10. Hukuk Dairesi 2024/6224 E. , 2024/7220 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2470 E., 2024/838 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/296 E., 2022/389 K.
Taraflar arasındaki asıl Kurum işleminin iptali ile birleşen itirazın iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın reddine, ,birleşen davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davacı-davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı-davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının ... ...'a ait 4 4120 01 01 1138380 006 23 56 işyeri sicil numuralı Yayla Mahallesi ... 30793 Ada 4 Parsel Keçiören/Ankara adresinde bulunan inşaatında ve diğer inşaatında yaşlılık aylığına hak kazandığı 10.08.2009 tarihine kadar çalıştığını, davalı Kurum tarafından bu tarihten tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını; Kurum tarafından Keçiören Sosyal Güvenlik Merkezine 25.04.2018 tarihli yazısı eki 28.01.2014 tarih HOB 2014-25 sayılı Denetmen Raporunda 113838006 sicil numaralı ... ... unvanlı işyerinde 02.03.2009 ile 31.12.2009 tarihleri arasında yapılan sigortalı bildirimlerin iptal edilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının 02.03.2009-10.08.2009 tarihleri arasındaki toplam 159 günlük hizmetinin iptal edildiğini ve yaşlılık aylıklarının bağlandığı tarihten itibaren kesilerek ödenen yaşlılık aylıklarının borç çıkarıldığını, davacının hizmetlerinin fiili çalışmaya dayandığını, davalı Kurum tarafından iş yerinin kapatılmasından yaklaşık 5 yıl geçtikten sonra düzenlenen denetim raporu ile davacının hizmetlerinin iptal edilmesi işleminin yasaya aykırı olduğunu beyan ederek davacının 02.03.2009-10.08.2009 tarihleri arası 159 gün hizmet bildiriminin toplam gün sayısından düşülmesi ile 2105125608 tahsis numarası ile almakta olduğu aylığının iptal edilmesine ilişkin kararın iptali ile davacının yaşlılık aylığının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı Kurum vekili; Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2019/8238 sayılı dosyası ile davalı hakkında yersiz ödenen aylıkların iadesinin talep edildiğini, takibin itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 den az olmamak şartı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu işlemin Kurum denetim elemanı raporuna dayandığını beyan ederek yetki, derdestlik, husumet, hak düşürücü süre gibi ilk itirazları ile zamanaşımı defi yapılmış sayılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; davacı tanığı ...'ın, işveren ... ...'ın babası olması ve elde edilecek sonuçtan menfaatinin olması ayrıca bu tanığın da aynı işyerinden bildirilen hizmetlerinin iptal edilmesi nedeniyle tanıklığına itibar edilmediği, beyanı alınan kamu tanığı ...'ın davacıyı tanımadığına ilişkin beyanı, dinlenen kamu tanığı ..., kamu tanığı ... ve kamu tanığı ...'nun ne davacıyı ne de dava dışı ... ...'ı tanımadıklarına ilişkin beyanları, davacı tanığı ...'in dava dışı ... ... unvanlı iş yerinden bildirilen hizmetlerinin iptal edildiği, davacının hizmetlerinin iptal edildiği dönemde dava dışı ... ... unvanlı iş yerinde fiili olarak çalıştığının ispatlanamadığı, tanık ...'in ise ne komşu iş yeri tanığı ne de bordro tanığı olduğu bu nedenlerle bu tanık beyanları da hükme esas alınmamış ve davacının ... ... unvanlı iş yerinden bildirilen hizmetlerinin ve yaşlılık aylığının iptal edilmesine dair Kurum işleminin ve Kurumca birleşen dosya davalısına ödenen yersiz aylıkların tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin yerinde olduğu, boçlunun itirazında haksız olduğu, davacının icra inkar tazminatı talebinin ise takibe konu alacağın likit olmaması ve yargılamayı gerektirmediği gerekçeleriyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, davalının Ankara 19. İcra Dairesinin 2019/8238 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı-birleşen davanın davalısı ... vekili istinaf başvurusunda; davada uyuşmazlığın inşaatın 02.03.2009 sonrasında da devam edip etmediğine ilişkin olduğunu, dinlenilen tanıkların inşaatın 02.03.2009 sonrasında da devam ettiğini (çevre düzenleme, sığınak vs..) beyan ettiklerini, Kurum tespitinin aksinin ispat edilmesi nedeniyle asıl davanın kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ile tüm dosya kapsamından ve dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamına göre, davacıya 29.05.2019 onay tarihli karar ile SSK ve Bağ-Kur hizmetleri birleştirilerek 5035 gün üzerinden 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-a bendine göre yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra, 28.01.2014 tarihli denetmen raporu ile davacının hizmetlerinin bildirildiği dava dışı ... ...'a ait 1138230 sicil numaralı inşaatın 02.03.2009 tarihinde bitirilmesi nedeniyle bu tarihten sonraki bildirimlerin iptali gerektiği yönünde görüş bildirilmesi üzerine, davacının 02.03.2009 ile 10.08.2009 tarihleri arasındaki bildirimlerinin iptal edildiği, hizmet iptali sonrası son 1260 günlük hizmetin 506 sayılı Kanun kapsamında olmadığının belirlenmesi üzerine yaşlılık aylıkları da iptal edilerek, 22.10.2009 ile 22.06.2018 tarihleri arasında yersiz ödenen 104.626,75 TL'nin yasal faiziyle tahsili istemiyle icra takibi yapıldığı, belirlenen kamu tanıklarının davacıyı tanımadıklarını beyan etmeleri karşısında, davacının çalışmalarının fiili olduğunun ve Kurum denetmen raporunun aksinin ispat edilemediği anlaşılmakla kurulan hükme ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanun'a aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen davanın davalısı ... vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı-birleşen davanın davalısı ... vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada, davacının 02.03.2009 ile 10.08.2009 tarihleri arasında bildirilen sigortalılık sürelerini ve yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti, birleşen davada ise yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir.İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
3.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
3.Değerlendirme
1.İnceleme konusu eldeki davada, davacı, dava dışı ... ... unvanlı işyerinden 02.03.2009 - 31.12.2009 tarihleri arasında Kuruma bildirilen hizmetlerinin fiili olmadığı gerekçesiyle iptali üzerine yaşlılık aylığının kesildiğini ve tarafına borç tahakkuk ettirildiğini, oysa ki iptal edilen dönemde anılan işyerinde bilfiil çalıştığını belirterek, hakkında tesis edilen işlemin iptali ile iptal edilen çalışma sürelerinin geçerliliğinin tespitine ve Kuruma borçlu olmadığına karar verilmesini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, müfettiş raporunun aksi kanıtlanamadığından Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın redine karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
2.Somut olayda, Mahkemece davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı Kurumdan; puantaj kayıtları ve ücret tediye bordrolarının asılları işverenden ve dava konusu dönem içerisinde davacı çalışmalarını Kuruma bildiren işverenden getirtilmeli, davalı Kurumca sigortalılığı iptal edilmeyen ve geçerli, fiili çalışmasının olduğu kabul edilen kimselerin varlığı araştırılarak, bu kişilerin beyanlarına başvurulmalı, ilgili Belediyeden inşaata ilişkin ruhsatlar ve birleşen icra takip dosyası ilgili İcra Müdürlüğünden getirtilerek böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!