.2011- 15.05.2012 ve 18.05.2013- 30.10.2014 tarihleri arasındaki süreye ilişkin olduğu, Mahkemece ise 06.07.2011-15.05.2012 tarihleri arasında 310 gün çalıştığı ve bu 310 günlük çalışmasının fer'i müdahil Kuruma bildirilmediği, 18.05.2013-30.12.2014 tarihleri arasında 492 çalıştığı ve 492 günlük çalışmasının feri müdahil Kuruma bildirilmediğine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmakla; talebin kısmen kabul edilmesine karşın hükümde kabul kararı verilmesi hükmün kendi içinde çelişmesine neden olup bozmayı gerektirmiştir.

3. Öte yandan talep sonu 30.10. 2014 olup Mahkemenin gerekçesinde 30.10.2014 tarihine kadar kabul ettiği belirgin olmakla, hüküm tesisinde talep aşımı yapılarak 30.12.2014 tarihinin işaret edilmesi hükmün hem kendi içinde çelişkili olmasına hem de talep aşımı yapmak suretiyle karar tesisine neden olmuş ve yerinde görülmemiştir.

4.Ayrıca kabule göre de, 18.05.2013 ile 30.10.2014 tarih aralığında prim gün sayısı 522 gün olmasına karşın Mahkemece bu tarih aralığı kabul edilmekle prim gün sayısının 492 gün olarak gösterilmesi hatalıdır.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının, sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.