10. Hukuk Dairesi 2024/6256 E. , 2024/7607 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/243 E., 2023/367 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinde bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davacının yaşamının Antalya Alanya ilçesi İspatlı köyünde sürdürmekte ve bir işverene bağlı olmaksızın kendine ait arazide yetiştirdiği tarım ürünlerini satarak geçimini sağladığını, ürünlerini ... Toptancı halinde sebze ve meyve komisyoncularına sattığını ürünlerinden Bağ-Kur prim tevkifatı yapıldığını, 01.01.1980 tarihinden beri Alanya Ziraat Odası üyesi bulunduğunu, ... Tarım ve Kredi Kop. 253 no.lu 01.01.1974 tarihinden beri üyesi bulunduğunu, ... Komisyoncusunun 29.04.2002 tarihli müstahsil faturası ile Kuruma başvurmuş askerlik borçlanması yaparak hizmet süresinin dolması nedeniyle yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu, hizmet sürelerinin ihya suretiyle kazandığını, borcu ödemek için banka kredisi kullanarak Kurum hesabına yatırdığını, Kurumun tüm borçlar ödendikten sonra tevkifatların prim kesintilerinin Kurum hesabına yatmadığını tespit ederek aylık bağlama talebini reddettiğini, 01.05.2002 olan giriş tarihini 27.04.2011 olarak değiştirdiğini, prim yükümlülüğünün kesinti yapan kişiye ait olduğunu, 01.05.2002 tarihinde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğuna, tevkifat sorumlusu ...'ün primlerden sorumlu olduğuna yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili Mahkemeye verdiği cevap dilekçesinde özet olarak, 4 Seri Nolu Tebliğe göre Tevkifat kesintisi yapan komisyoncu ... 2002/04-2002/05 dönemine ait tevkifat listelerinin ve banka dekontlarının Kurum kayıtlarına intikal ettirmediğini, Kurumca kendisinden istenmesine rağmen cevap vermediğini, bu nedenle davacının talebine cevap verilmediğini ve talebinin reddedildiğini 27.04.2011 tarihinden itibaren devam ettiğini Kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek; davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... verdiği cevap dilekçesinde özet olarak: davacının aralıklı zamanlarda sebze verdiğini ve makbuz verildiğini kabul ettiğini, davacının 2002 tarihinden işyerini kapattığı 2009 tarihine kadar mallarla ilgili kesinti yapılıp yapılmadığını bilemediğini, evrak saklama süresi geçtiği için davacının zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2017/223 E., 2020/12 K. sayılı kararıyla; davanın ... yönünden husumetten reddine, davacının Kurumca kabul edilen süreler dışında 01.05.2002-26.04.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespiti ile; 01.10.2018 tarihinden itibaren emekli aylığına hak kazandığının tespitine, ödenmesi gereken aylıkların işleyecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ve davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli ve 2022/53 E.-2022/4011 K. sayılı kararıyla; Mahkeme hükmü yerinde görülerek istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 21.03.2022 tarihli ve 2022/53 E., 2022/4011 K. sayılı kararında; davacı adına diğer davalı ...’ün ... Komisyoncusu olarak yer aldığı, 29.04.2002, 08.05.2002 tarihli, Bağ-Kur kesintilerinin mevcut olduğu, müstahsil makbuzları nazara alındığında, Mahkemenin, davacının 01.05.2002-31.12.2002 tarih aralığındaki 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının tespiti yönünden verilen kabul kararının isabetli olduğu, 31.12.2002 ile 27.04.2011 tarihleri arasındaki kabulün eksik araştırmaya dayalı olduğu gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Kurumca kabul edilen süreler dışında 01.05.2002-26.04.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespiti ile 01.10.2018 tarihinden itibaren emekli aylığına hak kazandığının tespitine, ödenmesi gereken aylıkların işleyecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, davanın ... yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu, çalışmasının ispatlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığın tespiti, yaşlılık aylığının bağlanması gerektiğinin tespiti ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin b bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların, Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacaklarının belirtildiği gözetildiğinde, Mahkemece, 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığın tespiti için gerekli şartlar araştırılmaksızın hüküm kurulmuştur.
Davanın yasal dayanağı olan 2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde, Kanun'la veya Kanun'ların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 3 üncü maddenin (b) bendinde, bu Kanunda geçen “tarımsal faaliyette bulunanlar”ın, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya özgü yerlerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan yararlanmak suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından korunmasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları ifade ettiği açıklanmıştır. Ayrıca 5 inci maddede, yasal süresinde kayıt ve tescillerini yaptırmayanların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi izleyen aybaşından itibaren başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6 ncı maddede, bu Kanuna göre sigortalı sayılanların sigortalılıklarının tarımsal faaliyetlerine son verdiklerinde sona ereceği, 7 nci maddede, kişilerin bu Kanun'a göre sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorunda oldukları, 9 uncu maddede, bu zorunluluğa uymayanların tescil işlemlerinin Kurumca kendiliğinden yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanağı niteliğindeki 5510 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde tarımsal faaliyet, 2926 sayılı Kanun'un 3/b maddesinde öngörüldüğü şekilde tanımlandıktan sonra 4 üncü maddenin 1 inci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 7 nci maddede sigorta hak ve yükümlülüklerinin, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin Kanun'la kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, 1 yıl içinde bildirilmesi durumunda kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlayacağı öngörülmüştür.
02.08.2003 günü yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2926 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi ve 4956 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi ile değişikliğe uğrayan 1479 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi hükümlerinde kanun koyucu, Kurumun prim alacaklarının Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilebilmesine imkan tanımıştır. Buna göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla ilgili sigorta primlerinin, ilgiliye ödenmesi gereken ürün bedellerinden kesilerek o kişi adına Kurum hesabına yatırılmak suretiyle tahsil edilmesi durumunda, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi belirtilen şekildeki prim ödeme olgusunun, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan kişinin kayıt ve tescil konusundaki iradesini ortaya koyduğunun kanıtı olarak kabulü gerekmektedir. Tarımsal faaliyet olgusunun kanıtlanmış olması, tescilli sigortalılar yönünden tescil tarihinden, tescili bulunmayanlar yönünden ise ilk prim ödemesinin veya tevkifatın gerçekleştirildiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olumlu sonuç doğurmaktadır. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan Kanunlarda 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesinde açıklanan hizmet tespiti davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemesi ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının öngörülmesi karşısında, tescil veya iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı öncesine ait dönem yönünden tarımsal faaliyet ve buna dayalı Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti söz konusu olamayacaktır. Ayrıca belirtilmelidir ki, tarımsal faaliyete kabul edilebilir süreyi aşar uzunlukta ara verilmesi durumunda Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlayabilmesi, tescil başvurusu, iradi prim ödeme, prim tevkifatı olgularından herhangi birinin gerçekleşmesine bağlıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2010 gün ve 2010/10-380 Esas-2010/420 Karar numaralı ilamında da açıklandığı üzere, kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyete dayalı olarak yetiştirilen ürünlerin teslimi sırasında ürün bedelleri üzerinden tevkifat (prim kesintisi) yapılması durumunda zorunlu sigortalılık hak ve yükümlülüğünün tevkifat tarihini izleyen aybaşından itibaren başlatılarak ait olduğu yılın sonuna kadar ve devam eden yıllarda tevkifatlar var ise devam eden en son yılın sonuna kadar davacının sigortalı olarak kabul edilmesi gerekmekte olup, kamu kuruluşu niteliği taşımayan özel gerçek/tüzel kişilerce tevkifat gerçekleştirilmiş ise prim tutarının Kuruma aktarılması koşulu aranmaktadır.
3. Değerlendirme
Mahkemece bozma ilamına uyulmakla birlikte bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının 31.12.2002-27.04.2011 tarihleri arasında kalan dönem yönünden 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı ve bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığının anlaşılmasına göre, 31.12.2002-27.04.2011 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!