WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6297 E.  ,  2024/7396 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2336 E., 2024/342 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/339 E., 2021/68 K.

Taraflar arasındaki boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması ve aylıkların yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2008 yılında eşinden boşandığı, boşanma tarihinden bu yana eşinden ayrı yaşadığı, 2010 yılının sonlarına doğru kalp krizi geçirdiğinden tedavi masraflarının yüklü olması nedeniyle o tarihte SGK'ya başvuruda bulunarak ölen babası ...'den yetim aylığı bağlandığı, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının Kuruma ihbar edildiği, kontrol memurları tarafından yapılan tahkikat neticesinde davacının eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiği, ancak bu tespitin gerçeğe uygun olmadığı, eşinden boşandıktan 2 yıl sonra kalp hastası olması nedeniyle maaş bağlandığı, tarafların müşterek çocukları ... epilepsi hastası olduğu, bu nedenle ara sıra davacının çocuğun babası ... yardım istediği, nöbet geçirdiği zamanlarda çocuğun babasının gündüzleri eve gelip gittiği iddiasıyla Kurum tarafından muvazaalı boşanma nedeniyle kesilmesine ilişkin kararın iptaline, davacıya maaşının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların topluca ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinde Gelir ve aylık Bağlanmayacak haller bölümünde "Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir" hükmü gereğince, davacının aylığının kesilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; SGK tahkikat raporuna göre davacının boşandıktan sonra boşandığı eşi ile aynı çatı altında birlikte yaşadığının tespitinin yapıldığı, Kurum tahkikat tutanağının 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre aksi ispat edilinceye kadar gerçerli belgelerden olması, adres kayıt sisteminde davacı ve boşandığı eşinin adresleri farklı kayıtlı ise de tek başına bu durumun davayı ispatlamaya yeterli olmadığı, Yüksek Yargıtay İçtihatlarında vurgulanan delillerle ve tanık beyanları ile Kurum tahkikat raporunun aksini ispata yeterli delil olmadığı, resmi kayıtlı belgelerle boşandıktan sonra boşandığı eşi ile fiilen devamlı olarak ayrı yaşadıklarının davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının eski eşinin yaptırılan emniyet araştırmasında mernis adresinde tanınmıyor olmasının piyasaya yüklü miktarda borçlu olmasından kaynaklandığı, tutanak tanığı ... dışındaki tüm tanıkların davacı ile boşandığı eşinin birlikte yaşamadıklarını, sadece ortak çocuklarının sara nöbetleri sırasında davacının boşandığı eşinin cankurtaranla birlikte eve geldiği yönünde beyanda bulundukları, tarafların mernis adreslerinin boşanma tarihi olan 2008 yılından 2012 yılına kadar aynı olmasının birlikte yaşadıkları sonucuna varmak için yeterli olmadığı, abonelik kayıtlarının tarafların birlikte yaşamadıklarını gösterdiği ve davacının yetim aylığının 2010 yılında geçirdiği kalp krizi sonrasında hastanedeki yetkililerin başvurusu üzerine kendisine bağlandığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanılan delillere göre; beyanının altını imzası ile tasdik eden tek tutanak tanığı ...'nin Kurum denetmeni tarafından düzenlenen tutanak içeriğini doğruladığı ve mahkeme huzurundaki beyanında da önceki ifadesi ile aynı yönde beyanda bulunduğu, davacı ile boşandığı eşinin güncel mernis adreslerinin aynı olmadığı ancak davacının boşandığı eşinin MERNİS adresinde emniyet tarafından yapılan araştırmada davacının eski eşinin bu adreste oturmadığının tespit edildiği, adres bilgileri raporundan, davacı ile boşandığı eşinin 22.04.2008 tarihinde kesinleşen boşanma kararına rağmen 20.06.2012 tarihine kadar aynı adreste ikamet ettiklerinin belirlendiği ve 29.09.2014 tarihli kontrol raporunda tespit edilen hususlar da dikkate alındığında, 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince kurumun kontrol ve denetim ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksinin ispat edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması ve aylıkların yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.