WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/630 E.  ,  2024/1237 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/43 E., 2023/456 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurumca resen tahakkuk ettirilen fark prim borcunun iptali istemine ilişkin istinaf incelemesinden geçen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkil şirketin 30.05.2014 günlü sözleşme ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine ait ''Çankaya Yerleşkesi Şelale Kapı ve Açık Alanı Yenileme İnşaatı'' işini 1.975.000,00 TL bedelle aldığını, sözleşme gereği işin niteliği dış saha döşeme kaplama imalatı, mavcut havuz ve çevresinin rekreasyonu, elektrik ve mekanik tesisat imalatı olduğunu, sözleşme gereğince şirket tarafından 02.06.2014 tarihinde de işin geçici kabulünün 18.07.2014 tarihinde yapıldığını, malzemesiz işçilik ve malzemeli işçilik bedelleri dikkate alınmaksızın fark prim borcunun bulunduğu, yapılan hesaplamanın da hatalı olduğunu belirtilerek davalı Kurum tarafından müvekkili şirket aleyhine düzenlenen eksik prim tutarı, gecikme zammı ve idari para cezalarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili 27.02.2020 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesini açıklayarak; müvekkili şirket hakkında tahakkuk ettirilen 154.541,78 TL sigorta primi ve 33.056,83 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 187.598,61 TL borç yönünden Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tebliğ edilen fark işçilik miktarına itiraz etmediğini, davanın süresinde açılıp açılmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini, idari para cezasının iptali talebinde görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğunu, Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2016/183 Esas 2020/65 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, fark işçilik miktarı olan 10.603,13 TL'nin 2014 yılı Temmuz ayına mal edilerek ve bu miktar üzerinden hesaplanacak gecikme zammı ve gecikme cezasını aşan kısımlardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 29.06.2022 tarihli ve 2022/7037 E. 2022/10063 K. sayılı bozma ilamında, Mahkemece, dava konusu prime esas işi üstlenen davacı şirketin,işin bir kısmını dava dışı firmalara yaptırması karşılığı adına kesilen faturaların niteliklerinin neden ibaret olduğunun (malzemeli işçilik-salt işçilik)net bir şekilde belirlenmesi ile faturaların nitelikleri belirlendikten sonra buna göre, hesap yöntemini içeren, denetime elverişli bir hesap raporu aldırılması ve davacının fark işçilik nedeniyle davalı Kuruma prim borcu olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle, karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacı şirket tarafından Kuruma eksik bildirilen sigorta primine esas kazanç tutarın bulunmadığı yönünde Mahkemede kanaat oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne davalı Kurum tarafından 18.02.2016 tarih ve 1006526 sayılı yazı ile tahakkuk ettirilen prim borcu, gecikme cezası ve bu tespite bağlı olarak kesilen idari para cezalarının iptaline karar verilmiştir

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu, belirterek verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ... tarafından resen tahakkuk ettirilen fark prim borcunun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 5510 sayılı Kanun'un 59 ve 85 inci maddesi hükümleridir.

Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi Mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)

3. Değerlendirme
1.İnceleme konusu eldeki davada, her ne kadar Mahkemece bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda davacı şirket tarafından Kuruma eksik bildirilen sigorta primine esas kazanç tutarın bulunmadığı yönünde tespite göre davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından 18.02.2016 tarih ve 1006526 sayılı yazı ile tahakkuk ettirilen prim borcu, gecikme cezasının iptaline karar verilmişse de ilk kararı temyiz etmeyen davacı yönünden davalı Kurum lehine oluşan usuli hak gözetilmeden karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.

2.Öte yandan, davacının, dava dilekçesinde, yukarıda anılan taleplerinin yanı sıra aynı kurum işlemine bağlı olarak tahakkuk ettirilen idari para cezasının iptaline ilişkin talebi yönünden Mahkemece bozma öncesi yargılama sırasında, dosyanın idari para cezası yönünden tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş olmasına karşın bozma sonrası kurulan hükümde idari para cezalarının da iptaline karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.