WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6286 E.  ,  2024/7180 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2632 E., 2024/298 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uzunköprü 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/31 E., 2021/153 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı nezdinde 01.04.2006 tarihinde çalışmaya başladığını, sigorta girişinin 20.11.2007 tarihinde yapıldığını, 31.05.2019 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, 01.04.2006- 20.11.2007 tarihleri arasında bildirimlerinin yapılmadığını belirterek, bu tarihler arasındaki bildirilmeyen sürelerinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Fer'i Müdahil SGK tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

2.Davalı vekili, davada hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının tüm çalışmalarının kuruma eksiksiz bildirildiğini, işyerinde 20.11.2007 tarihinde çalışmaya başladığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalı ... İletişim Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. isimli iş yerinde;
01.05.2006 - 31.12.2006 tarihleri arasında 240 gün ve günlük brüt 17,70 TL,
01.01.2007 - 01.05.2007 tarihleri arasında 121 gün ve günlük brüt 18,75 TL ücret ile ...'na bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Fer'i müdahil SGK vekili, eylemli ve gerçek çalışmanın ispatlanması gerektiğini, kurum kayıtları esas olup iddianın ispatlanamadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı vekili, davacının aktivasyon elemanı olarak işe alınmış olup, Turkcell tarafından aktivasyonlarının açılması için sigortaları ve sözleşmelerinin yapılmasının yasal zorunluluk olduğunu, tanıklarından ...'ın mahkemenin 2020/32 Esas sayılı dosyasındaki beyanının bu şekilde olduğunu, davacının sigortasız çalışmasının sistem olarak mümkün olmadığını, yazılı belgelere ve tanık beyanlarına göre davanın reddi gerekmekte iken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.Sigortalı hizmetin tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirmekte olup, bu niteliği gereği özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerekmektedir. Bu davaların kanuni dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası olup bu bentte “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilmeyen sigortalıların hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak hizmet tespiti isteyebilecekleri” açıklanmıştır. Anlaşılacağı üzere, çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın mevcudiyetini etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hak bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. Söz konusu Kanun'un kabul edilip, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak düzenlenmiş olup, hâlen geçerliliğini korumaktadır.

2.Bu kapsamda işe giriş bildirgesi düzenlenmediği veya düzenlenmesine karşın kanuni hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmediği, bu süre içerisinde Kuruma verilen dönem bordroları ile bildirimin yapılmadığı, sigorta primlerinin Kuruma yatırılmadığı, çalışmanın varlığı yönünde sigorta müfettişince herhangi bir saptamanın söz konusu olmadığı durumlarda, hizmetin varlığını ileri süren kişilerin hak düşürücü süre gerçekleşmeden yargı yoluna başvurması zorunludur.

3.İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi, dört aylık sigorta primleri bordrosu, sigortalı hesap fişi vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması hâlinde artık Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrasında yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir. Diğer taraftan, Kurum tarafından yapılan bir tespitin olması hâlinde de aynı kabul şekline ulaşılmaktadır.

3. Değerlendirme
Davacının davalı şirket bünyesinde 01.04.2006-20.11.2007 tarihleri arasındaki kesintisiz çalışmalarının tespitini istediği eldeki davada, davanın kabulüne karar verilmişse de, Mahkemece verilen hükmün eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde; davacı adına davalı işveren tarafından 20.11.2007 tarihinde işe başladığını belirtir işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına intikal ettiği, 20.11.2007-31.05.2019 tarihlerinde sigortalı hizmetlerinin bildirildiği, davalı şirkete ait iş yerinin telefon aksesuar satış mahiyetinde 08.05.2003 tarihinden itibaren kanun kapsamında yer aldığı, davacının sigortalı bildirimlerinin yapıldığı dönem öncesine ilişkin olarak eldeki davanın açıldığı, Mahkemece davacının 01.05.2006-01.05.2007 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın subut bulmamasına karşın, tek bir tanığın beyanına itibarla hizmetlerinin tespitine karar verdiği, kararın davacı tarafından temyiz edilmediği, davanın açıldığı tarih göz önüne alındığında, davacı adına işe giriş bildirgesinin verildiği 20.11.2007 tarihi öncesine ilişkin olarak Kuruma herhangi bir şekilde hizmet bildiriminin ve yönetmelikte belirtilen belgelerin bulunmaması karşısında, Mahkemenin kabulüne konu olan dönemin hak düşürücü süreye uğradığı açıktır.

Kabule göre de, davacı yanın talebine göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken tam kabul şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve Kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.