10. Hukuk Dairesi 2024/6287 E. , 2024/6350 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2557 E., 2024/438 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/218 E., 2021/321 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.09.1988-10.05.1990 tarihleri arasında davalıya ait ... nezdinde çalıştığını, ancak davalı tarafından bildiriminin yapılmadığını, en son haftalık 60 TL ücret aldığını belirterek, müvekkilinin davalı nezdinde 01.09.1988-10.05.1990 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Feri müdahil SGK vekili, kurum kayıtları esas olup iddianın eş değer belgelerle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı vekili, müvekkilinin davacıyı tanımadığını, iddiaların gerçek dışı olduğunu, davada hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulüne ile, davacı ...'ın davalı ...-... ... ünvanlı işyerinde, 01.09.1988-10.05.1990 tarihleri arasında hizmet akdine tabii olarak kesintisiz çalıştığının tespitine, kurum kayıtlarının 01.09.1988-31.07.1989 tarihleri arasında 333 gün günlük 4.200,00 TL brüt ücret ile 01.08.1989-10.05.1990 tarihleri arasında 282 gün günlük 7.500,00 TL brüt ücret ile olacak şekilde düzeltilmesine, eksik primlerin davalı tarafından ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Feri müdahil SGK vekili, mahkemece resmi kayıt ve belgelerin incelenmediğini, davada hak düşürücü sürenin dolduğunu, davanın sırf tanık beyanlarına dayandığını, tanıkların Yargıtay'ın aradığı kriterlere uymadığını, kurum kayıtlarının esas olduğunu, iddianın yazılı belge ile kanıtlanmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı ... vekili, davada hak düşürücü sürenin dolduğunu, davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin davacıyı tanımadığını, mahkemenin salt tanık beyanlarına göre karar verdiğini, tanıkların bordro tanığı değil, müvekkilinin tanımadığı komşu tanıklar olduğunu, 33 yıl öncesine dayanan bilgilerin net olarak ifade edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap ve istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2. Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu' nun 13 üncü maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63 üncü maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63 üncü madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
Somut olayda davanın kamusal niteliği gözetilerek Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin tetkikinde; davacı adına davalı işveren tarafından 01.09.1988 tarihinde işe başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin verildiği, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya aidiyetine ilişkin bilirkişi incelemesi yapıldığı, davacının talebine konu dönemde hizmet cetvelinde herhangi bir sigortalılık kaydının yer almadığı, davalıya ait ...-... ... unvanlı iş yerinin 01.09.1988 tarihinde kanun kapsamında alındığı, 30.09.1988 tarihinde kanun kapsamından çıktığı, davalının vergi kaydının 01.03.1987 tarihinde başladığı, komşu iş yeri ve çalışanı oldukları anlaşılan 2 davacı tanığının beyanına itibarla davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece öncelikle davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında beyanı alınmak suretiyle, davalıya ait iş yerinde ne iş yaptığı, kimlerle çalıştığı sorulmalı, varsa diğer çalışanlar tespit edilerek davacının çalışma iddiasına ilişkin olarak ayrıntılı beyanları alınmalı, davacı adına davalı işverenlikçe düzenlenen işe giriş bildirgesinin mevcudiyeti ve bildirgeye istinaden davacıya sigorta sicil numarasının verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, davalı iş yerine ait iş yeri sicil dosyasıyla birlikte uyuşmazlık konusu döneme ilişkin bordroların, varsa Kurum ve vergi denetmen raporlarının, vergi yoklama fişlerinin celbi sağlanmalı, bordro tanıklarının bulunmaması halinde, kanaat edinmeye yeter sayıda komşu iş yeri tanığı tespit edilerek dinlenilmeli, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!