10. Hukuk Dairesi 2024/623 E. , 2024/2739 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/92 E., 2023/193 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde hizmet tespiti davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait restorantta 30.08.1996 tarihinde çalışmaya başladığını, 30.09.2010 tarihine kadar kesintisiz olarak çalışmaya devam ettiğini ancak primlerinin kesintisiz olarak ödenmediğini bu nedenle açılan davanın kabulü ile sigortasız geçen sürelerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının eşinin kardeşi olduğunu, aralarının açık olması nedeni ile böyle bir dava açıldığını, hiçbir zaman davacının kesintisiz bir çalışmasının bulunmadığını beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2019 tarihli ve 2018/14 E., 2019/677 K. sayılı kararı ile "... Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davalıya ait işyerinin ... restoran isimli gazino niteliğinde yer olduğu, davacının davalının kardeşi olan ... ile 08.07.1995 tarihinde gerçekleştirdikleri evliliklerinden ortak ilk çocukları ...'ın 31.07.2000 tarihinde dünyaya geldiği, doğum yerinin Hüyük/Konya olduğu, bu tarih itibariyle tespiti talep edilen süre bakımından kesintinin gerçekleştiği ve dava tarihi olan 14.09.2015 tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin mevcut olduğu, Türk örf-adet yapısı, davacının eşinin "babam ölünce annem bizde kaldı" ve diğer tanık beyanlarının 2003 yılı sonrasına ilişkin olduğu hususu birlikte değerlendirildiğinde davacının kayınpederi, ... 08.11.2003 tarihinde vefat ettikten sonra Edirne'ye taşındığı kanaatine varılmış ve tanıkların beyanları da nazara alınarak hükümde belirtilen tarihlerde davalı yanında fiilen çalışmış olduğu anlaşılmış olup, çalışmasının ise devamlı olduğu kanaati hasıl olmakla sigortalı gözüken dönemleri dışlandığı" gerekçesiyle;
"Davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile;
Davacının davalı işyerinde;
- 01/01/2004 – 30/06/2004 tarihleri arasında günlüğü 14,10 TL'den 180 gün,
- 01/07/2004 – 31/12/2004 tarihleri arasında günlüğü 14,81 TL'den 180 gün,
- 01/01/2005 – 31/12/2005 tarihleri arasında günlüğü 16,29 TL'den 360 gün,
- 01/01/2006 – 31/12/2006 tarihleri arasında günlüğü 17,70 TL'den 360 gün,
- 01/01/2007 – 30/06/2007 tarihleri arasında günlüğü 18,75 TL'den 180 gün,
- 01/07/2007 – 31/12/2007 tarihleri arasında günlüğü 19,50 TL'den 158 gün,
- 01/01/2008 – 30/06/2008 tarihleri arasında günlüğü 20,29 TL'den 180 gün,
- 01/07/2008 – 31/12/2008 tarihleri arasında günlüğü 21,29 TL'den 180 gün,
- 01/01/2009 – 30/06/2009 tarihleri arasında günlüğü 22,20 TL'den 180 gün,
- 01/07/2009 – 31/12/2009 tarihleri arasında günlüğü 23,10 TL'den 180 gün,
- 01/01/2010 – 30/06/2010 tarihleri arasında günlüğü 24,30 TL'den 95 gün süre ile sigortalı olarak çalıştığının tespitine,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekilİ, davacı ... ....'in bodrolu tanık olup, davacının çalışmasının kesintisiz olduğunu beyan ettiği, yine ... ile komşu işyeri çalışanı .... ve .....'ın beyanlarında çalışmanın kesintisiz olmasına karşın mahkemece 01.01.2014 öncesinin kesintiye uğradığı gerekçesi ile bu döneme ilişkin talebin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca 31.07.2000 tarihinde gerçekleşen doğum nedeniyle yaklaşık 3,5 yıllık doğum sonrası çalışmanın hak düşürücü süre nedeniyle yok sayılmasının da hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davanın kısmen kabulüne yönelik kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının işyeri mesul müdürü ...'ın eşi olduğunu, işyeri müzikhol olduğu, dolayısıyla işyeri sorumlu müdürü olan davacının eşinin davacıyı böyle bir yede çalıştırmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacının eşi ... ve davalının anneleri ...'ın olayları bilen en doğru kişi olduğunu, komşu işyeri tanıkları olarak .... ve .....'ün tanık olarak dinlenmelerine karar verilmiş ise de, dinlenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını taleple;
Fer'i müdahil Kurum vekili istinafında özetle; kısmen kabul kararının yerinde olmadığını, Kurumca verilen belgeler doğrultusunda işlem yapıldığını, aksi ispatlansa dahi kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, iddianın yazılı delillerle ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini talebi ile istinaf incelemesi için dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 31.03.2021 gün, 2021/630 E. - 2021/613 K. sayılı kararı ile "...Dosyadaki hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde; davacının 10.12.2007– 31.12.2007, 05.04.2010–30.09.2010 tarihleri arasında ... -... Restoran'dan bildirim olduğu görülmüştür.
Dosyada Havsa Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan yazının cevabında davalı ...'ın 01.08.1996 tarihinde gazino, gece kulübü, taverna gibi yerlerde içecek sunumları işinden dolayı mükellefiyeti bulunduğu, halen devam etmiş olduğu görülmüştür.
Dosyada Havsa Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına yazılan yazının cevabında 16.08.1996 tarihinde oda kaydının bulunduğu, halen kaydının devam ettiği görülmüştür.
Dosyada davacıya ait işe giriş ve çıkış bildirgesinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosyada İlçe Jandarma Komutanlığına yazılan yazının cevabında;.....isimli şahıstan bilgi alındığı, beyanında kendisinin 1991 – 2000 yılları arasında ... Restorana komşu olan .... Benzin istasyonunda çalıştığını, .....'un çalıştığı dönemde ...'la evli olduğu, ... Restoranda çalıştığını, oranın temizlik işlerine baktığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davacı tanıkları dinlenmiş; İlçe Emniyet Müdürlüğü yazısına ekli tutanakta komşu işyeri tanığı olarak bildirilen tanık beyanlarının alındığı anlaşılmıştır.
Dairemizin kararından sonra mahkemece yeniden ele alınan davada; tanıkların hizmet cetvelleri dosyaya getirtilmiş; dava niteliği gereği davacıya ait medula kayıtları dosya arasına alınmış, nüfus kayıtları, seçim kayıtları celp edilmiş, davalı işyerinde kadın işçinin çalışmasına ilişkin izin mecburiyetinin olup olmadığı hususları müzekkere ile sorulmuş olduğu, İlçe Jandarma Komutanlığından elen cevapta; izin zorunluluğu olmadığının belirtildiği; bilirkişinin düzenlediği 03.12.2019 tarihli ek raporun hükme esas alındığı anlaşılmıştır.
Dairemizin 2020/1476 E- 2020/135 K nolu kararı ile davacının talebinin 30.08.1996- 30.09.2010 tarihleri arası döneme dair olmasına göre konu ile ilgili yönetmelikler dikkate alınarak 10.08.2005 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik de dikkate alınarak,
İşyerinin bağlı olduğu İlçe Jandarma Komutanlığına yazılacak müzekkere ile
A) 10.08.2005-30.09.2010 tarihleri arası davacı ... adına çalışan olarak dava konusu ... Restaurant adlı işyerinden bildirimde bulunulup bulunulmadığı,
B) Yine aynı işyeri ile ilgili 30.08.1996-10.08.2005 tarihleri arası için de benzer işyerlerinde çalışanlar yönünden ve davacı ... yönünden İlçe Jandarma Komutanlığına belirtilen tarihler arasında çalışan olarak yapılmış bir bildirim veya izin durumunun olup olmadığı hususlarında resmi kayıtlarından bakılarak mahkemeye bilgi verilmesinin istenmesi, müzekkere cevabı beklendikten sonra, Dairemize gönderilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği görülmüştür.
Dairemizin geri çevirme kararı sonrasında; Havsa İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından gönderilen yazı cevabı ekindeki tutanak içeriğine göre; Davacının çalışan olarak bu işyerinden bildirimi bulunup bulunmadığına dair yapılan araştırma sonucunda, ... Restaurant isimli işyerinin 1999 yılında kapandığı, kapandığı tarihe kadar da taraflarına herhangi bir kimlik bildirimi yapılmadığı, ... isimli şahsın herhingi bir çalışma kaydına rastlanmadığnın belirtildiği görülmüştür.
Somut olayda; Mahkeme gerekçesinde de belirtildiği şekilde, davalıya ait işyerinin ... Restoran isimli gazino niteliğinde yer olduğu, davacının davalının kardeşi ... ile 08.07.1995 tarihinde gerçekleştirdikleri evliliklerinden ortak ilk çocukları ...'ın 31.07.2000 tarihinde dünyaya geldiği, doğum yerinin Hüyük/Konya olduğu, bu tarih itibariyle tespiti talep edilen süre bakımından kesintinin gerçekleştiği ve dava tarihi olan 14/09/2015 tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin mevcut olduğu, Türk örf-adet yapısı, davacının eşinin "babam ölünce annem bizde kaldı" ve diğer tanık beyanlarının 2003 yılı sonrasına ilişkin olduğu hususu birlikte değerlendirildiğinde; davacının kayınpederi, ... 08.11.2003 tarihinde vefat ettikten sonra Edirne'ye taşındığı kanaatine varılmış ve tanıkların beyanları da nazara alınarak hükümde belirtilen tarihlerde davalı yanında fiilen çalışmış olduğu anlaşılmış olup, çalışmasının ise devamlı olduğu kanaati hasıl olmakla sigortalı gözüken dönemleri dışlanarak açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği belirtilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine " karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 17.03.2022 gün, 2021/9528 E., 2022/3853 K. kararında; "... Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, Mahkemece, yapılan araştırma ve dinlenen tanık beyanlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmakla; Mahkemece resen araştırma ilkesi doğrultusunda, dava konusu dönem yönünden, işyerinin büyüklüğü, kapsamı, kaç kişinin çalışabileceği araştırılmalı, davacının yaptığı işlerin niteliği, süresi, çalışmanın kısmi olup olmadığı belirlenmeli, komşu işyeri tanıkları yeniden araştırılarak, tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı, tanıklık ve işverenlik sıfatları da celbedilecek kayıtlarla belirlenmeli; çalışmanın kısmi süreli çalışma olduğunun anlaşılması halinde; gerektiğinde uzman bilirkişi görüşü de alınmak suretiyle, hükme konu dönem içinde bir günde kaç saat çalışmış olabileceği, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli ve yedibuçuk saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususu saptanarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Somut olayda; davalıya ait işyerinin ... restoran isimli gazino niteliğinde yer olduğu, davacının davalı işyerinden 10.12.2007 – 31.12.2007, 05.04.2010 – 30.09.2010 tarihleri arasında sigortalı bildirimlerinin bulunduğu, davacının ihtilaflı dönemde davalının işyeri dışında başka bir işyerinde çalışmasının görülmediği, bozma ilamı sonrasında komşu işyeri tanığının tespit edilemediği, davacının davalının kardeşi olan ... ile 08.07.1995 tarihinde gerçekleştirdikleri evliliklerinden ortak ilk çocukları ...'ın 31.07.2000 tarihinde dünyaya geldiği, doğum yerinin Hüyük/Konya olduğu, bu tarih itibariyle tespiti talep edilen süre bakımından kesintinin gerçekleştiği ve dava tarihi olan 14.09.2015 tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin mevcut olduğu, Türk örf-adet yapısı, davacının eşinin "babam ölünce annem bizde kaldı" ve diğer tanık beyanlarının 2003 yılı sonrasına ilişkin olduğu hususu birlikte değerlendirildiğinde, davacının, kayınpederi... 08.11.2003 tarihinde vefat ettikten sonra Edirne'ye taşındığı, öncesinde Edirne ilinde yaşamadığı ve davalı işyerinde çalışmadığı kanaatine varılmış ve bordro tanığı ..., komşu işyeri tanıkları ve taraf tanıklarının beyanları da nazara alınarak 2004 yılının başından itibaren davalı işyerinde çalışmaya başladığı, işyerinde temizlik yapma ve yemek pişirme gibi işleri yaptığı, çalışmasının devamlı olduğu kanaatine varılmış, davacının davalı işyerinde sigortalı gözüken dönemleri dışlanmak suretiyle hükümde belirtilen tarihlerde davalı yanında fiilen çalıştığı sonucuna varıldığı" gerekçesiyle;
"Davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile
1-Davacının davalı işyerinde;
- 01/01/2004 – 30/06/2004 tarihleri arasında günlüğü 14,10 TL'den 180 gün,
- 01/07/2004 – 31/12/2004 tarihleri arasında günlüğü 14,81 TL'den 180 gün,
- 01/01/2005 – 31/12/2005 tarihleri arasında günlüğü 16,29 TL'den 360 gün,
- 01/01/2006 – 31/12/2006 tarihleri arasında günlüğü 17,70 TL'den 360 gün,
- 01/01/2007 – 30/06/2007 tarihleri arasında günlüğü 18,75 TL'den 180 gün,
- 01/07/2007 – 31/12/2007 tarihleri arasında günlüğü 19,50 TL'den 158 gün,
- 01/01/2008 – 30/06/2008 tarihleri arasında günlüğü 20,29 TL'den 180 gün,
- 01/07/2008 – 31/12/2008 tarihleri arasında günlüğü 21,29 TL'den 180 gün,
- 01/01/2009 – 30/06/2009 tarihleri arasında günlüğü 22,20 TL'den 180 gün,
- 01/07/2009 – 31/12/2009 tarihleri arasında günlüğü 23,10 TL'den 180 gün,
- 01/01/2010 – 30/06/2010 tarihleri arasında günlüğü 24,30 TL'den 95 gün süre ile sigortalı olarak çalıştığının tespitine,
2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla davanın kabulü ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla davanın reddini ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla davanın reddini ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
2. 1) Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
2) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
3) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
1.Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozma ilamına uyulmuş ise de bozma sonrasında toplanan delillerin hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, Mahkemece işyeri kapasitesi ile ilgili olarak yapılan araştırmadan sonuç alınamamış, birbiri ile çelişen tanık beyanlarıyla sonuca gidilmiştir. İtibar edilen tanık beyanlarının değerlendirilmesi için somut olaylara da değinilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda öncelikle davacıdan davasını somutlaştırması istenilmeli, evleriyle bitişik olan ve vergi kaydında da gazino/taverna olarak kayıtlı bulunan işyerinin fiilen ne olarak çalıştırıldığı sorulmalı, davacının mutfakta bulaşık işleri ile etli ekmek yapımı işinde çalıştığı belirtilmesi karşısında bu işyerinde etli ekmek ustasının kim olduğu, diğer yemekleri kimin yaptığı belirlenmeli, bunların dışında servisi kimlerin yaptığı, işyerinde çalışan garsonlar sorulup tespit edilerek belirtilen isimlerin tanık olarak beyanları alınmalı, ayrıca yapılan davalı işyerinden yapılan dava dışı kişilerin sigorta bildirimlerinin bir kısmının 16.11.2009 tarih ve 2009/140 sayılı müfettiş raporuna istinaden iptal edilmesi karşısında bu işleri (iptal edilen sigortalıların yaptığı işleri) kimin/kimlerin yaptığı hususu davalı ve tanıklardan ayrıca sorulmalı, işyerinin içkili lokanta olması nedeniyle zabıta tarafından denetlenmesi gerektiğinden bu denetim raporu istenilmeli, ayrıca sağlık açısından burada çalışanların portör muayene kayıtlarının tutulması da gerektiğinden söz konusu kayıtlar Sağlık Müdürlüğü'nden istenilmeli, Belediye'den işyerinin ruhsat ve denetim raporları ile ilgili Vergi Dairesi'nden vergi yoklama fişleri varsa celbedilmeli, davacının 2003 öncesinde Konya'da olduğu kabul edildiğinden ve söz konusu dönem Mernis kayıtlarının tutulmaya başlandığı tarihten öncesine ait olduğundan bu husus Muhtarlık kayıtları ile tespit edilerek kayıtlarda Konya'da olup olmadığı hususu denetlenmeli, davacının 2000 ve 2008 yıllarında doğum yaptığı anlaşılmakla hastaneden doğum kayıtları celbedilmeli ve davacının çalışmaları tereddütsüz şekilde ortaya konularak sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,
14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!