WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6254 E.  ,  2024/8004 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2451 E., 2023/1983 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/43 E., 2023/85 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin SGK Kocaeli Sigorta İl Müdürlüğüne kayıtlı davalı ... İnş. Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti.'de 12.10.2010 - 10.02.2013 tarihlere arasında çalıştığını, müvekkillerinin sigorta primlerinin ödenmediği ve sigorta girişlerinin dahi yapılmadığını, müvekkilinin davalı yanında besici olarak çalıştığını, müvekkilinin işten haksız ve dayanaksız olarak çıkarıldıktan sonra sigorta girişinin hiç yapılmadığını ve primlerinin ödenmediğini, bu süreç içerisinde tamamen sigortasız olarak çalıştığını öğrendiğini, müvekkilinin günde en az 12 saat hafta sonu ve milli bayramlar dahil izin almaksızın sürekli bir şekilde çalıştığını, bu durumun müvekkilinin maddi kayba uğramasına neden olduğu gibi emeklilik işlemlerinin de gecikmesine sebep olcağını beyanla, müvekkilinin davalı şirkette 12.10.2010 ile 10.02.2013 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili; davacının çalıştığını iddia ettiği ... İnş. Ltd. Şti. işyerinde davacının şikayetine ilişkin olarak yapılan incelemede, şikayeti doğrulayacak bilgi ya da kayda rastlanmadığını, sigorta primlerinin Kuruma bildirilen primlerle örtüşmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde çalıştığı iddiasının yersiz olduğunu, davalı şirketin tavuk üretimi yapan büyük bir işyeri olduğunu, davacı ile aralarında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, işyerinde kayıtsız çalışan kimse olmadığını, açılan dava üzerine yapılan araştırmada davacının köyde yaşayan ... ile birlikte çalıştıkları ve birlikte büyükbaş hayvan baktıklarını, ancak daha sonra hayvanların satılması sonucunda ayrıldıklarını, ... ile davalı işyerinin yan yana olduğunu ve müvekkili firmayı zarara sokmak için bu davanın açıldığının belirlendiğini, davalı şirkette profesyonel çalışanların bulunduğunu, davacının işyerinde herhangi bir çalışmasının bulunmadığını beyan ederek açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanık beyanları, dosyaya kazandırılan imza incelemesi kök ve ek raporu incelenmekle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece istinaf kaldırma kararında belirtilen delillerin toplanmadan eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, tanık beyanları ve bilirkişi raporuyla şirketin muhasebesi tarafından düzenlendiği ortaya çıkan yazılı belgeye rağmen gerekçeli kararda bu delillere itibar edilmediğini ve açıklanmadığını, aleyhte beyanda bulunan tanıkların beyanlarının birbiri ile çelişmesine rağmen Mahkemece çelişkilerin giderilmediğini belirterek, istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları, komşu işyeri tanıkları resen dinlenen tanıklar ve dosyaya kazandırılan imza incelemesi kök ve ek raporu ve bilirkişi raporu değerlendirildiğinde davacı yanın davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davasının reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.

Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.

Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.

HMK m. 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.

Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

Diğer taraftan, 01.10.2011 günü yürürlüğe girerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Taraf ehliyeti” başlığını taşıyan 50 nci maddesinde, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu belirtilmiştir. Buna göre taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneği olup medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. Medeni hukuktaki haklara ve borçlara sahip olma ehliyeti hak ehliyetini oluşturmakta, gerçek ve tüzel kişiler bakımından geçerli olmaktadır. Hak ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 28 inci maddesinde ise kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayıp ölümle sona erdiği ve çocuğun hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde ettiği hüküm altına alınmış olup, gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti ölümle sona erdiğinden, ölmüş kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinde, taraf ve dava ehliyetine sahip olunması, dava şartı olarak düzenlenmiş ise de anılan Kanun'un tarafta iradi değişikliği düzenleyen 124/3 üncü maddesinde, maddi bir hatadan kaynaklanan ve ya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği belirtilmiştir.

3. Değerlendirme
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Eldeki davada verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, hizmet tespiti davalarında, ... yasal hasım konumunda olup elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumundadır. Husumet konusu, öncelikle halledilmesi gereken bir konu olup ... yanında, tespiti istenen sürede; işyerinde, işveren olarak bulunanların tümü kendi hak alanını da ilgilendirdiğinden zorunlu dava arkadaşıdır. Zira, davanın niteliği itibariyle alınacak ilam, sonuçta SGK tarafından infaza ve böylece sigortalının bu hakkının tesciliyle sigorta primlerinin işverenden tahsiline yol açacağından sigortalıyı çalıştıran gerçek veya tüzel kişilere karşı da açılması gerekir.

Somut olayda, açılan davada, davacının eşi Ahmet Adıyaman ile birlikte hizmetlerinin tespitinin talep edildiği, davacının eşinin davasının tefrik edilerek başka bir esasa kaydedildiği, davacının kocası tarafından açılan davada davanın reddine dair karar verildiği, kararın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/2203 Esas, 2021/579 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme nedeniyle geri çevrildiği, iş bu davada ise yukarıdaki açıklamalar kapsamında yeterli araştırma yapılmadığı, eksik araştırma sonucu karar verildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında 25.02.2019 tarihli araştırma tutanağında imzası bulunan dava dışı ...'ın "12.10.2010-10.02.2013 tarihleri arasında büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yaptığı, yanında işçi olarak Songül Adıyaman isminde davacının çalıştığı, ayrıca davacının eşi Ahmet Adıyaman’ın bu tarihlerde aynı işyerinde çalıştığı tespit edilmiştir." şeklinde tutanak düzenlendiği, yine Mahkemece de dava dışı ...'ın alınan ifadesinde davacının eşi Ahmet Adıyaman'ı çalıştırdığını, davacı Songül'ün de Ahmet'e yardım ettiğini ifade ettiği anlaşılmakla;

Mahkemece, resen araştırma kapsamında tutanakta imzası bulunan ...'a husumet yöneltilmesi için davacıya mehil verilmeli ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesi gereğince davaya dahil edilerek göstereceği deliller de toplanmalı, tutanakta imzası bulunan kamu tanıkları jandarma dinlenilmeli, davalıya ait çiftliğin bulunduğu köydeki muhtar/azalar ile dava dışı ...'ın bulunduğu köyün muhtarı/azaları dinlenilmeli, yine davacı ve eşinin beraber çalıştıkları tutanak ile belirlendiğinden, ...'ın ifadesinde ise davacı Songül'ün Ahmet'e yardım ettiği ifade edildiğinden, bu husus değerlendirilmeli, davacının eşi Ahmet'in açtığı hizmet tespiti davası ile bu dosya birleştirilmeli,

Yine dosya kapsamında "personel aylık avans dökümü" belgesinde ödeme yapıldığının, ödeme yapan tanık ...'in davalının akrabası olduğunun anlaşılmasına, İl Tarım Orman Müdürlüğünün 06.03.2019 tarihli yazısında davalıya ait işletmede büyükbaş hayvan varlığının bulunması, yapılan keşifte davacının ikametinin davalıya ait ahıra uzaklığının 830 mt olduğunun tespit edilmesine göre, davalı ile dava dışı ... arasındaki ilişki de irdelenmek suretiyle deliller hep birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.