WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6214 E.  ,  2024/6763 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/776 E., 2024/181 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/76 E., 2022/452 K.

Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının15.07.1982-31.12.1984 tarihlerinde davalı işveren yanında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 15.07.1982 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

22.05.2018 tarihli celsede davalı işveren hakkındaki davasını atiye terk ederek talebinin başlangıç tespiti olduğunu ve 1 gün çalıştığının tespitini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için işe giriş bildirgesinin verilmesi yeterli olmayıp, 506 sayılı Kanun'un 2 ve 6 ncı maddelerinde belirlendiği üzere çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, dava dışı işveren yanında 15.07.1982 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, 5 yıllık hak düşümü süresi geçtikten sonra açılmış olduğundan davanın hak düşümü nedeniyle reddi gerektiğini, fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 15.07.1982 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.

Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanunun belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.

3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, Recep Güllü Mühendislik-Türk Demir Silahtar-İstanbul ünvanlı işverenin 353916 sicil no.lu işyerinden davacı adına 15.07.1982 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, 15.07.1982-05.08.1983 tarihleri arasında kanun kapsamında olan işyerinin gelen tescil bilgilerinde mahiyet kısmı boş bırakıldığı için mahiyetinin bilinmediği ancak davacının sıva ustası olarak çalıştığını beyan ettiği, ancak hangi iş yerinde çalıştığı hususunda bir açıklama yapmadığı, yapılan komşu işyeri araştırması sonucu herhangi bir komşu iş yeri ve çalışanının tespit edilemediği, dinlenen tanıklardan ... işyerinden hiç bordro verilmediği, davacının sigorta sicil no. sunun işe giriş bildirgesinin verildiği yıla ait olduğu, dinlenen tanıklardan ... (dava konusu tarihte sigortalılığı yok) işveren...'nün yanında 2-3 ay çalıştığını, işverenin Silahtarda demir döküm fabrikasının boru işlerini aldığını, davacının da çalıştığını ve kendisinin işe girmesine vesile olduğunu, davacının kardeşi ... (işyerinden 01.07.1982 tarihli işe giriş bildirgesi var ancak hiç sigortalılığı yok) işyerinde sekreter olduğunu 190 yılında işe başladığını ve 4 yıl çalıştığını, 3 ay kadar sigortasının yatırıldığını, davacı abisinin de 1982 de 3 ay çalıştığını, ... (1981-30.09.1998 arası bakkal faaliyetinden dolayı vergi mükellefiyeti var, adres bildirilmemiş) kendisinin nalbur dükkanı olduğunu, işverenin inşaat işi ile uğraştığı ve malzeme almaya davacı ile geldiğini, davalıyla 2-3 sene çalıştığını beyan ettiği yine davacı tanığı ...'ı davacının Kulelide...'nün yanında havalandırma işinde çalıştığını kendisinin işverenin farklı olduğunu beyan ettiği, öte yandan davacı tanığı ...'nin davacıyla birlikte Üsküdar'da tadilat işinde çalıştıklarını beyan ettiği, davacı tanığı...'ın ise davacıyla birlikte davalının inşaatında sıva işi yaptıklarını beyan ettiği, buna göre dinlenen tanıkların bir kısmının hizmet döküm cetvelleri ile iş yerinden verilmiş işe giriş bildirgelerinin olup olmadığı araştırılmadan, davacı ile birbirinden farklı işlerde birlikte çalıştıkları yönünde çelişkili tanık beyanları arasında çelişki giderilmeden davacının çalıştığı işin ne olduğu hangi adreste çalıştığı, ne iş yaptığı, kimlerle çalıştığı hususunda da beyanı alınmadan anılan tanık beyanlarına ve dosyadaki diğer delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

3.Tüm bu açıklamalara göre mahkemece öncelikle HMK'nın 31 inci maddesi gereği davacının beyanı alınmak suretiyle işverenin hangi işinde çalıştığı, hangi adresli işi olduğu,kimlerle çalıştığı, işyerinde ne iş yaptığı, ustabaşı vs. kimler olduğu hususunda ayrıntılı beyanı alınmalı, böylelikle bozma öncesi dinlenen tanıkların beyanları hizmet döküm cetvelleri, varsa iş yerinden işe giriş bildirgeleri de istenerek davacının beyanına göre beyanları değerlendirilmeli, davacının birlikte çalıştığını beyan edeceği kişiler de sigortalılık kayıtları getirtilerek dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.

4. Kabule göre de, dava ile sigorta başlangıcının tespiti talebinde bulunulmuş olmasına karşın davacının (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespitinin yanı sıra sigorta başlangıcına da hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz bulunmuştur.

5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.